<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865</id><updated>2012-02-16T19:53:54.956+02:00</updated><category term='medya'/><category term='Ekrem Dumanlı'/><category term='hıncal uluç'/><category term='Teknoloji'/><category term='Twitter'/><category term='İsmail Küçükkaya'/><category term='Genetik Gıda'/><category term='Ahmet Hakan'/><category term='Fehmi Koru'/><category term='Serdar Turgut'/><category term='komplo teorisi'/><category term='Ertuğrul Özkök'/><category term='İnternet'/><category term='Siyaset'/><category term='Türk medyası'/><category term='haşmet babaoğlu'/><category term='MIT'/><category term='Cep Telefonu'/><category term='Ahmet Altan'/><category term='mehmet barlas'/><category term='Fatih Altaylı. Selahattin Duman'/><category term='Nostalji'/><category term='Sosyal Medya'/><category term='GDO'/><category term='Çevrecilik'/><category term='Hibrid'/><category term='Oktya Ekşi'/><category term='Bulut Bilgisayar'/><category term='hurriyet.com.tr'/><category term='Toyota Prius'/><category term='Yaşam'/><category term='İstanbul'/><category term='dinleme'/><category term='Wired'/><category term='Aydogan Ozcan'/><category term='Engin Ardıç'/><category term='Küresel Isınma'/><category term='oray eğin'/><category term='Telekulak'/><title type='text'>NeOneVar</title><subtitle type='html'>Yurtsan Atakan'ın Hürriyet ve Akşam gazeteleriyle Gusto dergisi başta olmak üzere çeşitli mecralarda yayınlanan yazılarından seçmeler.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>45</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-3158389940930924567</id><published>2009-12-30T22:50:00.002+02:00</published><updated>2009-12-30T22:55:00.561+02:00</updated><title type='text'>Elle yemek yemek</title><content type='html'>29 Aralık 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Ahusenturk&lt;/span&gt; Yeşim Salkım Kanaltürk'te Laf Aramızda programında "Ellerinizle yemek yiyin. Bu bizim dinimizde vardır" dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yurtsan&lt;/span&gt; Yeşim Salkım, Arap kültürüyle müslümanlığı karıştırmış. Bıldırcın veya suşi sofrası hariç, Allah aynı masaya düşürmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yesimsalkim&lt;/span&gt; Zaten benimde seninle yemek yemeye hiç niyetim yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Allah eliyle yiyenle aynı masaya düşürmesin demiştim ki Yeşim Salkım'dan cevap geldi: "Seninle yemeğe niyetim yok". Allah'ın sevdiği kuluymuşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Jean_montmartre&lt;/span&gt; Elle yemek yiyenleri görünce nedense aklıma şu gelir: http://j.mp/8vzRDB (Tayyip Erdoğan'ı eliyle tavuk yerken gösteren bir fotoğraf)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;atilganbayar&lt;/span&gt; Sorun şu ki sosyal piramiti tırmanmak isteyenlerin abartılı 'görgü' merakı, tavuk kanadını da çatal bıçakla yiyenler yetiştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Tavuğun kanadı dahil hiçbir yeri elle yenilmez. Tavuğun elle yenilebileceği iddiası, çatal bıçak kullanma becerisini geliştirmeye çalışmayanların uydurduğu bir küçük burjuva masalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatal, bıçakla yemek yemek abartılı bir görgü merakı değil sofra adabının en temel kuralı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyde, varoşta, AVM'de elle de yenilebilir ama medeni bir sofrada tavuk kanadını elle yemek görgüsüzlük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;atilganbayar&lt;/span&gt; Dünyada tavuğun çatal bıçakla yenmesini görgüsüzlük kabul eden yüzlerce kültür var. Hepimiz Fransız olmak zorunda değiliz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Kültür çoktur, medeniyet tek. Her kültürün aynı zamanda bir medeniyet olduğu, alt kültürler için uydurulmuş bir masaldır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kültürün bir medeniyet olduğu ninnisi, pardon kışkırtmasının yeni nesil babası da Huntington'dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;atilganbayar&lt;/span&gt; Tek medeniyet tezi faşizmdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Tam tersine faşizmin bile bir kültür, dolayısıyla medeniyet olabileceğini savunan düşünce faşizm. Her kültür medeni değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hakları, demokrasi, hukuk gibi İnsanoğlu'nun medeniyete olan yolculuğunda kazanılan temel değerlerle çelişen, hatta bu değerlere tehdit oluşturan ilkel kültürleri eleştirmeye faşizm denemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofra adabının da dahil olduğu görgü kuralları, medeniyet yolculuğunda kazandığımız temel değerlerden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;FriendFeed ve Facebook'tan katkılar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Onur Almışlar&lt;/span&gt; Herşey için mi "elle yenebilir" demek istemiş? O zaman olmaz ama yerine göre elle yenebilir. Örnek; McDonald's. Patatesler ve hamburger.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Şeref Özkan&lt;/span&gt; Pizza, pide, lahmacun, dürüm, bayoz, yengen ve sandviç, burger, pirzola, tavuk budu, dondurma (özellikle bu duruma uyan magnum var), kek, kurabiye vs. vs.... Konya mutfağında kaşıkla yenenler hariç herşey elle yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 153, 153);"&gt;Yurtsan&lt;/span&gt; Bazı yorumlardan görebildiğim kadarıyla ufak bir kavram kargaşası olmuş. Elle yemekten kasıt sofrada elle yemek, fastfood restoranında değil. Fastfood ayrı bir yemek yeme biçimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada fastfood için verilen örneklerde de düşülen bir hata var. Örneğin dondurma sofra dışında da elle yenmez, sapından ya da külahından tecihen peçete ile tutularak yenilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamburger ve pizza da varoş AVM'sinde yenildiği durumlar dahil peçete ile tutularak yenilir, yağlı yağlı tutulup el kota silinerek değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Azim Turan&lt;/span&gt; Etiyopya restoranında elle yemek mecburidir. NY ve Şikago'nun rağbet gören mutfaklarındandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yurtsan&lt;/span&gt; Sevgili Azim, ona bakarsan yer sofrasında da yemek yenir, gazete kağıdı üzerinde de, dumanaltı restoranlarda da, hatta yeni moda çıplak kadının vücudu üzerinde de. Ama sofra adabında ne bunların yeri var, ne de birkaç istisna hariç elle yemenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duruma, ortama ve zamana göre farklı davranılabilir ama önemli olan genel adab ve bu adab aklın gösterdiği yolda oluşuyor. Medeniyet de bu zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;neonevar.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-3158389940930924567?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/3158389940930924567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/elle-yemek-yemek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3158389940930924567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3158389940930924567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/elle-yemek-yemek.html' title='Elle yemek yemek'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-3568979889926663049</id><published>2009-12-27T10:47:00.004+02:00</published><updated>2009-12-28T10:35:12.086+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Sobalı kış günleri</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;    &lt;w:usefelayout/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face  {font-family:"Cambria Math";  panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;  mso-font-charset:1;  mso-generic-font-family:roman;  mso-font-format:other;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face  {font-family:Calibri;  panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:swiss;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;} @font-face  {font-family:"Courier New TUR";  panose-1:2 7 3 9 2 2 5 2 4 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:modern;  mso-font-pitch:fixed;  mso-font-signature:-536859905 -1073711037 9 0 511 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal  {mso-style-unhide:no;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  margin-top:0cm;  margin-right:0cm;  margin-bottom:10.0pt;  margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault  {mso-style-type:export-only;  mso-default-props:yes;  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault  {mso-style-type:export-only;  margin-bottom:10.0pt;  line-height:115%;} @page Section1  {size:612.0pt 792.0pt;  margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;  mso-header-margin:35.4pt;  mso-footer-margin:35.4pt;  mso-paper-source:0;} div.Section1  {page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;27 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(51, 51, 255);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;ahmethc (Ahmet Hakan Coşkun)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt; "Hani" diye bir şarkısı var mıydı Neco'nun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;orayegin&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Hani bir klasikti. Başka bir şarkısını da bilmiyoruz zaten...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; "Ne Bu Halimiz Böyle" isminden hatırlamazsınız belki ama şöyle desem: "Gide gele ine çıka / koş koş sağa sola / gide gele ine çıka dön dön dur"...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;"Git gel hiç durmadan / yok ki vakit dinlenmeye / Gel git hiç durmadan / Ne bu halimiz böyle" diye devam ederdi Neco'nun unutulmaz şarkısı, Çiğdem Talu'nun sözleriyle .&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ahmethc&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Neco'nun bu şarkısını hatırladım. Cumartesi sabahı, siyah beyaz TV, sobada ekmek kızarıyor... Fakirdik biz... Ağlamak istiyorum..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Bizde de ekmek sobada kızarırdı. Çay suyu sobada kaynar, kestane sobada pişer, mandalina kabukları sobada tütsü yapardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;orayegin&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;  &lt;/span&gt;@&lt;a href="http://twitter.com/ahmethc"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;ahmethc&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; @&lt;a href="http://twitter.com/yurtsan"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Size empati yapamıyorum, ben filtre kahve kokusuyla büyüdüm...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Kuşak farkından olmalı. Kavrulmuş nohuttan Türk kahvesinin karaborsadan bulunduğu çocukluğumuzda filtre kahveyi kim bulmuş? Sobalı günlerin de kendine has keyifleri vardı ama: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kızgın sobanın üzerine atılan suyun öfkeli bir patlamayla anında buhar olup damla damla dans edişini seyretmek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Soba borularının üzerine takılan kanatlanan çamaşır askısı telleri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Annemin sabahın köründe kalkıp odunları, kömürleri sobaya atıp tutuşturarak biz kalkmadan evi ısıtmaya çalışma çilesi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ozlme&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; O dedikleriniz bizde hala oluyor:)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Jean_monmartre&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Eskiler "masinga soba"da pişen yemeklerin tadını bir daha alamadık derler. Hele o kuzu butları neydi öyle derdi dedem..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Soba kapağını kaldırarak yapılan terbiyeli kuzu şişin damağımda hala kalan tadı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Boş ilaç tüplerine rendelediğim mumları içine boya katıp sobada eriterek yaptığım mumlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sevgili rahmetli babamın omzunu soba karşısındaki kapıya dayayıp, arkasını sobaya dönerek ayakta uyuklaması.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal; color: rgb(51, 51, 255);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;orayegin&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Yurtsan, ağlamak istiyorum! Ömer Seyfettin okuduğumdan beri bu kadar duygulanmamıştım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Sobanın altındaki mermerin her kış artan çatlaklarına bakıp, bir şeylere benzetmek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ağzına geçirilen balona yapıştırılan kalemli süt şişesini soba arkasına koyarak barometre deneyi yapmak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Soba üstünde unutulup taşan sütün karamel kokusunu koklamak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sobanın arkasındaki duvara asılı Saatli Maarif Takvimi'nden tarihte bugünü öğrenmek, kocakarı fırtınasına kaç gün kaldığına bakmak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sobanın karşısına kurulu akşam yemeği sofrasında Yedigün gazozunun şişesinde plajda voleybol oynayan bikinili kızlara bakıp yazı hayal etmek&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yedigün yerine Ankara gazozu içilen yemeklerde kitap harfi "a"nın neden farklı olduğunu sorgulamak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;onuralmislar&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Soğuk bir yerdesiniz herhalde? Çok sıcak anılar... Biz de ısındık bu arada. O çamaşır demirlerinden birisini kafama yemiştim ben.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ozlme&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Ne çok şey kaçırıyormuşuz biz sadece ısınma amaçlı kullanarak :)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; En güzeli de ısınmak ama...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Jean_monmartre&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; En son Cinema Paradiso'yu izlediğimde böyle hüzünlenmiştim..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;denizimin&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Ben o zamanlar hiç sevmezdim. Hatta taşınınca çok sevinmiştim. Ama sayenizde özlediğimi farkettim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;elfx&lt;/span&gt; (Elif Karaman)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Anlattıklarınız yeni nesile ne çağrıştırıyor acaba? Artık o kışlar ve o fedakarlıkları yapan anneler var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal; color: rgb(51, 51, 255);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Vardır mutlaka ama bizden uzak, gözden de ıraklar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Jean_monmartre&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Ben de çocukluğumu hatırladım. okulda simit yer daha yapılalı iki saat olmamış taze Sütaş ayranı içerdik. Şimdiki gibi çeşit çeşit kurabiyeler market raflarında yoktu. Fırın önünde taze taze çıkmasını beklerken mahlep kokusunu koklamak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;baharella&lt;/span&gt; (Bahar Akıncı)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Bir kısa film hikayesi gibiydi... İyi ki yazdınız. İyi geceler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;elfxs&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Teşekkürler. Bir akşam da nostaljik giyim kuşam gecesi yapın lütfen...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; İyi fikir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;-------------------------&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;twitter.com/yurtsan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;neonevar.com&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-3568979889926663049?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/3568979889926663049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/sobal-ks-gunleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3568979889926663049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3568979889926663049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/sobal-ks-gunleri.html' title='Sobalı kış günleri'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5954585493430282066</id><published>2009-12-22T21:38:00.002+02:00</published><updated>2009-12-22T21:47:38.860+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>F klavye öldü Türkçe kurtulsun</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;    &lt;w:usefelayout/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face  {font-family:"Cambria Math";  panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;  mso-font-charset:1;  mso-generic-font-family:roman;  mso-font-format:other;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face  {font-family:Calibri;  panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:swiss;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;} @font-face  {font-family:"Courier New TUR";  panose-1:2 7 3 9 2 2 5 2 4 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:modern;  mso-font-pitch:fixed;  mso-font-signature:-536859905 -1073711037 9 0 511 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal  {mso-style-unhide:no;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  margin-top:0cm;  margin-right:0cm;  margin-bottom:10.0pt;  margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault  {mso-style-type:export-only;  mso-default-props:yes;  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault  {mso-style-type:export-only;  margin-bottom:10.0pt;  line-height:115%;} @page Section1  {size:612.0pt 792.0pt;  margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;  mso-header-margin:35.4pt;  mso-footer-margin:35.4pt;  mso-paper-source:0;} div.Section1  {page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Table Normal";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;22 Aralık 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;orayegin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;via Akşam&lt;/b&gt; Önceki gün kendisinin hâlâ daktiloda yazılarını yazdığından bahsedince, Oktay Ekşi'den bir e-mail aldım. Meğerse 1985'ten beri bilgisayarda yazıyormuş. Benim hatam, düzeltirim... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Bu arada uzun yıllar F klavye kullanmış, son bir buçuk aydır da Q'ya geçmiş. Bir aralar basında 'F klavye mi Q klavye mi' tartışmaları vardı. Yıllardır F kullanan bir duayenin Q'ya geçişi bu tartışmayı artık kesin olarak sonlandırmıştır herhalde...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; F-Q tartışmasının özü F mi kazanacak Q mu kazanacak değildi ki. Bir Türk standardı olan F klavyenin,bilgisayar sektörünün sorumsuzluğu nedeniyle nasıl bir kenara itildiği. Ve standartlara sahip çıkmama sorumsuzluğunun Türkçe alfabeyi nasıl tehdit ettiği.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;EnTaroAdun&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Aman &lt;b&gt;Hıncal Uluç &lt;/b&gt;duymasın... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;rahsangulsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Yurtsan o kadar haklısın ki! Bir F klavyeci olarak bilgisayar almaya gittiğimde uzaylı muamelesi görmekten bunaldım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Sanki standart olan Türkçe F klavye değilmiş de, uyduruk Türkçe Q klavye standartmış gibi davranıyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;rahsangulsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Bu konuda tek duzgun hizmeti &lt;b&gt;Toshiba &lt;/b&gt;veriyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Bir ara &lt;b&gt;HP&lt;/b&gt; de çok duyarlıydı bu konuda ama şimdi nasıllar bilmiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Oktay Ekşi'nin Q'ya geçmesi de bir başka bilinçsizlik ayrıca. Yakında yazılarında ı, İ, ş, ğ yerine i, I, s, g kullanmaya başlarsa şaşmamalı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Sevgili Rahşan, sen de mesajı cep telefonundan yazdığın için Türkçe harflerin aksak karşılıklarını kullanmak zorunda kalmışsın galiba.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;rahsangulsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Evet, Blackberry ne yazık ki Türkçe karakter ile yazmayı o kadar zorlaştırmış ki. Her Türkçe karakter için tuşa basarken topu çevirmek zorunda olmak kabus gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; BTİK'in göstermelik yönetmeliğinin sonucu. Sözde standart zorunluluğu getirdiler cep ithaline ama standart belirlemediler. Cep telefonlarında Türkçe karakterlerin zor kullanılır olması da standartlara uymak konusunda sektörün ve devletin F klavyedeki sorumsuzlukları tekrarlaması.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;kadirsonmez&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Bu saatten sonra geri dönülebilir mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Bu saatten sonra geri dönüş çok zor ama en azından standartlara uyumanın ciddi bir iş olduğunu göstermek açısından önemli bir örnek F-Q tartışması. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Ders alırsak belki aynı hatayı cep telefonlarında tekrarlamaz ve Türkçe alfabeyi sonsuza kadar kaybetmekten kurtuluruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yurtsan Atakan (Facebook)&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Pazar AKŞAM yazımdan: Başbakan'a uyup aşı olmamak mı, bakanına uyup olmak mı?İşte bütün mesele bu. Ben bakana güvendim. &lt;b&gt;via FriendFeed&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Imre Ciloglu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;, &lt;b&gt;Deniz Kabaagac &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Enis Akın &lt;/b&gt;bunu beğendi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Serdar Tibet&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Ben ikisine de uymadım ve olmadım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Levent Kocaturk&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Veliler güvenmedi. Yüzde 90'ı aşı yaptırmadı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Deniz Kabaagac&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Sormayın, benim oğlanın okulunda aşı olanlar yüzde 12. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Kayra Otaner&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Burda (ABD'de) kimse yaptırmıyor, en azından veliler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Okşan Müzeyyen Tiner&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; İyi de olsa kötü de, birisi ben söylemiştim diyecek. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Murat Sevgi&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Buna; hükümetin "bütün atlara oynaması" diyebilirsiniz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Aylin Poyraz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Aşılar hakkında dolaşan bunca rivayetten sonra herkesin kafası karışık ve aşı konusu aile içinde bile tartışma konusu. Kendim olmayı düşünmüyorum, ailenin benim dışındaki bireyleri olmaya kararlılar ve olacaklar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Guelin Gueldal&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Aşı kararı kişiye göre değişir ama özellikle hamile hanımların, kronik hastalıkları olanların mutlaka aşı olması gerekiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Imre Ciloglu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Aşı her zaman iyidir :)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Servet Orhan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;Seni özleyeceğiz, Yurtsan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Yurtsan Atakan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt; Teşekkürler, giden taraf olarak kalanı özleyecek olmanız ayrı bir incelik.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;-------------------------&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal;"&gt;&lt;b style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Courier New TUR&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5954585493430282066?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5954585493430282066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/f-klavye-oldu-turkce-kurtulsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5954585493430282066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5954585493430282066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/f-klavye-oldu-turkce-kurtulsun.html' title='F klavye öldü Türkçe kurtulsun'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-780104169990876604</id><published>2009-12-20T17:25:00.002+02:00</published><updated>2009-12-20T17:35:54.796+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İstanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oray eğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Aşı olmak ya da olmamak, lokantada sigara görgüsüzlüğü</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;    &lt;w:usefelayout/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face  {font-family:"Cambria Math";  panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0;  mso-font-charset:1;  mso-generic-font-family:roman;  mso-font-format:other;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face  {font-family:Calibri;  panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:swiss;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;} @font-face  {font-family:"Courier New TUR";  panose-1:2 7 3 9 2 2 5 2 4 4;  mso-font-charset:162;  mso-generic-font-family:modern;  mso-font-pitch:fixed;  mso-font-signature:-536859905 -1073711037 9 0 511 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal  {mso-style-unhide:no;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  margin-top:0cm;  margin-right:0cm;  margin-bottom:10.0pt;  margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault  {mso-style-type:export-only;  mso-default-props:yes;  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault  {mso-style-type:export-only;  margin-bottom:10.0pt;  line-height:115%;} @page Section1  {size:612.0pt 792.0pt;  margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;  mso-header-margin:35.4pt;  mso-footer-margin:35.4pt;  mso-paper-source:0;} div.Section1  {page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Table Normal";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Başbakan'a uyup aşı olmamak mı, bakanına uyup olmak mı? İşte bütün mesele bu. Ben bakana güvendim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;kadirsonmez&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Ben hâlâ kararsızım ama önümüzdeki günlerin daha soğuk olacağını ve yayılma hızının artacağını düşünürsek galiba doğru yaptınız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;DidoAy&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Bakana enjekte edilen sıvının H1N1 aşısı olduğundan emin miyiz?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;twiterkolik&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Alerjik durumun yoksa birşey olmaz en iyisini yapmışsın bence. Risk grubundasın sonuçta.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;rahsangulsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Doğru yapıp yapmadığını yarına sağ çıkarsan hep birlikte anlayacağız..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;fatoskarahasan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Yurtsan'cım. Ben geçen ay aşı oldum. Kardeşim Marmara Tıp Mikrobiyoloji Bölüm Başkanı. Onun tavsiyesiydi. Kendisi ve kızı da oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Twitter'da paylaşmıştın. Aşı olma kararı alma sürecinde , durup düşünmemi sağlayan bir mesajdı. Aşı konusunu eleştiren çok medyada ama bence aşı olanların da paylaşması lazım bunu yazılarıyla.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;fatoskarahasan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;İsviçre ve İtalya'daki hekim arkadaşlarım da aynı görüşteydi. Aşı bende ateş de yapmadı. Tarabya Sağlık Ocağı'nda yaptırdım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Ben de Akatlar Karanfilköy Sağlık Ocağı'nda yaptırdım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Melisoli&lt;/span&gt; (Gamze Reisoğlu)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Aşıyı oldun demek? Hayırlısı olsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Teşekkürler. Etraflıca araştırdım, bilimsel araştırma sonuçlarını inceledim, güvendiğim doktorlara danıştım, uzun uzun düşündüm ve oldum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=";color:blue;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=";color:blue;" &gt;yasminber (Yasemin Ber)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt; sigara için neredeyse tek başınıza verdiğiniz mücadele için hem teşekkür hem tebrik ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Restoranda barda sigara, puro yakan görgüsüzlerle nasıl başa çıkmalı? En güzeli puroyu elinden alıp içkisinin içinde söndürmek galiba. Saldırgana saldırılabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;ilkgunCam&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Puroyu içkinin içinde söndürmek dahiyane bir fikir. Gittiğim bir mekanda purolu ilk kişiye uyguluycağım :)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;baharella &lt;/span&gt;(Bahar Akıncı)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Tüm müşteriler bir olup uyardığında biraz utanıyorlar... Ben yaşadım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;cuneytozdemir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Sigara ve puro konusundaki hassasiyetine yüzde yüz katılıyorum. Az bile söylüyorsun bu bencil adamlara..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Hem bencil, hem yüzsüzler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;ismetberkan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Lokantalarda sigara içmek serbestken bile ben puro içenlerden şikayetçiydim... Bir de görgüsüzler, yemek sofradayken yakıyorlardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;Serbest bile olsa, adam eğer biraz medeni adamsa düşünüp içmemesi gerekir. Görgüsüzlük yasaktan sonra çıkmadı dediğin gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;mervethemermaid&lt;/span&gt; (Merve Gürcan)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Hıncal Uluç'un trafik canavarlarının plakasını yayınlaması gibi köşenizde deşifre etseniz? :)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;timblnt&lt;/span&gt; (Bülent Timurlenk)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; İçeni eleştirdiğin kadar bence dükkan sahibini de eleştirmelisin. Puruyo sen değil o söndürsün.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;OzUfo&lt;/span&gt; (Ufuk Özen)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Şikayet hattını arayıp şikayet edin. Hem içen hem de içtirene ceza. 3 kere ceza ile mekan kapanır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;Sigara içilen her mekanı şikayet ediyorum ama Sağlık Bakanlığı'nın bu iş için kurduğu 184 şikayet hattı hiçbir işe yaramıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;orayegin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Bugün 'cafe'sinde fosur fosur sigara içilen bir oteli 153'e şikayet ettim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Hangisi, yolum düştüğünde ben de bakayım. 153'ten sonuç alabilecek misin onu da merak ediyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;span style=""&gt;orayegin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt; Taksim Elite Otel.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(153, 0, 0); font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;-------------------------&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; color: rgb(153, 0, 0); font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm -1.1pt 0.0001pt 0cm; line-height: normal; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-780104169990876604?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/780104169990876604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/as-olmak-ya-da-olmamak-lokantada-sigara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/780104169990876604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/780104169990876604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/as-olmak-ya-da-olmamak-lokantada-sigara.html' title='Aşı olmak ya da olmamak, lokantada sigara görgüsüzlüğü'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7781286361083354637</id><published>2009-12-15T08:39:00.001+02:00</published><updated>2009-12-15T08:41:13.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><title type='text'>Işınlama ekibinde iki Türk var</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;13 Ekim 2006 - Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-family: courier new;"&gt;Intel teknolojisi insan vücudunu fiziksel olarak bir yerden başka yere veri olarak aktarmakta kullanılacak.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt; Intel ve Carnegie Mellon Üniversitesi’nin ortaklaşa geliştirdiği fiziksel nesne aktarımı projesinde iki de Türk bilimadamı çalışıyor. Metin Sıttı ve Burak Aksak üniversite ve Intel’den bilimadamlarının oluşturduğu 13 kişilik araştırma ekibinde çalışıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;’Claytronics’ ismi verilen projenin temeli nano boyutlardaki milyarlarca robotun birbirine yapışarak insan gibi formlar alması ve tek vücut halinde hareket etmesine dayanıyor. Milyarlarca robotçuktan oluşan insan boyutundaki robot A mekanındaki kişiyi B mekanında temsil edebilecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Tek bir parmak hareketi için bile trilyonlarca hesabın yapılmasını gerektiren projede Intel’in Tera-bilgiişlem teknolojisi kullanılacak. Tera-bilgiişlem yine Intel’in çok çekirdekli işlemci teknolojisine dayanıyor ve yüzlerce çekirdekli işlemcilerin paralel gücünü temsil ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;ŞİRKETİNİZİN İngiltere’deki ofisinde, masanızın başında oturduğunuzu düşünün. Günümüz teknolojisiyle İnternet’e bağlanıp İstanbul’daki ofisin toplantı odasına video-konferans yoluyla katılmanız mümkün. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Peki ya fazla da uzak olmayan bir gelecekte toplantıya sadece görüntü ve sesinizle değil, fiziksel varlığınızla da katılabilmenizin mümkün olacağını söylesem? İnanması zor değil mi? Ama gerçek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-family: courier new;"&gt;EL SIKIŞABİLEN HOLOGRAM&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Aralarında iki de Türk’ün bulunduğu Carnegie Mellon ve Intel bilimadamlarından oluşan bir araştırma ekibi harıl harıl bu teknoloji üzerinde çalışıyor. Proje gerçekleştiğinde, İngiltere’deki ofisinizde, masanızının başından kalkmadan İstanbul’daki iş arkadaşlarınızla aynı masada yemek bile yiyebileceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Tabii yemek yeme kısmı biraz abartı da, aynı yemek masasının başına geçip birbirinizle tokalaşabilecek, doküman değiş tokuş edebilecek, sırt sıvazlayabileceksiniz. Tüm bunlar "Claytronics" ismiyle anılan proje sayesinde gerçekleşecek. Proje nano boyutlardaki milyarlarca robotik partikülün bir araya gelerek daha büyük, hareket edebilen, gerçekçi görüntüye sahip robotlar oluşturmasına dayanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-family: courier new;"&gt;SANAL KOPYALAR ASLININ AYNISI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Intel ve Carnegie Hall Üniversitesi’nin projesinde mekandaki insanın fiziksel varlığı, tıpkı günümüz sanal gerçek teknolojilerinde görüntü ve sese yapıldığı gibi dijital veriye dönüştürülüyor ve karşı tarafa aktarılıyor. Veriler karşı tarafta tekrardan fiziksel bir varlık haline getiriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Sanal kopya, aslının tam bir kopyası oluyor, yaptığı tüm hareketleri aynı anda yapıyor. Üstelik bu bir görüntü değil, dokunulabilir bir varlık olarak çalışıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Milyarlarca robotun aynı anda birbirleriyle haberleşebilmesi, senkronize hareket etmesi ve birlikte oluşturdukları ana gövdenin arzu edildiği gibi hareket edebilmesi için muhteşem bir bilgi işlem gücüne ihtiyaç var. Bu aşamada Intel’in Tera-bilgiişlem adını verdiği konsept teknoloji devreye giriyor. Intel bilindiği gibi çift çekirdekli işlemci teknolojisini geliştirmiş ve bu sayede bilgisayar işlemcilerinin aynı anda iki görevi birden yerine getirebilmesini sağlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-family: courier new;"&gt;ANAHTAR TERA-BİLGİ İŞLEM&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Eylül ayı sonunda San Fransisko’da yapılan Intel Geliştiriciler Forumu’nda (IDF) ise dört çekirdekli işlemcilerin duyurusunu yapmıştı. Tera-bilgiişlem aynı teknolojiyi kullanarak yüzlerce çekirdekli bilgisayar işlemcileri imal etmeyi öngörüyor. Tera-bilgiişlem, bilgisayarla tek bir işi en iyi şekilde yaptırmayı değil, birden fazla işi aynı anda yaptırmayı hedefliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Tera-bilgiişlem gerçek olduğunda fiziksel ışınlama teknolojisine ek olarak etkileşimli eğitim, tıp simülasyonları ve yapay zeka uygulamalarında da sıçrama yaşanmasını sağlayacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-family: courier new;"&gt;Metin Sıttı ve Burak Aksak&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;13 kişilik "Claytronics" araştırma ekibinde yer alan Metin Sıttı ve Burak Aksak, projeye önceden geliştirdikleri ve tüm dünyada büyük yankı bulan nanoteknolojik yapıştırıcı maddesiyle katkıda bulunuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Sıttı ve Aksak bu yapışkan maddeyi "gecko" kertenkelesinin ayağındaki tüylerden esinlenerek geliştirmişler. Claytronics projesinin temeli nano boyuttaki robotçukların bir araya gelerek istenilen şekil, fonksiyon ve boyutta daha büyük robotları oluşturmaya dayandığından, robotçukların birbirine tutunabilmesi için bu türden bir birleştirici madde gerekiyor. Polimer tüyler ve karbon nanofiberlerden ibaret olan yapıştırıcı, robotçukların birbirine tutunmasını sağlayacak. Sıttı ve Aksak robotların tasarımına da katkıda bulunuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Metin Sıttı Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden lisans ve yüksek lisans almış. Tokyo Üniversitesi’nde doktora yaptıktan sonra çalışmalarını ABD’de sürdürmeye başlamış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Burak Aksak ise lisans derecesini ODTÜ Makine Mühendisliği’nde yaptıktan sonra Carnegie Mellon Üniversitesi’nden yüksek lisansını almış. Şu anda aynı üniversitede doktorasını yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Sıttı ve Aksak projenin 10-15 yıl içerisinde gerçekleşeceğini tahmin ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7781286361083354637?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7781286361083354637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/isnlama-ekibinde-iki-turk-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7781286361083354637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7781286361083354637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/isnlama-ekibinde-iki-turk-var.html' title='Işınlama ekibinde iki Türk var'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-2731783277812427649</id><published>2009-12-15T08:32:00.002+02:00</published><updated>2009-12-15T08:39:27.808+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hurriyet.com.tr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Londra'da sofra kurmak, İnternet'ten temas nakli</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;15 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; inet-tr Konferansı "İnternet Gazeteciliği Öldürüyor mu?" panelinde konuşmacıyım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;melihbayramdede&lt;/span&gt; İnternet Gazeteciliği Öldürüyor mu? Canlı izle http://www.zeitin.com/inettr&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ElifD1 (Elif Dağdeviren)&lt;/span&gt; inet-tr'de Yurtsan'ın tespiti: "İnternet gazeteciliği öldürmeyecek, İnternet gazeteciliği dönüştürecek". Doğru tespitlerin ve ilerigörülerin insanı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;HadiOzisik&lt;/span&gt; İnternet gazeteciliğini öldürmek, daha doğrusu yaşatmamak için ciddi bir çalışma var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ElifD1&lt;/span&gt; Çok doğru ve henüz bu konularda bir regülasyon oluşması da çok zor. Yasa çıksa da, daha çok İnternet'in katline yönelik olacaktır diye korkarım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;gulnur&lt;/span&gt; "Haber siteleri gerçek anlamda haber siteleri mi?" (hurriyet.com.tr gibi tıklatma cambazlığını haber vermenin önünde tutanları kastediyor). Ntvmsnbc yayın yönetmeni Ahmet Yeşiltepe'nin konuşmasını dinledim ve bence çok haklı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;mertmercan&lt;/span&gt; Çok güzel geçti. Panelde konuşulanlar harikaydı. Salonda seyirci azdı ama daha güzeli İnternet'ten izleyenler çoktu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Notredamedesion (Nazlı Ilıcak)&lt;/span&gt; Sofra restoranın sahibi Hüseyin Özer. Garsonluktan lokanta patronluğuna. Londra'da seçkin mahallerde 3 Türk restoranı var. Tam bir başarı öyküsü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Her Londra'ya gidenin Hüseyin Özer'i keşfedip bir başarı öyküsü gibi sunmasından gına geldi artık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;melisalphan&lt;/span&gt; Kesinlikle katılıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Bir de bunun Yasin'in kardeşi Doğan Özdenak'ın New York restoranı versiyonu vardı. Yaşı müsait olanlar hatırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;melisalphan Ben onu hatırlamıyorum ama bu sofra meselesinde artık kusmak üzereyim. Ve bir gazetecinin adamı yeni keşfetmesi bana şok geçirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Üstelik bir insan birkaç günlüğüne gittiği Londra'da ya da başka bir yabancı şehirde neden Türk restoranına gider ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;neslihanacu&lt;/span&gt; Evet ya, haklısın. Her giden yazıyor o lokantayı. Londra'da başka yer yok galiba.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Bellowian&lt;/span&gt; Söylediklerinize Özer'de çalışmış biri olarak katılıyorum. Üstelik bu övgüleri yağdıranların işlerin nasıl yürüdüğünden haberi yok. Cüneyt Ülsever bilir mesela Özer'in bilinmeyen yönlerini.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SelinSerter&lt;/span&gt; İngiliz mutfağı diye bir şey yok ve iş için gidilmiş bir ülkede yeni şeyler deneyip risk almamak için bazen en iyi tercih olabiliyor Türk mutfağı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; İngiliz mutfağı çok fakir haklısınız ama dünyanın en zengin ve iyi restoran endüstrisi Londra'da. Birkaç günlüğüne Londra'ya gidip, akşam Türk restoranında yemeğe çıkmak en hafif tabiriyle aşırı damak muhafazakarlığı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; Metin Açıkgöz'le İnternet üzerine konuşuyoruz.Şunu yapabiliyoruz bunu yapabiliyoruz. Soru şu; İnternet üzerinden ne yapamıyoruz? Cevap lütfen.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ortak nokta "temas". Bu İnternet herşeyi sağlayacak ama teması başaramayacak ve öyle görünüyor ki insanlığı "temas" kurtaracak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; O kadar emin olmasın kimse. İnternet temas da sağlayacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;hulyavsar (Hülya Avşar)&lt;/span&gt; Huuuu!! Uyuyor musunuz? Niye kimse yok? Birol Güven maaşallah enerjiksin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; @&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;hulyavsar&lt;/span&gt; @&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; İnternet'te temas yok. Nasıl çözeceğiz biz bu sorunu? Onu tartışıyoruz sabahtan beri. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; İnternet'le temas nakli yazısını aslında Hürriyet'te 2006'da yazmıştım ama Dubai cenneti yazıları gibi ilgi görmediğinden arada kaynamıştı her zamanki gibi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Intel teknolojisi insan vücudunu fiziksel olarak bir yerden başka yere aktarmakta kullanılacak. Bakınız: &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;http://www.neonebu.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-2731783277812427649?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/2731783277812427649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/londrada-sofra-kurmak-internetten-temas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/2731783277812427649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/2731783277812427649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/londrada-sofra-kurmak-internetten-temas.html' title='Londra&apos;da sofra kurmak, İnternet&apos;ten temas nakli'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8044492787360178157</id><published>2009-12-13T09:35:00.005+02:00</published><updated>2009-12-13T10:06:51.398+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serdar Turgut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Twitter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Gaja'da levrek, sigaraya fahri müfettiş</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;13 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;ShestheQuestion&lt;/span&gt; Twitter atışmaları gazetelerde haber oluyor. Basının haber bulma sıkıntısı bu kadar mı büyük?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Haber sıkıntısı değil. Okurun ilgisini çekecek şey nerede olursa olsun haberdir. Twitter'da olanın sokakta olandan farkı yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;ShestheQuestion&lt;/span&gt; Ancak üzerine bir yorum/ değerlendirme eklenerek veriliyorsa, farklı bir bakış açısı katıyorsa ilginç buluyorum o tip haberleri.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Örneğin sizin köşenizdeki uygulamanızı da ilginç bulmuştum. Ama altalta twitleri yazıp "işte atıştılar" diye haber yapılmasını kolaycılık olarak görüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Yazar olarak sorumluluğum aktardıklarıma subjektif yorumlarımı katmak. Haberinse tersine yorum katmaması doğal aktarılana.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Hayatımda yediğim en iyi levreği yiyorum şu anda davetli olduğum &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Swissotel Gaja&lt;/span&gt;'da. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;aslicak&lt;/span&gt; Gerçekten mi? Ben de dün Gaja'daydım, levreğe bayılmamıştım. Ama kuzu çok iyiydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; 68 derecede 32 saat pişince tabii güzel olur kuzu (gerdan). Yanındaki kızarmış sakatat ve sebze parçaları da şaşırtıcı mükemmelliyetteydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;sayimcinar&lt;/span&gt; O zaman &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Çeşme Dalyan&lt;/span&gt;'da bir kez daha denemelisin. Levreği Dalyan'da yiyeceksin ve kendine gelemeyeceksin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Dalyan'daki levrek de harikadır eminim ama Gaja'daki levrek başka ligde. Balık sadece en taze balığı tam kıvamında ızgara edilerek yapılmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Sonuç olarak Gaja'nın yeni şefi &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;James Wilkins&lt;/span&gt;'in mönüsü çok başarılıydı. Birkaç yıl kaldığı Japonya'dan iyi esinlenmelerle ustalaşmış bir şef Wilkins.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Sağlık Bakanı ve Dünya Sağlık Örgütü, &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Raddisson&lt;/span&gt;'daki yemekte sigara raporunu açıklayacak birazdan. Gözlerim &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Philip Morris&lt;/span&gt;'in her davetine koşan gazetecileri arıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;fatoskarahasan&lt;/span&gt; Aslansın Yurtsan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255); font-weight: bold;"&gt;HadiOzisik&lt;/span&gt; Yurtsan Sağlık Bakanı'na sormak lazım; yasağa tam manasıyla uyuluyor mu? Gece mekanlarında 22'den sonra yasak yok, ben gördüm.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Yasak masak yok Yurtsan, adamlar önüne fincan koyuyorlar kül tabağı niyetine.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Davet sahibi Sağlık Bakanı kendi davetinde yok. Bu çağdaş yasanın mimarı AKP milletvekili &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Prof. Cevdet Erdöl&lt;/span&gt; var, ona sorayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Sordum. Uzun uzun anlattı. Haklı olduğu noktalar var. Özet olarak denetime daha ciddi eğilecekler. Fahri sigara müfettişleri yolda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;onatsila&lt;/span&gt; Ben de mufettis olsam her kapalı mekanda içenleri görüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;via &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;@serdargut&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-AKŞAM (Gazetecilikte) karşınızda bir puştlar ordusu bulabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar hep birlikte seni yok etmek için uğraşabilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Çünkü kendilerinin kıymetsizliğini hatırlatan oyunculara hiç tahammülleri yoktur bunların. 'Poker masasında (gazetecilikte) kimse kimsenin arkadaşı olmaz' denilir ya; bu da kesinlikle doğru. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;baharella&lt;/span&gt; Çok mu acımasızca yorumlar, yoksa Serdar Turgut realizminin tavan yaptığı bir yazı mı karar veremedim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Serdar Turgut realizminin tavan yaptığı bir yazı olduğuna deneyimlerimle kefilim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;fatoskarahasan&lt;/span&gt; Gazetecilerin dayanışma içinde olması gerektiğini düşünmüyorum. Mesleğin belli etik kuralları var. Otokontrol olursa, zaten sorun yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Gazetecilerin dayanışma içinde olmaları gerekmiyor ama birbirlerinin kuyusunu kazmaya bu kadar meraklı olmaları da...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;DidoAy&lt;/span&gt; Bunlardan, egonun devreye girdiği her yerde var. İnsanoğlu böyle. En sevilen tipler; iddiasız, ortalama tiplerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan &lt;/span&gt;Dergi tasarımcığılının babalarından &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Ertan Gökemre&lt;/span&gt; ölmüş. Yeni öğrendim. Dünyaya renk katan bir kişilikti sevgili Ertan Abi. Çok yaşasın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" &gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" &gt;Yeni Sosyal Medya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" &gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" &gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8044492787360178157?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8044492787360178157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/gajada-levrek-sigaraya-fahri-mufettis.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8044492787360178157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8044492787360178157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/gajada-levrek-sigaraya-fahri-mufettis.html' title='Gaja&apos;da levrek, sigaraya fahri müfettiş'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7713607194855714225</id><published>2009-12-08T11:45:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:49:30.509+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Twitter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GDO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Sosyal medyadan GDO söyleşileri</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: courier new;"&gt;8 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; Papatyam'ı seyrediyorum. Bizim Kasap Necati dünyanın ilk filozof kasabı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Ezbere GDO karşıtı mesajları çok itici. Aşırı bir didaktiklik hakim bugünkü bölüme.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; Bırak bir tane dizi didaktik olsun şu ülkede. Zaten her gece yüzlerce entrika seyrediyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Bir dizi de didaktik olsun, peki haklısın ama işin dozajı da önemli. Didaktikliğe komplo teorileri boyutuna getirmemek lazım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;murat_aras&lt;/span&gt; (Papatyam dizisinin senaristi) GDO ile ilgili cahilce ne söyledik ben onu merak ettim. Herkes elinde bir kuruluşun raporuyla dolaşıyor. kim doğruyu biliyor ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Sorun da bu zaten, herkesin elinde bir raporla dolaşırken tek tarafın raporlarının tek gerçekmiş gibi gösterilmesi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;murat_aras&lt;/span&gt; O güvenilir kuruluşlar GDO'ya sürekli sağlıklı raporu veriyor. Tamam olabilir. Ama ya değilse. Riskli diye aşı olmuyoruz. Niye GDO yiyelim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Kuşkuculuk iyi bir şey, paranoya kötü...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Prof. Selim Çetiner &lt;/span&gt;yayına hazırladığı 101 Soruda GDO Gerçeği isimli kitabının 101 sorusunu verdi, aklıma başka soru gelip gelmediğini sordu. Aklıma gelen sorulardan biri de şu oldu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;- ABD ve AB'de bu denli karşı çıkılmazken GDO'ya, Türkler neden bu kadar çok karşı çıkıyorlar? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Gonca&lt;/span&gt; Ben Global Economic Symposium'da Dünya Tarım Örgütü'nün başkanına sordum bu soruyu. Organik için parası olanların GDO'lu yememesi doğalmış, kendi de çocuklarına sadece organik yediriyormuş ama Afrika'da kuraklık nedeniyle milyonların ölmesinin de tek çözümü GDO imiş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Deniz (bluesign) Edincik&lt;/span&gt; 1. GDO yanlış biliniyor 2. Gazeteler olayı magazine çevirdi (mısırda Akrep geni vb) 3. İnsanlar sırf hükümete muhalif olmak için eleştiriyor 4. İnsanımız batıl inançlara meyilli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Hakan Hastaoglu&lt;/span&gt; Türkler bilmediklerinin, anlamadıklarının düşmanıdır her zaman. Teknik meseleleri de anlayan, doğru düzgün anlatan kimse yok medyada. Olanın da sesi duyulmuyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;Selim Çetiner&lt;/span&gt; İşin belki de en acınası yanı, teknoloji karşıtı bu kişiler iddialarına karşı ortaya konulan bilimsel yayınları da ya görmezden geliyorlar ya da bilimsel çalışmaların içerisinden cımbızla çektikleri 1-2 noktayı ısrarla çarpıtarak, aynı söylemleri bıkmadan usanmadan sürdürmeye devam ediyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;baharella&lt;/span&gt; Biz Türkler aklımızın ermediği konulardan korkarız... Genetik, biokimya, DNA, nükleer, astronomi, Houston.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Elif Dağdeviren'in Türkmax'teki yeni programının sosyal medya-klasik medya etkileşimine çok iyi bir örnek olmasını bekliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bir sosyal medya-konvansiyonel medya etkileşimi sürprizi de benden Akşam'da. Sosyal medyadaki yeni yazı yazma biçiminin basılı medyaya yansımasını yaratma arayışı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Twitter/Friendfeed yazışmaları yazılarımın konusu artık. Ama sadece katıldığım mesajlaşmalardan oluşuyor NeoNeVar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Twitter'ı Papatyam dizisinin bir bölümüne dahil edeceğini müjdelemişti @murat_aras da.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; Yazdı Murat, bu hafta çekiyoruz haftaya yayınlanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Biçimde de bir orijinallik olacak mı? Dizide daha zor, tahmin edebiliyorum ama olmayacak iş de değil herhalde. Curb your Enthusiasm iyi bir örnekti dizide biçimsel devrime. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 102, 255);"&gt;birolguven&lt;/span&gt; Çok şey denedik biz. Türkiye'de mizahta tek formül Ertem Eğilmez. Lary David benim de idolüm ama zor bizde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7713607194855714225?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7713607194855714225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/sosyal-medyadan-gdo-soylesileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7713607194855714225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7713607194855714225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/sosyal-medyadan-gdo-soylesileri.html' title='Sosyal medyadan GDO söyleşileri'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8249705324464722989</id><published>2009-12-08T11:41:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:45:22.517+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Twitter'/><title type='text'>Twitter'dan naklen yayın</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: courier new;"&gt;6 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Önce Twitter'a yabancı olanlar için okumalarında yardımcı olacak bilgi notları... Her mesajın başında kullanılan isimler mesajı yazanın Twitter kullanıcı adı. @ işareti mesajla hitap edilen kişiyi işaret ediyor. RT ise "retweet"in kısaltması, bir başkasının mesajını beğenerek tekrar göndermek anlamına geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;hulyavsar&lt;/span&gt; Akşam 20:00'da Yetenek Sizsiniz'de buluşalım eğlenceli eleştirilerinizi bekliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; RTÜK uyuma! TV'de şiddet çocuklarda şiddete yol açıyorsa TV'de YetenekSizsiniz de çocuklarda yeteneksizliğe yol açacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Oray Eğin Nazlı Ilıcak'ı Twitter kraliçesi ilan etmiş. Hani bari tek bir pırıltılı mesajı olsaydı Ilıcak'ın.... http://ff.im/c9UHX&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Şapka... RT @Notredamedesion Her tweet o an için bir şey ifade ediyor. Ama hızla geçip sonsuzda kayboluyor. Herkes hem tanış hem yabancı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;elifD1&lt;/span&gt; (Elif Dağdeviren) @yurtsan Ama sen de RT ettin, etmedin mi? Ettin ettin! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @ElifD1 Ben RT'nin anlamının Recep Tayyip olduğunu sanıyordum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;@orayegin RT ederken dikkat edersen başına "şapka" diye özürümü de koydum. Sezar'ın hakkı Sezar'a ama ana fikrim değişmiş de değil bu konuda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;neslihanacu&lt;/span&gt; Ahmet Hakan gerçekten seviliyormuş. Twitter'da gerçek bir üzüntü havası var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; Bence yeni bir takma isimle takip ediyordur burayı yine Ahmet Hakan. Öyle kolay kolay kopabileceğini sanmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;neslihanacu&lt;/span&gt; @yurtsan Yoo. İnsan bazen alıp başını gitmek isteyebilir. Gayet normal. Ama geri döner bence.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @ahmethc has been restored... Tekrar hoşgeldin Ahmet Hakan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;@neslihanacu Bence dayanamayıp yazacak da...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Notredamedesion&lt;/span&gt; (Nazlı Ilıcak) Ahmet Hakan Twitter'a dönuyor. Bana yazıp aracı olmamı söyleyenlere GÖREVİN BAŞARI İLE İFA EDİLDİĞİ DUYURULUR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;alialkan&lt;/span&gt; @elifd1 En iyi yorumu siz yaparsınız diye tahmin ediyorum. İstanbul'un en iyi lokantası? Changa kategori dışı :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;elifd1&lt;/span&gt; @alialkan Mutfak tercihi? Etse Günaydın Kasap Etiler. İtalyan Paper Moon, Pastarito. Suşi Itsme. Texmex Chilly's. Bistro Mangerie Bebek ama en iyi @yurtsan bilir aslında...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @alialkan 1.Mikla 2.Gaja 3.Topaz 4.Beyti 5.Borsa 6.Lacivert 7.Feriye 8.Sunset 9.Meditrina 10. Papermoon 11.Ulus29 12.ParkŞamdan 13.Fratelli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;wiseoldturk&lt;/span&gt; (Haluk Şahin) Twitter hikayem bugün Radikal'de. Sonundaki 'istila' 'iptila' olacak tabii. http://tinyurl.com/yzjb5eu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @wiseoldturk Radikaldeki yazı güzel ama Twitter'ın girişinde bir süredir "ne yapıyorsun?" değil "neler oluyor?" yazıyor. Yazı son anda çökmüş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;ismetberkan&lt;/span&gt; Guardian'ın yaptığı çok acayip bir iş... 'Muhbir' vatandaşa 'muhabirlik' çağrısı http://tinyurl.com/yzrzoem&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @ismetberkan Nesi acayip? Muhbirlik en medeni sosyal eylemlerden. Bizim gibi şark kurnazlığının prim yaptığı ülkelerde kasten aşağılanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;neslihanacu&lt;/span&gt; Değil bilgisayar tek bir kablo parçası bile göremeyeceğim ıssız bir adaya gitmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;yurtsan&lt;/span&gt; @neslihanacu Cepten 3G Wireless'a geçiş demek...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;neslihanacu&lt;/span&gt; @yurtsan Hayallerime bile muhalifsin Yurtsan:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Yeni Sosyal Medya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;twitter.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8249705324464722989?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8249705324464722989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/twitterdan-naklen-yayn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8249705324464722989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8249705324464722989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/twitterdan-naklen-yayn.html' title='Twitter&apos;dan naklen yayın'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-1351396441563234042</id><published>2009-12-08T11:38:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:41:14.689+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Evrensel İnternet'e yerel güdük versiyon</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 Aralık 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Aslında bugün Küresel Isınma skandalına yol açan, bilim adamı geçinen fanatiklerle GDO karşıtı fanatikler arasındaki benzerlikleri yazacaktım. Küresel Isınma yaygarası yapan bir takım bilim adamının, dünyanın son sekiz yıldır ısınmak bir yana soğuduğu gerçeğini kamuoyundan saklamak için giriştikleri şaklabanlıklardan bahsedecektim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ancak pazar günkü gazetelerde Küresel Isınma skandalı komedisine bile taş çıkartacak kadar komik öğeler içeren öyle bir haber vardı ki, sıcağı sıcağına değinmeden edemeyeceğim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Habere göre telekomünikasyon sektörünü regüle etmesi amacıyla kurulan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTiK) üç büyük projeye girişmiş. Anaposta projesi ile her Türk vatandaşına Öztürk-e.posta adresi dağıtılacak, kurulacak yerli Öztürk-arama makinasıyla her Türk aradığında benliğini bulacak, YouTube ikna yoluyla ıslah edilerek Türkiye'nin örf ve adetlerine uygun videolar gösteren YerliTube'u yayına sokması sağlanacakmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Üç absürd projeyle ilgili aslında "Allah size akıl fikir versin" diyerek de özetlenebilecek düşüncelerimi kısaca açıp, sözü friendfeed.com/yurtsan adresindeki platformda dile getirilen fikirlere bırakmak istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;BTiK'in üç projesinin dikkatimi çeken ortak özelliği hepsinin Google'ı hedefliyor olması. Öztürk-e.posta platformu Google'ın Gmail'ini, Öztürk-Arama Makinası bizzat Google'ı, Öztürk-YerliTube ise yine Google'ın YouTube'unu hedefliyor. İnsanın aklına komplo teorileri geliyor ister istemez. Yoksa BTiK aracılığıyla, Google'a rakip bir Türk kamu şirketi yaratmak ve ihalelerle bir takım çevrelere para akıtıldıktan sonra özelleştirmek mi planlanıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Sansürlenen YouTube'e öneri götürmüşlermiş. "Türkiye'ye özgü, Türkçe bir versiyon geliştirin", demişler. YouTube'un örf ve adetlerimize uygun videolar yayınlanan yerli versiyonunu yaparlarsa sansür kalkacakmış. Yani sen kendi kendini sansürle, Türkiye'den YouTube'a erişmek isteyenlerin önüne küresel değil; yerli, kısıtlı versiyonunu göster diyorlar. Bir de üstelik bunun makul bir öneri olduğunu, YouTube'un bu makul öneriye bile inatla karşı çıkarak sansürü hakettiğini ima ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Afedersiniz ama siz İnternet'i ne sanıyorsunuz gerçekten? En önemli özelliği bilgiye evrensel erişimi kolaylaştırmak olan İnternet'in ulusal, güdük versiyonunu yaratmak peşinde misiniz? İnternet'in evrensel çapını kendi çapınıza mı sığdırmaya çalışıyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Neyse bu absürd projelerle ilgili friendfeed.com/yurtsan adresine yazacağınız diğer düşünceleri ilerki yazılara bırakıp, konuyla ilgili gelen ilk birkaç düşünceden yaptığım alıntılara geçelim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Cihan Salim: Bir e.posta ve sıradan bir arama makinasının arkasına sığınıp Türkiye'yi bir İnternet ülkesi haline getirme maliyeti ve sorumluluğundan kaçmak olarak okuduğum şark kurnazlığı. Önceki yıl yazdığım durum geçerli, OECD ülkeleri arasında en pahalı İnternet hâlâ bizde... İnternet vergisi sadece 2 Lira indi ama pırlantada KDV yok (http://tinyurl.com/ydzljf5)... Lafın kısası Türkiye'de sadece 15 milyon kişi İnternet'e ulaşabiliyor, 70 milyona e.posta imiş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Onur Almışlar: Bu girişimler yeterli değil; yerli Wordpress, yerli Tweeter, yerli Hotmail, yerli MSN hepsi kurulmalı... RTÜK de "İnternet'in kontrolünü bana verin" dediğine göre yapılmak istenen kapalı devre bir sistem sanki. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Hakkı Alkan: Böyle bir komedi olamaz. Arama makinası yapmak çok kolaydı sanki. Microsoft milyarlarca dolar yatırım yaparak, Google'ı sadece istemediği için geçemiyor ama bizim devletimiz 2-3 üniversite ile bu işi bitirecek. Madem İnternet'e önem veriyorsun, bu işi yapacağını düşünüyorsun, ne zaman bir ÖSS sonuçları açıklansa veya ne zaman bir KPSS sonuçları açıklansa sitelerin çalışmıyor. Ona neden bakmıyorsun? Çünkü hantallık var. 600 dolarlık PC'ler ihalelerde 2000 Dolar üzerinden satın alınıyor. Eğer hayırlı bir iş yapmak istiyorlarsa bunu özel sektöre bırakmalılar. Özel sektörün önünü açmalılar. Her şeyi devletten beklemeyelim, hele arama makinasını hiç beklemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-1351396441563234042?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/1351396441563234042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/evrensel-internete-yerel-guduk-versiyon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1351396441563234042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1351396441563234042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/evrensel-internete-yerel-guduk-versiyon.html' title='Evrensel İnternet&apos;e yerel güdük versiyon'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-3053296422971791589</id><published>2009-12-08T11:36:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:38:03.135+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oray eğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Twitter'/><title type='text'>İnternet sana bayramım kurban</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: courier new;"&gt;29 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Kurban Bayramı'nın ikinci gününün sabahını, peynir paketini "kolay açılır" yazılı köşesinden açmaya çalışma inadıyla açtım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Daha önceki "buradan açınız", "buradan açılır" benzeri yol gösterici etiketlerle donatılmış farklı markaları, farklı peynir ambalajlarıyla olan tatsız deneyimlerimden ders alıp, bu kadar umutlanmamalıydım gerçi. Yine de ambalajın kırmızıyla vurgulanmış köşesine iliştirilen "kolay açılır" ibaresi o kadar iddialıydı ki kan ter içinde kalıncaya kadar uğraştım ama değil paketi açmayı, köşesindeki kıvrıkla altındaki plastiğin arasını tırnak ucumla aralamayı bile başaramadım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Elime geçirdiğim ilk bıçakla peynir paketini delik deşik ederken aklım bir yandan da biraz sonra başına oturacağım yazımda olduğundan, başdöndürücü bir hızla gelişen teknolojinin peynir ambalajına sökecek bir çözümü neden hâlâ geliştirememiş olduğunu düşünüyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Peynir ambalajı, teknoloji, bıçak, kurban bayramı derken başına oturacağım yazımın konusu da birden çakıverdi beynimde. Teknoloji ve gelenek genellikle uzlaşmaz, zıt kardeşler olarak görülürler. Teknoloji ilerlemeyi, gelenek tutuculuğu temel aldığından iki kavramın sürekli çatışması doğaldır da. Öte yandan teknoloji ve gelenek bir arada yaşadıkları dünyada sürekli birbirleriyle etkileşim halinde olduklarından birbirlerini etkilemeleri de kaçınılmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Sürekli gelişen tenoloji, bir gelenek olan bayram kutlamaları ve ritüellerini de etkiliyor doğal olarak. İnternet'ten e.posta, cep telefonundan kısa mesajla bayram tebriği gönderme alışkanlığı teknoloji-gelenek etkileşmesinin sonucu örneğin... İyi bir gelişme mi, kötü mü tartışılıyor gerçi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ben duruma göre değişir diyorum. Herkese bir örnek mesajı, topluca göndermeye karşıyım. Ancak özel notlarla kişiselleştirilmiş mesajları, e.posta ve/veya kısa mesajın hızı ve pratikliğiyle göndermenin kime ne sakıncası olabilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Öte yandan günümüz koşullarında her isteyenin her istediği yerde kurban kestirmesi de anlaşılır gibi değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bu sene nihayet bir yardımlaşma derneğimiz, teknolojinin nimetlerinden kurban kesimi için yararlanmanın en etkin yollarından birini buldu. Gazetelerden okumuş, televizyonlardan seyretmiş ve hatta belki uygulamadan da yararlanmış, neden bahsettiğimi anlamışsınızdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Kurbanda Kızılay Modeli adı verilen sistemde, kurban kestirmek isteyen kişi İnternet'ten kredi kartıyla kurban bağışında bulunuyor. Kurban Et ve Balık Kurumu'nda veteriner, din görevlisi ve noter huzurunda kesiliyor. Hijyenik bir şekilde ambalajlanarak muhtaç ailelere dağıtılıyor. Kurban bağışında bulunan kişiye de kendi kurbanlık etinden hazırlanmış bir paket, teşekkür belgesi ve kurbanın kesilişini gösteren bir video CD gönderiliyor. Artık o kesim anını seyredip seyretmemek kişinin kendisine kalmış ama kurban geleneğinin asıl vecibeleri teknoloji yardımıyla en etkin şekilde yerine getirilmiş oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;-------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new; font-weight: bold;"&gt;Oray'ın bayram kurbanıyım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Yazılarını da yeni TV programı "Ya Hep Ya Hiç"i de büyük bir beğeniyle takip ettiğim Oray Eğin'in her Kurban Bayramı'nda bana sataşan bir yazı yazmayı, bir bayram geleneği haline getirdiğinden şüpheleniyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bu Kurban Bayramı'nda da Twitter'daki bir mesajıma takılmış. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Twitter'da garip bir alışkanlık peydah oldu. Twitter'a yeni giren her ünlüyü abartılı bir tezahüratla karşılamak moda. Bu abartılı, biraz da yağ kokan karşılamaları eleştirmek için yazdığım, "Twitter'da PostPiyanist Şantör dönemi. Ooo haşgeldiniz @hulyavsar, ooo @Notredamedesion da buradaymış. Allah'tan yemiyorlar" tvitimi eleştirmiş. İçinde Nazlı Ilıcak'ın Twitter lakabı "Notredamedesion"u da örnek olarak kullandığımdan olacak, Twitter aleminin Nazlı Ilıcak'a gösterdiği ilgiyi kıskandığımı söylemiş. Nazlı Ilıcak'ı da gösterdiği üstün performanstan dolayı Twitter'ın kraliçesi ilan etmiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Olabilir tabi. Kime ne de, hani diyordum şöyle tek bir pırıltılı mesajı olsaydı da Nazlı Ilıcak'ın tvitlediği, biz de şapka çıkartsaydık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-3053296422971791589?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/3053296422971791589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/internet-sana-bayramm-kurban.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3053296422971791589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3053296422971791589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/internet-sana-bayramm-kurban.html' title='İnternet sana bayramım kurban'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5107671128151594788</id><published>2009-12-08T11:33:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:35:54.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosyal Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Twitter'/><title type='text'>Twitter'da ne yapıyorsun devrimi ve sosyal medyadan son trendler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;24 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Twitter'da geçenlerde sessiz sedasız bir devrim gerçekleşti. Yıllardır kullanıcılarını "Ne yapıyorsun?" sorusuyla karşılayan Twitter, karşılama sorusunu "Neler oluyor?" ile değiştirdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Twitter bildiğiniz gibi kullanıcılarının birbirlerinin bıraktığı mesajları izleyebildikleri bir mecra. Kullanıcı Twitter'a üye olduktan sonra, mesajlarını takip etmek istediği kişileri seçiyor ve Twitter'a her bağlanışında arkadaş listesindekilerin bıraktıkları mesajları, liste halinde görebiliyor, bunlara cevap verebiliyor ve kendisi de mesaj yazabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;İşte Twitter'ın sayfanın en tepesinde çıkan karşılama sorusu da, kullanıcılara mesaj bırakmaları için bir yönlendirme yapma amacı taşıyor. Twitter açıldığı günden bu yana "Ne yapıyorsun?" diye sorarak kullanıcılarını yıllardır o anda ne yaptıklarını yazmaya yönlendiriyordu. "Ne yapıyorsun?" sorusu Twitter'ın amacının manifestosu gibiydi. Kullanıcılara, burası insanların birbirlerinin ne yaptığından haberdar olma yeri diyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla bu küçük gibi görünen değişiklik aslında çok önemli. Twitter'ın manifestosunun değişmesi bir anlamda. Aslına bakılırsa Twitter'ı bu değişikliği yapmaya kullanıcılar zorladı. İşin taa başından beri "Ne yapıyorsun?" sorusuna kulak asmayıp "Neler oluyor?" sorusunun cevabını yazıyorlardı mesajlarında. Arkadaş lisetelerindekilerle ne yaptıklarını değil ne gördüklerini, ne düşündüklerini, nelere tanık olduklarını paylaşmayı seçiyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Twitter zaten yaratıcılarının bir deha ürünü olmaktan çok, kullanıcıların kullanım biçimleriyle şekillenen bir ürün. Cep telefonu kullanıcılarının kısa mesajlarının paylaşılacağı bir ortam olarak tasarlanan Twitter, üyelerinin bambaşka bir kullanım biçimiyle bambaşka amaçlara hizmet eden bir mecra oldu. Twitter'ı büyüten yaratıcılarının hedefleri değil, kullanıcılarının yönlendirmesi oldu. Öyle ki "RT" (retweet-başkasının mesajını tekrar göndererek kendi takipçileriyle paylaşmak) gibi tamamen kullanıcıların yarattığı fonksiyon, Twitter'ın benimseyip kendi özelliği olarak resmen sunmaya başladığı bir servis haline getirildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Bu açıdan bakınca Twitter'ın "ne yaptıklarını" değil "nelere şahit olduklarını" yazmayı seçen üyelerinin kullanım tercihine uyup, sorusunu bu yönde değiştirmesi doğal bir gelişme.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Ancak Twitter'la birlikte dünya da değişiyor. Cep telefonlarının kısa mesaj özelliğine hitap edecek şekilde tasarlanan Twitter evrim geçirerek daha çok bilgisayar başından kullanılan bir mecra oldu. Twitter bu evrimi geçirirken cep telefonu teknolojileri de gelişti. Hızlı İnternet erişimi sağlayan mobil iletişim teknolojisi 3G yaygınlaşırken, 140 karakter sınırıyla çalışan kısa mesaj servisleri ilkel kaldı. Yerini İnternet'ten gönderilen fotoğraf ve video eklenebilen uzun mesajlar aldı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Twitter kullanıcıları 3G'nin nimetlerinden de yararlanmanın yollarını keşfettiler kuşkusuz. Bugün artık pekçok Twitter kullanıcısı 3G telefonlarıyla, gittikleri restoranlardan, sinemalardan, kafelerden, havalimanı terminallerinden tivitliyor gördüklerini, yaşadıklarını, izlenimlerini...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Buna karşın Twitter 140 karakter sınırlamasında direnirken, "Ne yapıyorsun?" sorusunu da radikal bir kararla "Neler oluyor?"la değiştiriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Oysa İnternet'in 3G ile özgürleşmesi, mobilleşmesi bir sonraki dalganın "lokasyon bazlı servisler" olacağını gösteriyor sosyal medyada. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Twitter'ın bir sonraki sorusunu şimdiden tahmin etmek mümkün. Eğer tahtını 140 karakter sınırlamasını hızlı davranarak baştan kaldıran Friendfeed'e bir yıl içinde kaptırmazsa Twitter'ın kapağında şu soruları göreceğinize emin olabilirsiniz: "Neredesin, ne görüyor, ne düşünüyorsun?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5107671128151594788?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5107671128151594788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/twitterda-ne-yapyorsun-devrimi-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5107671128151594788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5107671128151594788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/twitterda-ne-yapyorsun-devrimi-ve.html' title='Twitter&apos;da ne yapıyorsun devrimi ve sosyal medyadan son trendler'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-3191592130345156445</id><published>2009-12-08T11:31:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:33:36.260+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cep Telefonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Telekulak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dinleme'/><title type='text'>Cep takibi çok önemli ama  mahremiyet de güvende olmalı</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;22 Kasım 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;"Hadi geçmiş olsun. Cebiniz artık kayıt altında. TK'nın kuracağı sistem için açtığı ihale cep telefonlarımızın, yetkisiz kişilerce de takip edilebilmesi, hatta dinlenebilmesine olanak veren çok ciddi bir açık içeriyor".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Yukarıdaki satırları okuyup, endişeye kapıldıysanız merak etmeyin. Bunlar aslında 2005'te yazdığım ve Hürriyet'te yayınlanan eski bir yazımdan kelimesi kelimesine yaptığım alıntılar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;"Bu güvenlik açığı hem biz cep telefonu kullanıcılarının mahremiyetinde olan kişisel bilgilerin elden ele dolaşması hem de ulusal güvenliği ilgilendiren kayıtların kötü niyetli kişilerin eline geçmesi riskini doğuruyor."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Hani yurda giren kaçak cep telefonlarıyla savaşacağız bahanesiyle bizden topladıkları 5 TL'ler vardı ya. İşte o bizden topladıkları paralarla finanse edildi, dört yıl önce yazdığım ve yukarıya alıntıladığım bu cep telefonlarını izleme altyapısı. Kendi cebimizden tırtıkladıkları paralarla cebimizi takip edecek sistemi kurdular.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği gibi cep telefonlarını izleme ve dinleme yetkisi Telekomünikasyon Kurumu'na, Telekomünikasyon Kanunu'nca verilmiş bir görev. Telekomünikasyon Kurumu da (yeni adıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, BTİK) bu görevini bünyesinde oluşturduğu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİM) aracılığıyla yürütüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;TİB kurduğu altyapıyla hakkında hakim talebiyle dinleme istenen telefonları izlemeye ve dinlemeye alıyor. Hukuken izleme ve dinlemenin hakim kararının ardından başlaması, geriye doğru izleme ve dinleme yapılmaması gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Ancak son Münevver Karabulut cinayetinin savcılık iddianamesindeki bilgilerden anladığımıza göre, cep telefonu izlemesi geriye doğru da yapılabilmiş. Savcılık iddianamesinden basına yansıyan bilgilere göre baba Garipoğlu'nun cinayet günü nerelerde olduğu cep telefonunun sinyal bilgileri izlenerek saptanmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Sinyal bilgilerinin izlenmesi demek baba Garipoğlu'nun cep telefonunun cinayet günü, görüşme yapsın yapmasın hangi baz istasyonlarının kapsama altına girdiği bilgisinin kaydedilmiş olması ve sonradan geriye dönük incelenmiş olması anlamına geliyor. Baba Garipoğlu hakkında o tarihte başka bir zandan ötürü alınmış bir dinleme kararı yoksa, cinayet işlenmeden soruşturması için telefon izleme ve dinleme kararı çıkartılamayacağına göre, bu izleme o tarihte mahkeme kararı alınmadan yapılmış ve sonradan geriye doğru izlenmiş demektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Kısacası belli ki cep telefonlarımızın dolaşım kayıtları, bir yerlerde mahkeme kararı olmaksızın tulumakta ve bu bilgiler sonradan geriye dönük olarak incelenebilmekte.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;TK tarafından cep telefonlarının kayıt altına alınması için kurulan sistem, cep telefonlarını sahiplerinin kimlik bilgileriyle ilişkilendirilmiş olarak IMEI numarasından takip edebilme yeteneğine sahip bir sistem. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Aslında pekçok batılı ülkede ulusal güvenliği sağlamaya yönelik benzer sistemler kullanılıyor. İyi tasarlanmış bir sistemle gerektiği durumlarda ülke güvenliğine tehdit oluşturanlarının yeri şıp diye tespit edilebiliyor. Ancak bizdeki sistemin iyi tasarlanmadığı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun düşen helikopterinin konumunun hızla saptanamamasından belli olmuştu. Üstelik bizdeki sistemin çok önemli bir güvenlik açığı var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Takip sisteminde kullanılacak bilişim altyapısı için TK tarafından açılan ihale şartnamesinde uygulamanın, işletim sisteminin içine gömülü olması şartı aranmıştı. Bunun anlamı şu; Yazılımın tam olarak ne yaptığını bugün artık yazılımı geliştirenler dışında kimsenin inceleyebilmesi mümkün değil. Dahası ülkedeki tüm cep telefonlarını takip edebilen uygulamanın topladığı bilgilere, yazılımı geliştirenlerlerden kötü niyetli biri bugün gizlice ulaşıyor olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-3191592130345156445?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/3191592130345156445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/cep-takibi-cok-onemli-ama-mahremiyet-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3191592130345156445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3191592130345156445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/cep-takibi-cok-onemli-ama-mahremiyet-de.html' title='Cep takibi çok önemli ama  mahremiyet de güvende olmalı'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-551238955471944303</id><published>2009-12-08T11:29:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:31:31.608+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GDO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Yalnız teknolojiyi değil kültürünü de ithal edelim</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;17 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Batılı aydınlardan sorun ithal etmemize pek gerek de yok aslında, cümlesiyle bitirmiştim pazar günkü yazımı. Kaldığım yerden, biraz daha açarak devam edeyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Genetiği değiştirilmiş gıda ürünleriyle ilgili kuşkuculuk, Küresel Isınma'ya karşı çözüm arayışları, sigaraya karşı savaş, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme çabası, bunların hepsi batılı aydınların gündeme getirdikleri konular. Ve öyle sihirbazın şapkasından çıkan konular değil hiçbiri.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Batılı aydının bilimsel kuşkuculuğu, farklı açılardan bakabilme yeteneği, analitik düşünce biçimiyle yetişip, büyüyen konular hepsi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Peki bizim katkımız ne bu önemli konulara? Hiçbir şey... Donanımsız yarı-aydınlarımızın tek yaptığı, batı düşünce kazanında pişen konuları hiçbir katkı yapmadan ezbere kabul edip, yobazca bir inanç şeklinde topluma empoze etmek. Zaten sahip oldukları eğitim, bilgi birikimi, bilimsel düşünce kültürü ve analitik düşünebilme yeteneği seviyesiyle ellerinden daha fazlasının gelmesi de mümkün değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden batıda GDO'ların insan sağlığına ve çevreye olası kötü etkileri tartışılırken, bizde tüm araştırmalar yapılıp, bitirilmiş ve GDO'ların sağlık üzerindeki etkisin insanları kırıp geçirecek büyüklükte olduğu kanıtlanmış havası yaratılarak yaygara kopartılıyor. Batılı aydın GDO'lar üzerinde yapılan bilimsel araştırmaların sonucuna dayanarak bu ürünlerin insan ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz etkilerinin olma olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyerek kamuoyunu bilinçlendirmeye çalışırken, bizim yarı-aydın Frankenştayn gıdaları yerseniz siz de Frankenştayn olursunuz gibi söylemlerle kamuoyunda panik yaratmayı hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin bir de bilgi kirliliği boyutu var. Gazetelerde neredeyse her gün hibrid tohumla GDO'lu tohumu birbirine karıştıran, GDO'lu ürün diye hormonlu eciş bücüş sebze resimlerini kullanan cahilce hazırlanmış haberler, köşe yazıları yayınlanıyor. Toplumda yaratılan panik ve bilgi kirliliği yetmezmiş gibi, bırakın GDO savunucularını, GDO'larla ilgili tarafsız duranlar üzerinde bile çirkin iftiralarla terör estiriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;İşin bir başka komik yanı yarı-aydınların kendilerine malzeme edecekleri konuları ithal ederken bile işlerine gelen konuları ithal edip, işlerine gelmeyenleri tu kaka ilan etmeleri. Örneğin GDO, Küresel Isınma, bilgisayar oyunları şiddet ilişkisi gibi topluma kolayca empoze edebilecekleri konuları hemen ithal ederken, yenilenebilir enerji, bilgi toplumu, dijital ekonomi gibi kapasitelerini zorlayacak konulardan uzak duruyor, sigarayla savaş gibi işlerine gelmeyen konulara ise alaycı bir muhalefetle yaklaşıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;GDO karşıtlığını militanlık seviyesine vardıranlara bakıyorum da aralarında sigara tiryakilerinin olması traji-komik bir durum. GDO'ların insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olduğunu gösteren tek bir bilimsel araştırma sonucu yok henüz. Bu ileride de olmayacak demek değil kuşkusuz. Kobaylar üzerinde yapılan araştırmalardan alınan sonuçlar, GDO'lardan bazılarının insan sağlığı üzerinde de olumsuz etkisi olabileceği yönünde ciddi kuşkular yaratacak nitelikte. Yine de zararları henüz kanıtlanmamış GDO'ları lanetleyen birinin, insan sağlığı üzerinde olumsuz yüzlerce etkisi sayısız bilimsel araştırma ile ispatlanmış sigaranın esiri olması absürd bir durum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Batılı aydınların gündemindeki toplumun geleceğine yol çizecek önemli tartışma konuları arasından heyecan yaratma kapasiteleri yüksek olanları ithal edip, biraz entelektüel çaba gerektirenlerinden uzak durmayı seçen bir toplum haline gelmiş olmamız, çok tehlikeli. Bu kültürel alışkanlığımızı değiştirmediğimiz sürece ne bilimde, ne teknolojide bir adım ileri gitmemiz mümkün değil. Bize biçilen rol bu ve biz de bu rolü kabul ediyoruz ne yazık ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-551238955471944303?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/551238955471944303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/yalnz-teknolojiyi-degil-kulturunu-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/551238955471944303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/551238955471944303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/yalnz-teknolojiyi-degil-kulturunu-de.html' title='Yalnız teknolojiyi değil kültürünü de ithal edelim'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8238746031145117468</id><published>2009-12-08T11:27:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:29:30.449+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GDO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Simyager Aydınlar Cumhuriyeti</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;15 Kasım 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Son yazımda GDO'larla ilgili önemli kuşkuları bilimsel zeminde tartışabilmek için önce GDO karşıtlığını fanatizme vardıran grubun yarattığı bilgi kirliliğini temizlemek gerekiyor demiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahsettiğim patırtıcı grup hemen yeni bir yaygara başlattı. Amaçları sanki GDO yanlısıymışım gibi bir hava yaratıp, peşlerine taktıkları müritlerine hedef göstermek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Böyle olacağını bekliyordum aslında. Bundan önce de Küresel Isınma konusunda karşı fikirde bilim adamlarının da olduğuna dikkat çekince, Küresel Isınma fanatiklerinin şimşeklerini üzerime çekmiştim. Dünyada ve Türkiye'de dönemsel bir kuraklık yaşanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel Isınma'yı savunan bilim adamları bile Küresel Isınma'nın hissedilir etkilerini 20-30 yıl sonra yaşayacağımızı söylüyorlardı ama Türk yarı-entelektüellerinin hakimiyetindeki medyamız, kuraklıkla ilgili her habere "Küresel Isınma" etiketini takmaktan gizli bir zevk alıyor gibiydi. Sonra bol yağışlı iki yaz geçirdik ve medyada Küresel Isınma'dan filan dem vuran pek kimse kalmadı nedense.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın her yerinde gerçek entelektüelin sorumluluğu  her konuya farklı açılardan bakabilmek ve toplumu o an hakim olan bakış açısının tersinden de baktırmaya çalışmaktır. Gerçek aydın, farklı bakış açılarının da olduğunu gösterebilmek amacıyla bazen çok şaşırtıcı, sarsıcı hatta rahatsız edici söylemlere de başvurabilir. Aydın ile sanatçının, entelektüelizm ile sanatın yolu bu noktada kesişir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Vasatın iktidarının tahtını lümpenin iktidarına bıraktığı bizde ise entelektüellerin yeri de yarı-aydınlarla doldurulduğundan, batıda aslında entelektüellerin kuşkuculuğu sayesinde gündeme getirilen konular bizde yarı-aydınların yobaz inançlarının öznesi oluverirler. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Batılı aydının skeptik ve analitik düşünce dizgisinin sonucunda ortaya çıkan Küresel Isınma, Yenilenebilir Enerji, Küreselleşme Karşıtlığı, GDO kuşkuculuğu gibi önemli tartışma konuları bizim yarı-aydınımızın ezbere kabul edip, yobazca bir inanç olarak topluma empoze ettiği fanatizme dönüşürler. Yeterli eğitim, bilgi birikimi ve en önemlisi analitik düşünebilme yeteneğinden uzak yarı-aydınlarımız için batılı aydının yarattığı sorgulayıcı akımlar sıkıca sarılanacak ve fanatikçe savunulacak inanç objeleridirler. Donanımsız Türk yarı-aydını, batılı gerçek aydının bu kuşkucu yaklaşımları karşısında gönülden inanmak ve din haline getirmekten başka çaresi olmayan zavallıdan başka bir şey değildir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Bunun için de fareler üzerinde yapılan bir deneyin GDO'ların fare sağlığına olumsuz etkisi olduğunu, dolayısıyla insan sağlığını da olumsuz etkileme ihtimalinin bulunduğunu gösteren bir araştırmanın sonucu, zavallı yarı-aydınımız için, test edilen GDO'lu ürünün insan sağlığını da kesinlikle kötü etkilediğinin kanıtıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Ve tabii, "Piyasaya sürülmek üzere onaylanmış GDO'ların insan sağlığına zararlı etkilerinin olduğunu gösteren tek bir bilimsel araştırma sonucu yok", dediğinizde hemen size kobaylar üzerinde yapılan araştırmaların sonucunu göndermeye başlar ve işin garibi açık, net bir Türkçe ile yazdığınız cümleyi yalanladıklarına inanırlar. Siz "insan", dersiniz onlar "hayvan" anlarlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Daha da ileri gidenleri aynen geçen yazımdan virgülüne dokunmadan alıyorum, "GDO'larla ilgili kaygıların olması çok doğal. Özellikle de çevreye olan etkileri konusunda kaygı duyulmasını gerektirecek ciddi bilimsel şüpheler var. Kobay hayvanları üzerinde yapılan araştırmalar arasında, GDO'ların sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini gösterenleri de çıkmış", gibi düşünceleri dile getirdiğim yazımdan dolayı şahsımı, GDO geliştiricisi Monsanto'nun paralı sözcüsü olmakla itham edebilirler. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu ilkellikler beni tek bir şey için üzüyor. GDO karşıtlığı, Küresel Isınma, Kyoto Protokolü, Yenilenebilir Enerji gibi üzerinde gerçekten kafa patlatılması gereken konularda, bir takım yarı aydınların medyayı da kullanarak toplumda yarattıkları bilgi kirliliğiyle kitleleri bu kadar kolay, hızlı ve etkili bir şekilde sömürebiliyor olmaları çok acı gerçekten. Tüm bunlar toplumun düşünce sağlığı ile ilgili ciddi semptomlar. Önümüzde böylesine ciddi ve geleceğimizi böylesine tehdit eden bir sorun varken, batılı aydınlardan sorun ithal etmemize pek gerek de yok aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8238746031145117468?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8238746031145117468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/simyager-aydnlar-cumhuriyeti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8238746031145117468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8238746031145117468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/simyager-aydnlar-cumhuriyeti.html' title='Simyager Aydınlar Cumhuriyeti'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-4665168636481717415</id><published>2009-12-08T11:25:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:27:32.809+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GDO'/><title type='text'>Gelin GDO'yu birlikte tartışalım bilimden teknolojiden sapmadan</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;GDO karşıtlığını fanatizme vardıran patırtıcı grubun, peşlerine taktıkları köşe yazarları aracılığıyla kamuoyunda yarattıkları bilgi kirliliğiyle savaşmak amacıyla Facebook'ta "Cehalete İnat GDO'ya Evet Diyenler" isimli bir "fikir tankı" kurmaya çalışıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bu köşeyi takip edenler, İnternet'te sosyal medyaya ne kadar sıcak baktığımı; Friendfeed'i, Twitter'ı, Facebook'u basılı gazete ile etkileşimli bir şekilde kullanmanın verimli yollarını aradığımı bilirler. Öyle ki bu köşede yayınlanan kimi yazıları friendfeed.com/yurtsan adresinde okurlarla karşılıklı fikir alışverişinde bulunup, birlikte yazdık. Daha pekçok yazıyı yine birlikte yazmaya devam da edeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Grubumuzun amacı genetiği değiştirilmiş gıda maddelerini savunmak değil kesinlikle. GDO'lar çevresinde medyada ve toplumda kopan fırtınanın ulaşmış olduğu bilim dışı çerçeve bizim için aslında bir simge. GDO konusunun halkın fanatik inançlarına seslenen popülist söylemlerle bu kadar kolay, hızlı ve etkili bir şekilde sömürülüyor olması, toplumun düşünce sağlığı ile ilgili ciddi bir semptom.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;GDO karışıtı fanatikler GDO'ların yasaklanması gereken birer ucube olduğu inançlarını topluma empoze etme çabalarını öyle bir boyuta getirdiler ki, GDO'ları yasaklatmak için ulemadan fetva bile dilenmekte sakınca görmediler. Kendilerine "Fikir Sahibi Damaklar" adını takan bir grup var. Yabancı Slowfood hareketinin Türkiye'deki bir uzantısı tarafından kurulan grubun üyelerinin büyük bir kısmı GDO konusunda takıntılı. GDO'yu toptan yasaklatmak için başvurmadık yöntem bırakmayan bu grup geçenlerde Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan GDO'ların haram olduğuna dair fetva almak istemiş, ancak başarılı olamamışlardı. Bunun üzerine ulemaya başvurdular ve çalmadık kapı bırakmadılar ama istedikleri fetvayı yine kopartamadılar. Sorun da zaten burada: inanca fikir maskesi takılmasında, bilim yerine fanatizmden medet umulmasında.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Facebook'taki "Cehalete İnat GDO'ya Evet" grubumuzun kapısı toplumu ilgilendiren konuları dogmalardan uzak, bilimsel bakış açısıyla tartışma kültürünü yaymayı amaçlayan herkese açık. Gruba üye olma davetiyesini henüz çok az kişiye göndermiş olmama rağmen ilginin yüksek olması cesaret veriyor. GDO savunucularından çok GDO ile kaygıları olanların ilgi gösteriyor olması da ayrıca sevindirici.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak GDO'larla ilgili kaygıların olması çok doğal. Özellikle de çevreye olan etkileri konusunda kaygı duyulmasını gerektirecek ciddi bilimsel şüpheler var. Kobay hayvanları üzerinde yapılan araştırmalar arasında, GDO'ların sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini gösterenleri de çıkmış. Öte yandan piyasaya çıkmasına onay verilmiş GDO'lardan herhangi birinin insan sağlığını olumsuz etkilediğini gösteren tek bir bilimsel araştırma sonucu bile yok. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;"Cehalete İnat GDO'ya Evet" grubunda bilim ve teknolojinin insanoğlunun yararına kullanılması gerektiğini savunmaktan başka bir amacımız yok. Bilim ve teknolojinin geliştirdiği her yeniliğe "ucube" gözüyle bakıp, bilimin üretildiği her yere taş ve sopalarla saldırmaya kalkan Neo-Ludittler'e, ya da sevgili Cihan Salim'in taktığı adla "Zealotlar"dan başkalarına karşı değiliz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Evet, GDO'lar da tartışılmalı. Evet GDO'ların insan sağlığı üzerine potansiyel etkilerinden kuşku duyulmalı. Bunun için de GDO'ların piyasaya çıkartılmasına çok sıkı testlerden geçirilmeden onay verilmemeli. Kobaylar üzerinde yapılan ve olumsuz sonuç veren testler ciddiye alınmalı ve insan üzerindeki etkisi daha sıkı test edilmeli. Öte yandan GDO'lu gıdalara toptan karşı çıkmak, şeytan ilan etmek, geliştirme araştırmalarının durdurulmasını istemek de büyük saçmalık. GDO'lu gıdaların dünyadaki açlık sorununun çaresi olabilme potansiyeli varken Afrika'da açlıktan ölen çocukları "Ölürlerse ölsünler, yeter ki bilimsel kanıtı olmamasına rağmen bizim sağlığımıza olasılıktan ibaret bir tehdit oluşturmasınlar" diyerek ölüme terk etme vicdansızlığına karşı nasıl duyarsız olunabilir ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-4665168636481717415?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/4665168636481717415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/gelin-gdoyu-birlikte-tartsalm-bilimden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4665168636481717415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4665168636481717415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/gelin-gdoyu-birlikte-tartsalm-bilimden.html' title='Gelin GDO&apos;yu birlikte tartışalım bilimden teknolojiden sapmadan'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-1165376128213596638</id><published>2009-12-08T11:23:00.001+02:00</published><updated>2009-12-08T11:25:19.743+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GDO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Teknoloji gerekirse Frankenştayn da yaratır</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: courier new;"&gt;8 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Köşe yazarlarımızın GDO konusunda kopardıkları kıyamet, cehaletlerini sergiledikleri ilk örnek değil. Her köşeden çıkan tek tip gürültüye bakıp da sanırsınız ki genetiği değiştirilmiş gıda ürünlerinin sağlığa zararı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek ve çıkartılan yönetmelikle hepimize bu zararlı gıdalar yedirtilecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bir kısım pop entellektüel yazarımızın, bilimi hiçe sayıp halkın fanatik inançlarına seslenen yazılarına yabancı değiliz. Bundan önce Küresel Isınma, Kyoto Protokolü, mikrodalga fırınlar, monosodyumglutamat, TV ve bilgisayar oyunlarındaki şiddet, bilgisayar bağımlılığı, hatta İnternet'le bile ilgili toplu ceha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Örneğin iki sene önceki dönemsel kuraklığı, bilimin hissedilir etkileri 20-30 yıl sonra çıkacak dediği Küresel Isınma'ya yine bunlar bağlamışlardı. Birkaç on yılda bir yaşanan olağan, döngüsel kuraklığı Küresel Isınma'nın sonucu diye gazlayıp duruyorlardı okurlara. Sanayileşmiş ülkelerin, geri kalmış ülkelerin sanayileşme hakkını satın almasını öngören neo-emperyalist Kyoto Protokolü'nü bir matahmış gibi göklere çıkartanlar da bunlardı. Ses dalgasından başka bir şey olmayan mikrodalga teknolojisini lanetlemelerini ise artık herhalde post modern komedi tarzının şahikası olarak kabul etmekten başka çaremiz olmamalı. Hatta inanır mısınız bunlar birbirleriyle "İnternet boş bir palavraymış, bundan bir şey çıkmaz" yazıları yazma yarışına bile girmişlerdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla şimdi GDO'lara karşı takındıkları bilim dışı, fanatik inançlara seslenen, daha da kötüsü bu fanatik inanca kendilerini de kaptıran anlayış, tutum ve davranışlarına hiç şaşırmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Peki bunların Frankenştayn gıda adını taktıkları GDO'larla ilgili bilim gerçekte ne diyor? GDO'lar gerçekten bir felaket mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Çıkan yeni yönetmeliği, Frankenştayn gıdalara yeşil ışık yakmakla suçlama insafsızlığıyla başlayayım. İki tür GDO var. Bir yanda farklı türler arasında gen transferi yapılarak geliştirilen GDO'lar, diğer yanda ise tek bir ürün türünün kendi gen diziliminde değişiklik yapılarak geliştirilen GDO'lar. Gerçi bilimsel araştırmalara göre birincisinin de insan sağlığına zararlı olduğu yönünde bir kanıt yok ama yeni yönetmelik bu birinci türdeki ürünlerin Türkiye'ye girişini yasaklıyor, ikincisine izin veriyor. Yani popülist bir çirkeflikle Frankeştayn olarak damgalanmaya çalışılan türden GDO'ların Türkiye'ye girişi hâlâ yasak aslında. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;GDO'ların insan sağlına yönelik bir felaket olduğunu bilimsel bir gerçekmiş gibi sunan fanatiklerin dolduruşuna gelmiş yazarların safsatasına gelince... GDO'lar üzerinde bugüne kadar yapılan sayısız bilimsel araştırmanın hiçbirinden GDO'ların insan sağlığına zararlı olduğunu gösteren bir sonuç alınmış değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;GDO'ların insan sağlığına zararlı etkisi olduğunu kanıtlayan tek bir bilimsel araştırma sonucu olmamasına rağmen bakıyorsunuz kendisine doktor, profesör falan diyen birileri çıkıp, "Son yıllarda kanser vakalarının sayısında bir artış gözlüyoruz. Bunun nedeni GDO'lardan başka ne olabilir" gibi son derece "bilimsel" bir yumurtlamayı yüzü kızarmadan yapabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Birliği kanunlarına göre, GDO içeren bir gıda ürününün AB ülkelerine girişine ancak ve ancak bilimsel araştırmalarca konvansiyonel gıdalar kadar güvenli olduğu kanıtlanmışsa izin veriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen herhangi bir gıda ürününün yüzde yüz güvenli olduğunu kanıtlayacak bir yöntem yok. Ancak bu GDO'lu ürünler için de geçerli, GDO'lu olmayan ürünler için de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;GDO'lu gıdaların yeni allerjilere yol açtığı iddiasına gelince. Bu konuda bilimsel bir kanıt olmamasına rağmen ciddi bilimsel kuşkular var. Bu kuşku özellikle de biraz önce bahsettiğim başka türden gen transferiyle geliştirilen GDO'lar için geçerli. Bir türün genomuna yeni bir gen eklenmesinin tipik sonucu yeni bir proteinin ortaya çıkması. Her yeni protein de teorik olarak yeni bir allerjinin tetikleyicisi olma ihtimali mevcut. Dolayısıyla bu yöntemle geliştirilmiş GDO'ların piyasaya sürülmeden önce sıkı testlerden geçirilmesi gerekir. İyi haber ise bu testlerin yapılması kolay ve sonuçları güvenilir testler olması. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Her yeni GDO'lu ürün onaylanırken mutlaka allerji testlerinden geçiriliyor. Ve değil allerjen olması, allerjen olma potansiyeli olan bir madde içerse bile onay alamıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji insan için var. Teknoloji insanın doğa üzerinde hakimiyet kurma tarihini yansıtıyor. Teknoloji ilerledikçe insanın doğa üzerindeki kontrolü de artıyor. Teknolojik ilerlemelerin sonuçları konusunda kuşkucu olmak doğal, hatta sağlıklı bir durum. Ancak bu kuşkuyu, bilimsel dayanaklardan yoksun fanatik inançlara dayalı bir popülizme vardırmak, bozulan bir toplumsal sağlığın emaresi. Ve ne yazık ki bu emareleri her geçen yıl daha fazla göstermeye başlayan bir toplum olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-1165376128213596638?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/1165376128213596638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/teknoloji-gerekirse-frankenstayn-da.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1165376128213596638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1165376128213596638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/teknoloji-gerekirse-frankenstayn-da.html' title='Teknoloji gerekirse Frankenştayn da yaratır'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7792182128728093492</id><published>2009-12-08T11:20:00.002+02:00</published><updated>2009-12-15T08:43:25.021+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Toyota Prius'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çevrecilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hibrid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><title type='text'>Otomobilde Hollywood yıldızı keyfi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;3 Kasım 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Toyota'nın hem elektrik hem benzinle çalışan hibrid (melez) modeli Prius'u deneme amaçlı kullandığım hafta, Wired dergisinin Ekim sayısında ilginç bir habere rastladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Dünyanın en çevreci otomobili olarak bilinen Toyota Prius en çok Kaliforniya'da kullanılıyor. Kaliforniya ABD'nin çevre bilinci en yüksek eyaleti olduğuna göre beklenen bir sonuç. Ancak Wired'ın haberinden anlaşılan o ki, çevreci otomobil kullanımında Kaliforniya rakipsiz değilmiş. ABD'nin taa diğer ucundaki Florida eyaletinde, Kaliforniya'daki Prius kullanma modasıyla aşık atacak bir başka trend boy göstermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Emekli cenneti olarak tanınan Villages şehrinin 77 bin emekli hemşerisi elektrikli golf arabalarından bozma otomobiller kullanmaya merak salmışlar. Normalde 30-32 km hız yapan otomobillerin elektrik motorunda ufak bir modifikasyon yaparak hız kapasitesini 65 km'ye çıkartıyorlar ve birbirinden yaratıcı kaporta tasarımlarıyla bezeyip otomobil gibi kullanıyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Villages caddelerinde hatta otoyollarında cirit atan tasarım harikası golf arabası modelleri arasında neler yok ki? 1930'ların üstü açık otomobillerinden 1950'lerin kuyruklu Cadillac'larına, itfaiye arabalarından limuzinlere kadar akla hayale gelebilecek her tür model denenmiş golf arabalarında. Ama en havalısı kanarya sarısı bir Hummer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Tamamen elektrikle çalışan ve doğa dostu bir otomobil için Hummer ironik bir tasarım seçimi doğrusu. Bir hafta boyunca denediğim Toyota Prius ise bir hayli mütevazi bir dış tasarıma sahipti. Toyota Prius sürmesi çok keyifli bir otomobil. Kontağını açtığınızda benzin motoru devreye girmediği için hiç ses çıkartmıyor. Otomobilin çalıştığını ancak göstergedeki sinyale bakarak anlayabiliyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Direksiyonun hemen sağındaki likit kristal ekran otomobilin o anda hangi modda çalıştığını gösteriyor. Ne zaman sadece elektrik motoruyla, ne zaman hem elektrik hem benzin motoruyla, ne zaman sadece benzinle gittiğinizi izleyebiliyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Dünyada ilk kez Toyota Prius'ta kullanılan Hibrid Synergy Drive sistemi ile fren yaparken ya da gaza basmazken akü şarj oluyor, araç trafikte dururken yakıt harcanmıyor, fazladan çekiş gücü gerekmediği durumlarda araç sadece elektrik enerjisiyle yol alabiliyor. Prius bu özellikleri sayesinde tek depo benzinle 1000 km'nin üzerinde yol yapabiliyor. Ve en önemlisi çevreye saldığı zararlı gazlar minimum seviyede kalabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Toyota Prius ne yazık ki Türkiye'de henüz satılmıyor. Önümüzdeki aylarda Türkiye'de de satışa sunulması planlanıyor. Ancak Türkiye'deki vergi uygulamaları, çevreci politikalar düşünülmeden yapılmış olduklarından Toyota Prius'un Türkiye'ye girişini geciktiriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Toyota'nın yeni jenerasyon modeli örneğin, 1,8 lt motor hacmine sahip olduğundan Türkiye'de satışa sunulacak olursa vergisi sanki yüksek motor hacimli bir otomobilmiş gibi belirlenecek. Halbuki yeni jenerasyon Prius'lar 1,8 lt'lik büyümüş motor hacimlerine rağmen bir önce versiyonuna göre yüzde 9 daha az yakıt tüketiyor (3,9lt/100km) ve havaya yüzde 14 daha az CO2 salıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Çevreci otomobillerin kullanımını özendirmeye yönelik Türkiye'de herhangi bir politika uygulanmazken hibrid otomobil kullanımı gelişmiş ülkelerde pekçok uygulamayla teşvik ediliyor. ABD'de otoparklarda hibrid otomobiller için ayrıcalıklı park alanları ayrılıyor. Sokaklardaki parkmetrelerde indirimli tarife uygulanıyor. Otoyollarda içinde en az iki kişinin olduğu otomobillerin girmesine izin verilen tercihli şeride, hibrid otomobil sahipleri, tek başlarına oldukları zamanlarda da girebiliyorlar. Ve en önemlisi diğer otomobillere göre daha az vergilendiriliyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da da 16 ülke hibrid araçları başta vergi avantajı olmak üzere çeşitli uygulamalarla teşvik ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;ABD'de en çok da Hollywood yıldızlarının tercih ettiği Toyota Prius'u kullanmaktan çok büyük keyif aldım. Hibrid araç kullanma zevkini, çevreye daha az zarar verme bilinciyle doya doya yaşayabilmek için bu tür teşviklerin Türkiye'de de uygulanacağı günleri sabırsızlıkla bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7792182128728093492?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7792182128728093492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/otomobilde-hollywood-yldz-keyfi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7792182128728093492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7792182128728093492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/otomobilde-hollywood-yldz-keyfi.html' title='Otomobilde Hollywood yıldızı keyfi'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-26350339298380242</id><published>2009-12-08T11:17:00.002+02:00</published><updated>2009-12-08T11:20:24.764+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hurriyet.com.tr'/><title type='text'>Ahmak palyaçolar ve hacıyatmazları yenmek</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;1 Kasım 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Ahmak palyaçolara yenilmemelisin demişti Guy Kawasaki bundan tam bir yıl önce buluştuğumuz yemekte. Öncü fikirleri anlamazlar, bağnazlıklarıyla sahip oldukları iktidarlarını koruyabilmek uğruna yeni fikirlerin başarılı olmaması için ellerinden geleni yaparlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bu "ahmak palyaçolara yenilmemelisin" öğüdü o gün içinde bulunduğum koşullarda ilaç gibi gelmişti gerçekten. Önümün tıkandığını hissettiğim günlerdi. Yapmak istediğim yenilikleri, statükocuların çıkardığı engeller yüzünden gerçekleştiremiyordum. Artık pes edip, o güne kadar kurmuş olduğum düzeni, konformist bir anlayışla sürdürmeye meyilliydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;"Zavallılar (loser) dışında ikinci bir ahmak türü daha var", diyordu karşımda Kawasaki, "Bozolar yani ahmak palyaçolar... Ferrari kullanan, Armani giyen, Bulgari takan "bozo"lar -görünüşe göre sonu 'i'le biten markaları seviyorlar- çok tehlikeliler çünkü bunların havasına bakanlar dediklerinin de doğru olacağı yanlış fikrine kapılıyorlar".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;O günlerde etrafımda dolanmakta olan bozoların hayali birer birer aklıma üşüşürken, "Başarılı olmak istiyorsan işte bu ahmaklardan sakınmalısın" diye devam etti Kawasaki, "Bu öyle yapılmaz, bu çok denendi, bunun dünyada başka örneği var mı ki, bunun için çok erken" diyen ahmaklara asla yenilme".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;O dönemdeki bozolarımı karşımda parmaklarını sallarken gördüm; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;- Bu yapmak istediğin İnternet projesinin dünyada örneği var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;- Tamam güzel fikir ama Türkiye için erken değil mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;- Fikir güzel ama denenmiş, bildik yöntemlerle yeniden tasarlamak lazım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Masadan kalktığımda kararımı vermiştim. Bir, iki ay içerisinde de uygulamaya koydum ve hayatıma yeniden yön verdim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Bugün o konuşmanın üzerinden tam bir yıl geçti ve o günlerde dostlarımla birlikte, "o öyle olmaz, bu denendi mi, şunu dünyada yapan var mı ki" diye parmak sallayanlara aldırmadan attığımız tohumlar, ilk meyvelerini vermek üzereler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Ve şimdi kaderin cilvesi herhalde, tam da hayatımın o önemli kararını verdiğim günün birinci yıldönümünde Guy Kawasaki'nin yeni bir makalesi çıkıverdi karşıma. Hem de taa 14 yıl önce, Ağustos 1995'te, Hürriyet'in o zamanki İcra Başkanı Tezcan Yaramancı'nın odasında, gazeteyi İnternet'e geçirme planını yürürlüğe koyma kararını vererek, Türkiye'de İnternet yayıncılığının temellerini attığımız günden sonra "bozo"ların yıllar boyu, bıkıp usanmadan ısıtıp önümüze çıkardığı "İnternet gazetesi ücretli olmalı" saçmalığı konusunda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Wired degisi editörü Chris Anderson'ın bir konuşmasından nakletmiş Kawasaki makalesinde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Özetle şöyle diyor: Dijital ekonomi üretim ve dağıtımla ilgili marjinal maliyetleri sıfıra yaklaştırdı. Tutucu yöneticiler ücretsizin, değersizle eş anlamlı olacağına inanıyorlar. Buna karşılık yeni nesil ürünün değerini fiyatına bakarak biçmekten çoktan vazgeçti. Kalite artık fiyatla değil amaca uygunlukla ölçülüyor. Rakiplerin ücretsiz olduğu bir pazardan pay kapmak için fiyatı kullanamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketler bu yeni pazarda rekabet edebilmek için ücretsiz sunabilecekleri çok kaliteli ürünler ve servisler geliştirmek ve bu ücretsiz ürünleri nakte çevirmenin bambaşka yollarını bulmak zorundalar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Kısacası ahmak palyaçolara yenilmemenin yolu yaratıcı olmaktan geçiyor. Pes etmeyin, inatçı olun. Yenilikçiliğe kapalı ahmak hacıyatmazları devirmek ancak yaratıcılıkla mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-26350339298380242?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/26350339298380242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/ahmak-palyacolar-ve-hacyatmazlar-yenmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/26350339298380242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/26350339298380242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/ahmak-palyacolar-ve-hacyatmazlar-yenmek.html' title='Ahmak palyaçolar ve hacıyatmazları yenmek'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-308810560132728571</id><published>2009-12-08T11:11:00.000+02:00</published><updated>2009-12-08T11:17:20.706+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Dijital çağda bu ayak</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;27 Ekim 2009 -Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Dünyanın artık eskisi gibi olmayacağı, hızla değişeceği, tüm kuralların yeniden yazılacağı İnternet'in yeni yeni filizlenmeye başladığı 90'ların ortasından beri belliydi. Buna rağmen çoğu şirket, çoğu endüstri değişen çağın yeni kurallarına ayak uydurmalarını sağlıyacak zihniyet sıçramasını yeterince hızlı gerçekleştiremedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Paradigma değişimine uyum sağlamakta zorlanan sektörlerinin başında sinema ve müzik endüstrisi geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;İnternet'le birlikte eskiden fiziksel olarak dağıtılan pekçok ürün artık dijital olarak dağıtılabilir oldu. Değişim eskiden disketlerle, CD-ROM'larla mağazalarda satılan yazılımların İnternet'ten kolayca yüklenebilmesiyle başladı. Yazılımı sırasıyla gazete, kitap, müzik ve film izledi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Paradigma değişiminden ilk etkilenen bilgisayar yazılımı sektörü, yeni dünyanın yeni düzenine uyum gösterme evrimini neredeyse tamamlamış durumda. Yazılım sektörü bugün artık perakende yazılım satışına odaklanmak yerine ücretsiz dağıtılan yazılımların yarattığı ekosistemlerden beslenen, İnternet üzerinden gerçek zamanlı kullanılan yazılımların elektrik ve su kullanımı gibi faturalandırıldığı "bulut bilgisayar" sistemlerinden para kazanan bir yapıya doğru hızla koşuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;İnternet'ten içeriği ücretsiz dağıtıp, reklamdan para kazanan gazeteler de bir hayli yol almış durumdalar. Paradigma değişimini ilk görenlerin başında olan, içine kitabı da dahil edebileceğimiz basılı medya sektörünün aslına bakılırsa müzik ve film sektörüne göre bir avantajı vardı. İnternet'ten dijital olarak yüklenen müzik ve filmleri oynatan elektronik araçlar, yazı okumaya yarayan cihazlara göre çok daha ergonomik ve pratiktiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Basılı medyanın dijital dağıtımı hâlâ Kindle gibi hantal (ekranı elastik değil), ilkel (siyah-beyaz) ve pahalı (250+ $) cihazlara muhtaçken, müzik ve filmin dijital dağıtımı iPod gibi pratik bir cihaza yıllar öncesinden sahip.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;MÜYAP gibi zihniyetini değiştirememiş sanatçıları pardon icracıları temsil eden derneklerin ne yapacaklarını bilemeyip sansürden medet ummalarının nedeni, geliyorum diye bas bas bağırmasına rağmen paradigma değişimine hazırlıksız yakalanmaları.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;MÜYAP'ın mahkeme kararıyla sansürlettiği Myspace korsan müziği kendi yayınlayan bir site değil. Myspace isteyen herkese kendi İnternet yayınını kurması için yer sağlayan bir site sadece. Yani her kullanıcı bu ortamda yaptığı yayından kendisi sorumlu. MÜYAP'ın mantığıyla hareket edecek olursak iPod'undan korsan müzik dinleyen ve arkadaşına dinleten gencin oturduğu kafeyi, cep telefonundaki korsan müziği arkadaşının telefonuna aktaran kişinin bu eylemi gerçekleştirdiği alışveriş merkezini de kapatmak gerekir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;MÜYAP yıllar önce benzer gerekçelerle Forumtr isimli bir forum sitesini sansürlettiğinde yazdığım gibi, MÜYAP artık yüz yıl öncesinin Ludittleri gibi teknoloji ürünlerine saldırmak yerine dünya eğlence endüstrisini örnek alıp, teknolojiyle mutlu bir evlilik yapmanın yollarını aramalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bu yolları keşfetmesi de gerekmiyor. Dünya müzik ve film endüstrisi değişen dünyaya uyum sağlamakta epey yol kat etti. Geçenlerde Türkiye'ye gelen Francis Ford Coppola bakın ne diyor, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;"İnternet'ten film yüklenmesinin önüne geçilemeyecek. Zaten sanatın bedelsiz olması gerek".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Bu yeni dünya düzeninde sanatçı, sanatından para kazanamayacak demek değil. Sanatın kendisi bir meta olarak satılamayak ama sanatın yarattığı ekosistemden doğan katma değerden sanatçı da payını alacak demek. Yani örneğin sanatçı müzik parçasının yüklendiği sitenin reklam gelirinden, dinleyicinin müzikçalarının ekranında gösterilecek reklamlardan, şarkıyı çalan diskotekten, radyo kanalından pay alacak.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-308810560132728571?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/308810560132728571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/dijital-cagda-bu-ayak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/308810560132728571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/308810560132728571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/dijital-cagda-bu-ayak.html' title='Dijital çağda bu ayak'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-9116794560404850558</id><published>2009-12-08T11:05:00.002+02:00</published><updated>2009-12-08T11:10:28.094+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komplo teorisi'/><title type='text'>Bilime göre helikopter cep telefonuyla düşürülemez</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;25 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraf gazetesi'nin NTV'den özür dilemesi yeterli değil. İki gün sürdürülen suçlama haberindeki bilgi ve mantık hataları telefon kayıtlarının yanlış yorumlanmasından ibaret değil. Bir gazetenin manşetinde kullandığı bir haberi akıl ve mantık süzgecinden çok daha iyi geçirmesi gerekirdi.&lt;br /&gt;Helikopterlerde cep telefonu kullanmak zaten serbest. Dolayısıyla Taraf'ın, Muhsin Yazıcıoğlu'yu taşıyan helikopterin NTV santralinden defalarca aranarak düşürüldüğü suçlamasının ne kadar zırva olduğu en baştan belli ama haberin saçmalığını gösteren daha pekçok teknolojik gerçek var.&lt;br /&gt;Hepsini burada sıralamak mümkün değil ama özetlemeye çalışayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Helikopter pilotları yolcularının cep telefonlarını uçuş boyunca kullanmasına çoğunlukla izin verirler. Helikopterin uçuş güvenliğini tehdit etmeyen cep telefonunu arayarak, helikopteri düşürmek nasıl mümkün olabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hadi diyelim helikopterde cep telefonu kullanımı uçuş güvenliğini gerçekten tehdit ediyor. Taraf'ın haberine göre helikopterin düşmesine pilotun, İHA muhabirinin, Yazıcıoğlu'nun ve BBP Sivas İl Başkanı'nın telefonunun NTV santralinden yüzlerce defa aranması yol açmış. Cep telefonlarının açık olması uçuş güvenliğini tehdit etseydi pilot helikopterdekileri telefonlarını kapatması konusunda uyarmaz mıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diyelim pilot yolcuları telefonlarını kapatmaları için uyardı ve yolcuların hiçbiri bu uyarıya kulak asmadı, telefonunu kapatmadı. Peki cep telefonunun açık olmasının uçuş güvenliğini tehdit edeceğini bile bile pilot neden kendi telefonunu kapatmadı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Helikopterdeki beş yolcu ile pilot tesadüf bu ya hepsi ihmalkar davranmış, telefonlarını kapatmamış olsun. İyi ama NTV'deki kara adamlar bunu nereden biliyorlar ve helikopteri düşürmek için helikopterdekileri yüzlerce kez neden arıyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cep telefonları yüzlerce kez çalan beş kişiden, biri bile yüzlerce kez çaldırılan telefonunu nasıl oluyor da farkedip açmıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Taraf'ın yayınladığı arama dökümlerine göre, farklı yolcuların telefonları genellikle farklı zamanlarda aranmış. Helikopteri yoğun cep telefonu sinyaliyle düşürmeyi planlayan birileri olsa, helikopterdeki her yolcunun telefonunu aynı anda arayarak daha yoğun bir sinyal saldırısı yapmayı akıl edemeyecek kadar aptal mı olurlardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cep telefonlarının bırakın serbestçe kullanılmalarına izin verilen helikopterlerin; kullanılmalarının yasak olduğu uçakların uçuş güvenliğini tehdit ettiği bile bir varsayımdan ibaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ABD'de sivil uçaklarda cep telefonu kullanılmasına izin vermek pilotun inisiyatifine bırakılıyor. Pilot izin verirse uçakta cep telefonu kullanılabiliyor. Tabii bu özel uçaklar için geçerli. Havayolu şirketleri uçuş sırasında cep telefonu kullanımını yasaklıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cep telefonları, en yakındaki baz istasyonuyla iletişim kurarak çalışır. En yakınındaki baz istasyonu hangisiyse onun hücresine dahil olur ve o hücreden edindiği geçici kimlikle (frekansla) iletişimini sürdürmeye devam eder. Uçakta havadayken, yerdeki istasyonların çoğuyla hemen hemen aynı uzaklıkta olunacağından, açık olan telefon birden fazla baz istasyonunca tanınır ve bu da sistemde karışıklığa yol açar. Yani uçakta cep telefonu kullanımına izin verilmemesinin bir nedeni de, cep telefonu şebekesinde olacak karışıklıkların önüne geçilmesidir. Bunun da uçuş güvenliği ile bir ilgisi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 2003'te yapılan bir araştırmaya göre her uçuşta kapatılması unutulmuş en az bir telefon kalıyormuş. Eğer cep telefonları uçuş güvenliğini bu kadar tehdit ediyor olsaydı daha fazla uçak kazası olması gerekmez miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Uçaklardaki navigasyon cihazları, uçağa çarpacak bir yıldırımın yaratacağı çok yüksek seviyede elektromanyetik dalgalardan bile etkilenmeyecek kadar iyi izole edilmişlerdir. Cep telefonlarının yaydığı çok düşük güçteki dalgalardan neden etkilensinler ki?&lt;br /&gt;Kısacası cep telefonu kullanımınının uçuş güvenliğini tehdit ettiğini gösteren hiçbir bilimsel araştırma sonucu yok. Ancak bu konuda önemli bilimsel dayanakları olan kuşkular mevcut. Uçuş sırasında cep telefonu kullanımının yasaklanmasının nedeni bu önemli kuşkular.&lt;br /&gt;Bir helikoptere, sonuçları sadece varsayımlara, üstelik gerçekleşmesi Milli Piyango'da büyük ikramiyeyi tutturmaktan da az olasılıkların bir araya gelmesine dayalı bir silahla saldırmak ne kadar akıl kârıdır, ona siz karar verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-9116794560404850558?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/9116794560404850558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/bilime-gore-helikopter-cep-telefonuyla.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/9116794560404850558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/9116794560404850558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/12/bilime-gore-helikopter-cep-telefonuyla.html' title='Bilime göre helikopter cep telefonuyla düşürülemez'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5719875377045490942</id><published>2009-10-21T22:12:00.000+03:00</published><updated>2009-10-21T22:14:35.283+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Şarkı söyleyen kehribar şehir</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 15 yıl önce hazırladığım haftalık teknoloji ekinde 'Evrensel kültür teknolojidir' mottosunu kullanmıştım. Teknoloji o günden bugüne sürekli gelişti. Her geçen yıl yepyeni teknolojileri haber yaptık, gelmekte olan teknolojileri öncesinden duyurduk. Teknolojideki gelişmelere paralel olarak yaşadığımız dünyanın da değiştiğine tanık olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji hep kültürleri yakınlaştırma, farklılıkları törpüleme görevi gördü. Bin yıl önce de öyleydi, bugün de böyle. Teknoloji geliştikçe, bilginin dolaşım hızı da artıyor. Bilginin paylaşım hızındaki hız artışı, yeni bir teknolojinin dünyanın her yerine yayılma hızını da artırıyor. Bu yayılmacılık beraberinde standartlaşmayı da getiriyor. Artık otomobil örneğinde olduğu gibi dünyanın farklı yerlerinde farklı özelliklerde (direksiyonun, park freninin yeri, sinyal lambalarının rengindeki bölgesel kullanım farklılıkları) kullanmıyoruz teknolojiyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak her zaman olduğu gibi madalyonun yine iki yüzü var. Teknoloji sayesinde doğan ve yaygınlaşan evrensel kültürün getirdiği pratik faydalardan ne kadar memnunsam, girdiği her şehri birbirine benzetmesinden, dünyayı monotonlaştırmasından da o kadar mutsuzum.&lt;br /&gt;HP'nin 'Bulut Bilgisayar' konulu yuvarlak masa toplantısı için gittiğim Bristol sokaklarında yaptığım kısa yürüyüşte, bu düşünceler üşüştü kafama. Bristol hala biraz farklı kalabilmeyi başarmış bir şehir dünyanın turistik metropolleriyle karşılaştırıldığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak asıl şaşkınlığı Bristol'den iki günlüğüne geçtiğim Letonya'nın başkenti Riga'da yaşadım. Riga Avrupa'nın ortasında, kendi karakterini korumayı başarmış, kültürünün renklerini grileşmekten uzak tutabilmiş heyecan verici bir şehir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şehir ne kadar güzel, ne kadar otantik, ne kadar egzotik olursa olsun, halkı eğer medeni değilse o şehirden aldığım keyif hiçbir zaman doruklarda dolaşmaz. Riga'nın en büyük avantajı da bu bence; korumayı başardığı farklılıklarını çok medeni, kibar, saygılı, kültürlü ve entellektüel halkının eşliğinde sunuyor olması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riga şarkı söyleyen bir şehir. Riga'nın atmosferinde tınlayan doğal seslerle, suni seslerin harmonisinin yarattığı bir senfoni çalıyor kulaklarınızda sokaklarında dolaşırken. Şehrin ortasından geçen Daugava Nehri'nin şırıltısı, Arnavut kaldırımı döşeli yollarından sükunetle geçen otomobillerin lastiklerden çıkan tıkırtılar, çevredeki ağaçların dalları arasında esen rüzgarın sesi ve kuşların tüm bu ritme eşlik eden hiç susmayan şarkıları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde hapsolan böcek, yaprak ve çiçekleri sonsuza kadar koruyan kehribarlarıyla ünlü Riga'nın, Art Nouveau tarzının hakim olduğu mimari dokusu da sanki bu hiç dinmeyen müziğin içinde kapsüllenerek korunmuş günümüze dek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da belki evlenmeden önce aşklarını şehrin tarihi köprülerine astıkları asma kilitlerle ölümsüzleştiren aşıkların sevgisidir Riga'nın güzelliklerini de ölümsüzleştiren.&lt;br /&gt;Bir Riga efsanesine göre bu köprülerin altından akan nehrin suları Riga'nın tüm tarihine tanık olmuş. Efsane bir gün bir balığın sudan başını çıkartıp, 'Riga artık hazır mı?' diye soracağını söylüyor. Bir gün gidecek olur ve o balık sizi bulursa, 'Hayır' diye cevap vermeniz gerektiğini unutmayın, 'Hayır, Riga hala gelişiyor, hala inşa ediliyor'... Çünkü efsaneye göre, Riga'nın kuruluşu bittiğinde Daugava Nehri'ne gömülecekmiş tamamen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riga'nın sırrı da bu inancın derinliklerinde galiba. Bir yandan geçmişten gelen güzelliklerini korurken, diğer yandan teknolojiyi kullanarak sürekli gelişmesi, hiç durmaması. Keşke biz de teknolojiyi bu şekilde kullanmayı bilebilsek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5719875377045490942?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5719875377045490942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/sark-soyleyen-kehribar-sehir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5719875377045490942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5719875377045490942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/sark-soyleyen-kehribar-sehir.html' title='Şarkı söyleyen kehribar şehir'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5567167400598720282</id><published>2009-10-21T22:10:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T22:15:03.869+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bulut Bilgisayar'/><title type='text'>Yeni trend: Hayatımızı renklendirecek bulutlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;18 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli ülkelerden dokuz gazetecinin davetli olduğu yuvarlak masa toplantısı için Bristol'de, HP laboratuvarlarındayım. Hava İngiltere'de çoğu zaman olduğu gibi bulutlu, puslu ve kasvetli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahtan beri tanıştığım her gazeteci havanın bulutlu olmasından şikayet ediyor ama aslında katılacağımız toplantının konusuna uygun bir atmosfer bu. Toplantıda yaşantımıza girmekte olan yeni teknoloji devriminden, 'Bulut Bilgisayar' kavramını HP perspektifinden dinleyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Bulut Bilgisayar' kavramı için bilgisayar sektöründeki neredeyse her büyük oyuncunun kendi farklı tanımı var. Microsoft'unki örneğin; ofisimizdeki bilgisayarı, dünyanın neresine gidersek sanki yanıbaşımızdaymış gibi kullanabilmemizi öngörüyor. Microsoft tarafından geliştirilen Mesh teknolojisi ile kullandığımız tüm yazılımlar, üzerinde çalıştığımız tüm dosya ve belgeler dünyanın neresinde olursak olalım, İnternet bağlantısına sahip herhangi bir cihazla (İnternet Cafe'deki bilgisayar, arkadaşımızın dizüstü, akıllı bir cep telefonu vs) kullanım için emrimizde oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet'te bir sene önce yayınlanan son yazımı örneğin, Microsoft'un o günlerde deneme aşamasında olan Mesh teknolojisi aracılığıyla yazmıştım. New York'taki otel odamdan, gazetedeki odamda duran bilgisayarımı kullanmış ve onun bina içinde eriştiği tüm yerel servislerden yararlanarak yazımı bitirmiş, sayfaya göndermiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Bulut Bilgisayar' aslında eski ütopik bir kavramın yeni adıyla hayata geçirilmesi. Sun'ın Başkanı Scott McNeally bundan daha 15, 20 yıl önce 'Bilgisayar Ağ'dır' diyerek, her şeyin aslında İnternet üzerinden kullanılabilecek bir servis olduğunu söylüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HP'nin 'Bulut Bilgisayar' tanımı da 'her şeyin bir servis olduğu' ve bu servislerin hepsinin İnternet bulutundan alınabileceği anlayışına dayanıyor. HP'ye göre bulut, her türlü servisi İnternet üzerinden istediğimiz anda, istediğimiz yerden tüketebileceğimiz ve kullandığımız kadar ödeyeceğimiz sanal bir ortam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HP 'Bulut Bilgisayar' devrindeki vizyonunu; ister yukarıdaki bu tanıma uygun olsun, ister endüstrideki diğer oyuncuların tanımına uygun, her türden Bulut Bilgisayar servisi için gerekli teknolojik altyapıyı ve araçları sağlamak, olarak belirlemiş.&lt;br /&gt;Her şeyin bir servis olarak İnternet üzerinden verilebildiği 'Bulut Bilgisayar' dünyası hem birey olarak bizlerin hem de şirketlerin önünde yepyeni ufuklar açıyor. 'Bulut Bilgisayar' kendisi de bir devrim olan İnternet'in evriminin doğal sonucu olan yeni bir devrim hayatımızda.&lt;br /&gt;Google'ın e.posta servisi Gmail, fotoğraf saklama ve paylaşma ağı Snapfish, Amazon'un altyapı servisi EC2, Facebook, Twitter, Friendfeed, bunların hepsi bir süredir kullanmakta olduğumuz 'Bulut Bilgisayar' servislerinden başka bir şey değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulut Bilgisayar, geçen hafta bu sayfada Serbülent Aksayar'ın haberiyle işlediğimiz gibi cep telefonu kullanımımıza da yenilikler getiren ve getirecek bir gelişme. Cepten mikro ödeme, cep bankacılığı ve lokasyon bazlı sosyalleşme yazılımları 'Bulut Bilgisayar'ın cep telefonlarında şimdiden kullanım alanı bulduğu uygulamalar. Bu ve benzeri 'Bulut Bilgisayar' uygulamaları hızla çoğalacak cep telefonlarımızda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulut Bilgisayar en çok da bu servisleri sunacak servis sağlayıcıların önünde önemli fırsat kapıları açıyor. Bristol'deki yuvarlak masa toplantısından ne anladığımı özetlemeye çalışacak olursam; yazılımın, paylaşımın, depolamanın, geliştirme platformunun, kısacası her şeyin bir servis olarak İnternet üzerinden sunulabildiği bir dünyada HP'nin kendini servis sağlayıcıların servis sağlayıcısı gibi konumladığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5567167400598720282?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5567167400598720282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/yeni-trend-hayatmz-renklendirecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5567167400598720282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5567167400598720282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/yeni-trend-hayatmz-renklendirecek.html' title='Yeni trend: Hayatımızı renklendirecek bulutlar'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-6405536357298177245</id><published>2009-10-21T22:08:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T22:15:38.344+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Akdeniz'de tutulan balığın Las Vegas'taki tabağa yolculuğu</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;13 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı restoranları, farklı yemekleri denemekten büyük bir zevk alan yanıma karşılık bir yandan da hayli tutucuyumdur. Farklı ülkelerin farklı mutfaklarını denemekten hiç çekinmem. Buna karşılık yolumun sık düştüğü şehirlerde, her gidişimde mutlaka uğradığım restoranlar vardır. Bunlardan biri de Las Vegas'taki Bartolotta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en lüks otellerinden Wynn'in içindeki bu restoranın özelliği çölün ortasında taze, günlük balık satması. Üstelik öyle okyanus balığı da değil, İtalya'dan gelen Akdeniz balıkları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taze Akdeniz balığını İtalya'da, Fransa'da, hatta Bodrum'da yemek varken Allah'ın çölünde neden yersin ki, diye soruyor olabilirsiniz. Hemen söyleyeyim. Nedeni Şef Paul Bartolotta'nın hünerli ellerinden çıkan lezzetlerin başka yerde bulunamayacak farklılık ve nefasette olması. Buna bir de Nevada Çölü ortasında günlük Akdeniz balığı yemenin egzotikliğini katın, sonra hala inat ediyorsanız yemeyin de yanında yatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartolotta'nın Las Vegas'ta taze Akdeniz balığı sunabilmesinin sırrı üzerinde fazla kafa yormamıştım. Balıklar her gün uçağa konuyor ve Las Vegas'a gönderiliyordu işte... Bu kadar basit olmalıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wired dergisinin son sayısını karıştırırken karşıma çıkan haberi görünce, teknolojiye olan yakınlığıma rağmen işin arka planındaki teknolojilere bugüne kadar kafa yormamış olduğum için kendi kendime kızdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya'da yakalanan deniz ürünlerinin taze taze Las Vegas'taki otelin restoranındaki müşterinin tabağına ulaştırılabilmesi için aralarında 3G'nin de olduğu pek çok yeni teknolojiden yararlanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarış İtalya'daki balıkçının, Bartolotta'nın hünerli ellerinde pişmeye layık olduğunu düşündüğü bir balığı tuttuğu andan itibaren başlıyor. Balıkçı, balığın cep telefonuyla çektiği fotoğrafını 3G bağlantı ile Las Vegas'taki Şef Bartolotta'ya gönderiyor. Bartolotta balığı beğenirse İtalya'daki satın alma ajanına kısa mesaj gönderiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajan Milan'daki balık pazarını dolaşırken Bartolotta ile 3G ve Skype kullanarak sürekli görüntülü görüşme ile iletişim içinde oluyor. Beşinci saat dolarken o gün satın alınacak balıkların hangileri olduğu belirlenmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncı saatte yaklaşık 45 farklı tür deniz ürünü, kabuklular ıslak havlulara, balıklar yağlı kağıda sarılarak paketleniyor. Her kutuda en az bir balığa mikroçipli akıllı etiket takılıyor.&lt;br /&gt;Onuncu saatte ajan, önceden yer ayırttığı birkaç uçuştan hangisinin en erken kalkacağını öğrenerek, şoförüne Milan'daki üç havalimanından hangisini gideceklerini söylüyor.&lt;br /&gt;Uçağın kalktığı 11. saatten Las Vegas'a ineceği 25. saat arasında balıklara takılı mikroçipler her 20 dakikada bir ısıyı kontrol edip, belleklerine kaydediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. saatte Las Vegas Wynn otelin içindeki restoranın mutfak personeli balıklardaki mikroçiplerdeki verileri gözden geçirerek, yol boyunca soğuk zincirinin bozulup bozulmadığını kontrol ederlerken, Şef Bartolotta da tazelik testine gözü, burnu ve parmaklarıyla eşlik ediyor.&lt;br /&gt;33. saatte tüm deniz ürünleri bu kez bir marin biyoloğu tarafından tekrar testten geçiyorlar.&lt;br /&gt;Ve sonunda nefis bir Akdeniz levreği, benimle hemen hemen aynı uzun yoldan gelmiş ama benim gibi uçuş sarhoşu olmadan tabakta masama geliyor. Tabii başka yerde bulamayacağım Bartolotta'nın o gün, o balığa özel hazırladığı eşsiz sosuyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-6405536357298177245?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/6405536357298177245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/akdenizde-tutulan-balgn-las-vegastaki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6405536357298177245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6405536357298177245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/akdenizde-tutulan-balgn-las-vegastaki.html' title='Akdeniz&apos;de tutulan balığın Las Vegas&apos;taki tabağa yolculuğu'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-6585832235070510757</id><published>2009-10-21T22:05:00.003+03:00</published><updated>2009-10-21T22:16:00.028+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hurriyet.com.tr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>Reklamverene enayi diyen kimi haber siteleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;11 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnternet haberciliği nasıl olmalı? Ben de dahil, pek çok gazete yazarı zaman zaman bu soruya cevap arayan yazılara imza attık.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnternet'teki haber sitelerinin, kullanıcı beklentilerine en iyi nasıl cevap verebileceklerini düşündük. Ziyaretçilerinin taleplerini en fazla tatmin edecek yayın modellerinin ne olabileceğine kafa yorduk. Her kafadan ayrı ses çıktı, bir sonuca varamadık.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;En doğru İnternet gazeteciliği modelini ararken kullandığımız temel soru yanlıştı çünkü... İnternet kullanıcısı ne ister, haber sitesi ziyaretçisi ne bekler diye sorduk. Oysa Türkiye'deki İnternet haber sitelerinden en iddialıların okuyucuyu değil, reklamvereni müşteri olarak gördüğünü unuttuk. Ziyaretçilerini tatmin etmeye çalışmak yerine reklamverenin gözünü boyamaya çalıştıklarını düşünmedik.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Belki de tam tersini yapsak, İnternet gazeteciliğinin nasıl olması gerektiğini değil de, nasıl olmaması gerektiğini düşünseydik çok daha somut sonuçlara varabilirdik. İnternet yayıncılığının tam da nasıl olmaması gerektiğinin dünyadaki en iyi örneği burnumuzun dibinde ne de olsa. Öyleyse hadi bir bakalım reklamverenin gözünü boyamak uğruna, ne hokkabazlıklar yapmak gerekiyormuş:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Sitenin ana sayfasında kullanılan haberlerin başlığında bilgi vermek yerine soru soracaksınız. Kapakta ne kadar az haber verir, ne kadar çok soru sorarsanız o kadar makbul olur. Amaç okura haber vermek değil, merakını gıdıklayıp başlığı tıklatmak ve sitede bir sayfa daha açtırmak olmalı. Ziyaretçinin merak edip tıkladığı sorunun cevabını bulup bulmaması da hiç önemli değil karşısında açılacak sayfada. Hatta sorunun cevabının ilerleyen dakikalarda verileceğini ima ederek, ziyaretçiyi tekrar tekrar siteye çekme taktiği de ayrı bir şark kurnazlığıdır acar İnternet gazetecileri için.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Manşetteki soruyu seksi bir fotoğrafla süsleyeceksiniz. Fotoğrafı tıklayan ziyaretçinin karşısına 40-50 fotoğraftan oluşan bir foto-galeri çıkartacaksınız. Manşette kullandığınız seksi fotoğrafı hiçbir ilginçliği olmayan 50 fotoğrafın içine saklayacaksınız. Fotoğrafların küçük birer önizleme görüntülerini sıralayarak ziyaretçinin işini kolaylaştırmak yerine, her fotoğrafa bir numara verip, kullanıcının aradığı fotoğrafı bulabilmek uğruna tek tek her numarayı tıklamasını sağlayacaksınız. Yani ziyaretçinizi, görmek istediği fotoğrafı bulana kadar en az 30-40 sayfaya uğramak zorunda bırakacaksınız. Böylece reklamvereninizin 'banner'ını, aradığı fotoğrafın peşinde koşan kullanıcının bırakın tıklamayı gözünün görmeyeceği onlarca sayfada göstermiş olacak ve her bir fuzuli gösterim için parasını cebinize indireceksiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Saçma sorular ve daha da saçma seçeneklerden oluşan anketleri ana sayfanızdan eksik tutmayacaksınız. Anketleri tahrik edici başlıklarla manşete taşıyacaksınız. Bir kullanıcının birden fazla oy vermesini engelleyecek önlemleri göstermelik yöntemlerle alıp, 'cookie'leri kaldırmayı bilecek kadar İnternet'ten azbuçuk anlayan bir kullanıcının yüzlerce, binlerce kez oy vermesine göz yumarak reklamverenin 'banner'ını, kullanıcının bir saniye bile durmadığı oy verme sayfalarında tekrar tekrar göstereceksiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- İlgi çekici bir köşe yazısı, enteresan bir haber başlığı yakaladığınızda, kullanıcınızı ilgili yazıya ulaşana kadar birkaç lüzumsuz sayfadan geçireceksiniz. Amacınızın ziyaretçinizi aradığı yazıya en kısa yoldan ulaştırarak mutlu etmek olmadığını, reklamvereninizin 'banner'ını en fazla lüzumsuz sayfada göstermek olduğunu unutmayacaksınız.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;- Kapak sayfasını birkaç dakikada bir otomatik olarak tekrar yüklenir kılarak, okurunuz tam bir haberin spotunu okurken sayfanın ekrandan kaybolmasını ve reklamverenin 'banner'larının tekrar gösterilmesini sağlayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunları yaparak İnternet gazeteciliğinin nasıl yapılmaması gerektiğinin en iyi örneklerini verirken, reklamverenin dağıttığı reklam bütçesinden aslan payını kapacağınızdan emin olabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-6585832235070510757?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/6585832235070510757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/reklamverene-enayi-diyen-kimi-haber.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6585832235070510757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6585832235070510757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/reklamverene-enayi-diyen-kimi-haber.html' title='Reklamverene enayi diyen kimi haber siteleri'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8233127166422801472</id><published>2009-10-21T22:01:00.002+03:00</published><updated>2009-10-21T22:05:28.775+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><title type='text'>Genetik gıdaya haramdır fetvası arayanlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;06 Ekim 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyu ve medya tarafından sorgusuz sualsiz, ezbere doğruluğuna inanılan kimi çevreci mitlerle ilgili madalyonun diğer yüzünü aktardığım yazımın ardından gelen olumlu, olumsuz tepkilerden biri de 'Slow Food'culardan geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slow Food, Carlo Petrini tarafından 1980'li yıllarda İtalya'da başlatılmış ve zamanla dünyanın çeşitli ülkelerinde organize olmuş bir hareket. Temel amacı 'fast food' kültürüyle savaşmak olsa da, yöresel üreticiliği önplana çıkartan felsefesinin doğal sonucu olarak genetiği değiştirilmiş gıda ürünlere de karşı bir duruşu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta, çevre bilinci olanların genetik gıdalara da ezbere karşı çıkmaması gerektiğini; genetiğiyle oynanarak çevreye daha az karbon salan ürünlerin geliştirilebileceğini; örneğin genetiğiyle oynanmış pirinçle, atmosfere yılda 50 milyon ton daha az karbon salınabileceğini yazınca, kendilerince haklı nedenlerle itiraz ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya'daki Slow Food, bazı fikirlerine katılmasam da sempatiyle takip ettiğim bir hareket olduğundan Türkiye'deki kollarının neler yaptığını merak edip, bu kollardan birinin liderinin gönderdiği davete de uyarak İnternet'teki tartışma gruplarına katıldım.&lt;br /&gt;Tıpkı dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çok başarılı çalışmaları var. Amacım bu başarılarına gölge düşürmek değil ama tartışma listelerindeki mesajlarda rastladığım bir eylemleri öylesine yanlış ki, eleştirmemek mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik gıdaya karşı açtıkları savaşta Diyanet İşleri'ne başvurarak GDO'ları yasaklatacak bir fetva almaya çalışmışlar. Diyanet'ten bekledikleri fetvayı alamayınca da çeşitli din adamlarının peşine düşmüşler. GDO'larla olan savaşlarında bilim yerine dini inançlardan medet ummaları komik ve uzun vadede tehlikeleri olan bir eylem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim, ulema yarın kalktı GDO'lar haramdır diye fetva verdi ve Slow Food'cular da alkışladılar. Yarın aynı ulema kalkıp 'helal sertifikası' olmayan her türlü besin maddesi haramdır diye fetva vermeye kalkarsa ne yapacaklar, yine alkışlayacaklar mı? Helal sertifikası vermekten rant kazananlara aferin mi diyecekler? Yarının bu ulemasından, bugün haram fermanı dilenmek, ulemanın 'helal gıda' rantını bugünden meşrulaştırmak demek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yazıma gelen olumlu tepkilerden biri ise Sabancı Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü'nde kurulan GDO Bilgi Platformu'ndan geldi. Prof. Selim Çetiner gözetiminde hazırlanan İnternet sitesinde GDO ile ilgili boş inançların bilimsel yanıtları veriliyor. Gücünü fetvadan değil bilimden alan bu bilgiler arasında bakın neler var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İddia: Transgenik ürünler insan sağlığına zararlıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gerçek:&lt;/span&gt; AB üyesi 13 ülkeden 65 bilim adamının katılımıyla yürütülen ve 3.5 yıl süren ENTRANSFOOD projesi, halen üretilip tüketilmekte olan genetiği değiştirilmiş ürünlerin insan sağlığı açısından en az klasik yöntemlerle elde edilen ürünler kadar güvenli olduğunu ortaya koymuştur. (Konig ve ark., 2004; Kuiper ve ark., 2004).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İddia: Transgenik ürünler alerji yapar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gerçek:&lt;/span&gt; Piyasada bulunan hiç bir ürün transgenik içeriği nedeniyle alerjik değildir. Tüm transgenik ürünler piyasaya sürülmeden önce olası alerjik etkilerinin önlenmesi için kapsamlı analizlerden geçmektedir. (Konig ve ark., 2004).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İddia: AB ülkelerinde GDO'lu ürünler yasaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gerçek:&lt;/span&gt; Tamamen bilim adamlarından oluşan Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, GDO'lu ürünlerin bilimsel esaslara dayalı risk değerlendirmesini yapmakla da görevlendirilmiştir. AB'de 1990 yılından bu yana 20 kadar GDO'lu ürüne, üretim ve yem veya gıda olarak tüketim izni verilmiştir (EFSA).&lt;br /&gt;Madalyonun GDO yanlısı yüzü için &lt;a href="http://www.gdobilgiplatformu.net"&gt;www.gdobilgiplatformu.net&lt;/a&gt;, GDO karşıtı yüzü için ise &lt;a href="http://www.gdoyahayir.org"&gt;www.gdoyahayir.org&lt;/a&gt; adreslerini ziyaret edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8233127166422801472?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8233127166422801472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/genetik-gdaya-haramdr-fetvas-arayanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8233127166422801472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8233127166422801472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/genetik-gdaya-haramdr-fetvas-arayanlar.html' title='Genetik gıdaya haramdır fetvası arayanlar'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-4141072941244885759</id><published>2009-10-21T21:57:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T22:01:11.465+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>İnternet'in demosunu izledik şimdi reklamlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;04 Ekim 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu sütundaki kimi yazılarımı, İnternet'in de sağladığı olanaklarla sizlerle birlikte yazıyoruz. Temelde yepyeni bir model değil tabii. Bazı köşe yazarları taa eskiden okur mektupları, sonrasında e.posta mesajları ve yeni yeni de Twitter mesajlaşmalarıyla benzer yazılar yazıyorlardı. Bizimkisinin orijinalliği kullandığımız aracın farklılığı ve bu aracı yenilikçi kullanış biçimimizden kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harf kısıtlaması olmadan yazma imkanı veren Friendfeed'de açtığım friendfeed.com/yurtsan adresinde aklıma gelen bazı yazı konularını ortaya atıyorum. Sayfanın takipçileri de bu konu hakkındaki fikirlerini yazıyorlar. Karşılıklı fikir alışverişlerimizin sonunda ortaklaşa yarattığımız bir yazı çıkıyor ortaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta ortaya attığım "İnternet gazetelerinin paralı olması" tartışması yoğun bir ilgi gördü. Bu kısıtlı alanda hepsine yer vermeme ne yazık ki olanak yok. Mümkün olduğunca fazla fikre yer verebilmek adına, aralara sadece kısa kısa girerek özetlemeye çalışayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uğur Özmen,&lt;/span&gt; "Gazeteler 'malumat' veriyor", diyor ve benim de sık sık yaptığım gibi veri-malumat-bilgi kavramları arasındaki nüanslara dikkat çekiyor. "Bilgi'nin bile ücretsiz olmaya yöneldiği bir yolda, malumat'ın paralı olması için ciddi bir farklılık yaratılması gerek. Aksi takdirde, birbirinin aynı malumatı almak için para ödenmeyecek ve malumat bedava olmak zorunda kalacak", diyerek geçen haftaki yazımdaki fikirlerle aynı sonuca varıyor (Yorumunu yazım yayınlanmadan önce göndermiş. Yani aklın yolunun bir olduğu gibi bir durum söz konusu). Ve yüzde yüz doğru bir noktaya daha parmak basıyor, "Hatta, 'beni okuyun, üzerine para kazanın' diyen modellerin olacağını düşünüyorum".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Orkun Öztürk&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Zafer Yılmaz&lt;/span&gt; da İnternet gazetelerinin ancak birbirlerinin veremeyeceği farklı içerikleri vererek paralı olabilecekleri konusunda birleşiyorlar.&lt;br /&gt;Enver ALTIN, konuya video görüntülerin kullanım şekliyle farklı bir boyut getirmiş. "Bir televizyon haber bülteni hayal edin ama spiker sırası önceden belirlenmiş haberleri değil sizin istediğinizi okusun", diyor. Yakın gelecekte yaygın örneklerini göreceğimizden eminim. Hatta şimdiden bile bazı örnekleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yakup Bayrak&lt;/span&gt;, "Türkiye'de hangi gazete satış geliriyle ayakta kalabiliyor ki İnternet üzerinden elde edeceği gelirle yoluna devam edebilsin?" sorusunu atmış ortaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mustafa Özcan&lt;/span&gt; tersini düşünüyor, "Şimdiye kadar İnternet'in demosunu izledik", diyor, "Bir süre daha izleyeceğiz. Ancak, bir süre sonra, herşeyin bir bedeli deyip ücretlendirme başlayacaktır".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Murat Güzel&lt;/span&gt;'in yorumu ise &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mustafa Özcan'&lt;/span&gt;a yanıt gibi, "İnternet'te gazete var da ben mi göremiyorum acaba :) İnternet yayıncılığı ile İnternet gazeteciliğini ne zaman ayırabilirsek, o zaman bu paralı içerik kısmı üzerinde fikirler yürütülebilir. Ve evet, ben paralı içeriğe para ödeyebilirim tabi ama kimse ayrıca her sabah gazete almamı engelleyemez".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cem Argun&lt;/span&gt; ise tamamen katıldığım yorumuyla noktayı demeyeyim hadi ama noktalı virgülü koymuş konuya, "Devir değişmişken, ancak İnternet'ten para kazanmayı bilmeyen ve beceremeyenler içeriği ücretli yapmaya kalkar ve büyük batarlar"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;29 Eylül 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-4141072941244885759?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/4141072941244885759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/internetin-demosunu-izledik-simdi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4141072941244885759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4141072941244885759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/10/internetin-demosunu-izledik-simdi.html' title='İnternet&apos;in demosunu izledik şimdi reklamlar'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-4409536717893059647</id><published>2009-09-30T22:03:00.004+03:00</published><updated>2009-09-30T22:06:14.943+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><title type='text'>Çevreci mitleri: Cip, genetik, organik gıda, Küresel Isınma</title><content type='html'>&lt;p style="font-family: courier new;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;29 Eylül 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Ömer Madra, Fatih Altaylı'yı büyük motorlu otomobiller kullanarak atmosfere fazla karbon salarak çevreyi kirlettiği için eleştirmiş.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Fatih Altaylı da köşesinden kendini savunmuş. Ömer Madra ve diğer çevrecilerin elektrikli otomobilleri savunma gerekçelerini eleştirmiş.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;'Doğru', demiş Altaylı, 'Elektrikli otomobiller kent içinde egzoz gazı salmıyor ve bu açıdan yararlılar ama küresel ısınma konusunda diğer otomobillerden pek bir farkları yok. Çünkü sonuçta onlar da bir enerji tüketiyorlar ve bu enerji bir yerlerde üretiliyor. (...) Hidroelektrik ve rüzgar santralları dışında kalanların tamamı, çevrecilerin karşı olduğu 'atıklar' üretiyorlar'.&lt;br /&gt;Fatih Altaylı haklı. Üstelik çevrecilik klişesi olarak cip kullananları eleştirenlerin cip sahiplerini otomobillerini satıp çevreci otomobil al diyenlerin yanıldıkları bir konu daha var.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en çevreci otomobillerinden biri olarak bilinen Toyota Prius, tam bir benzin canavarı olan Hummer'a göre atmosfere kat kat daha az karbon salıyor. Doğru...&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Ancak tek bir Prius'un üretimi sırasında tek bir Hummer'a göre atmosfere çok daha fazla karbon salındığını biliyor muydunuz?&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Prius'un elektrik aküsünde 14 kilo nikel kullanılıyor. Bu da tek bir Prius'un üretimi için harcanan enerjinin 113 milyon Btu gibi çok yüksek bir miktara çıkmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Benzinli bir otomobil, 1 litre benzin yaktığında 30 bin Btu enerji harcıyor. Bir başka deyişle dünyanın en çevreci otomobillerinden biri olan Prius'u satın aldığınızda daha yola çıkmadan atmosferi benzinli bir otomobille 160 bin kilometre yol yapıp, 4 bin litre benzin yakmış kadar kirletmiş oluyorsunuz.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Kısacası 'Küresel Isınma'yı önlemek için cibini sat, elektrikli bir otomobil al' demek dayanaksız bir çevreci klişesinden başka bir şey değil.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Küresel Isınma ve çevrecilik klişeleri ciplerle sınırla da değil. Wired dergisinin eski sayılarından birinde 'ezbere çevrecilerin' basmakalıp dayanaksız mitlerinin ipliği pazara çıkarılmıştı.&lt;br /&gt;Örneğin hani Kyoto Protokolü diye kopartılan kıyametin de içyüzü kamuoyunda yaratılan inançtan çok farklı.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Kyoto Protokolü tam olarak uygulansa bile Küresel Isınma'yı sadece 6,5 gün eretleyecek. Dahası Kyoto Protokolü aslında emperyalizmin yeni postundan başka bir şey değil. Protokol,  atmosfere daha fazla karbon salan sanayileşmiş ülkelerin, daha az üretim yaptığı için daha az karbon salan gelişmemiş olan ülkelerin karbon salma kotasını satın alabilmesini öngörüyor. Yani protokol, gelişmemiş ülkelerin sanayileşme hakkının gelişmiş ülkelerce satın alınabilmesini öngören bir gözboyamadan ibaret.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Bir başka çevreci miti ise organik yiyeceklerin çevreye yararı ve genetik gıdaların zararı ile ilgili. Çevreyi korumak isteyenlerin mitin öngördüğünün tam tersine organik yiyeceklerden uzak durması, genetik gıda üretimini desteklemesi gerek. Organik ürünlerin yetiştirilmesi sırasında, organik olmayanlara göre atmosfere çok daha fazla karbon salınıyor. Öte yandan çevre bilinci olanlaran genetik gıdalara da karşı çıkmaması gerekiyor. Genetiğiyle oynayarak ürünlerin atmosfere daha az karbon salması sağlanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Genetiğiyle olnanmış pirinçle örneğin, yılda 50 milyon ton daha az karbon salınabilir atmosfere.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;Mitlerin sonu yok. Ve bu saydığım argümanlar da tıpkı ezbere çevrecilerce yayılan argümanlar gibi tek taraflı. Önemli olan her zaman madalyonun bize pompalanan tek yüzüne bakarak değil, iki yüzüne birden bakarak karar vermek.&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new; font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-4409536717893059647?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/4409536717893059647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/cevreci-mitleri-cip-genetik-organik-gda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4409536717893059647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4409536717893059647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/cevreci-mitleri-cip-genetik-organik-gda.html' title='Çevreci mitleri: Cip, genetik, organik gıda, Küresel Isınma'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-1816089565305128526</id><published>2009-09-28T23:43:00.001+03:00</published><updated>2009-09-30T21:56:41.841+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İsmail Küçükkaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serdar Turgut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>Twitter ile New York seyahati</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;27 Eylül 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Twitter'a en son "Benim için ağlama Türkiye" notunu bırakıp, 24 saatten fazla yazmayınca Serdar Turgut için endişelenmeye başlamıştım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Biliyorsunuz, İsmail Küçükkaya ve Serdar Turgut haftabaşından beri NY'taydılar. İsmail Küçükkaya Başbakan Erdoğan'ı takip ederken, Serdar Turgut az parayla NY'da yaşamak gibi tehlikeli ve işkenceli bir deneyimin içine atmıştı kendini.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Serdar Turgut için endişelenmekte haklıymışım. Dört dolarlık yemek bütçeleriyle günlerce süründükten sonra İsmail Küçükkaya'nın iyi bir restoranda yemek davetinin çekiciliğine kapılmış. Kaldığı evsiz sığınağından bozma otelinde yıkanıp, paklanıp yola düşmüş. Gerçi odasında banyo olup olmadığını yazmamış. Yıllar önce banyoların ortak kullanıldığı bir otelde kalmıştım NY'ta. Bir hafta duş almasan, bu ortak banyolarda duş almaya kalktığından daha temiz ve steril kalırsın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Serdar Turgut banyolu bir odada kalıyor da bizi kendine haksız yere acındırıyorsa bilemem ama eğer bu ortak banyolardan birinde duş alıp İsmail Küçükkaya ile yemeğe çıktıysa, patronumuz Mehmet Emin Karamehmet, AKŞAM'a yedek bir yayın yönetmeni ve usta yazar aramaya başlasa iyi olur (Her iki pozisyon için tekliflere açığım bu arada).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Neyse garibim Serdar Turgut çok iyi bir restorana gideceğim hayaliyle yanıp tutuşurken kendini Nobu'da bulmuş. Gerçi günlerce Lübnanlı, Cezayirli, Filistinli sokak satıcılarının tükürük kebaplarından (bizim tükürük köftesinin NY versiyonu) sonra Nobu'nun nefis yemekleri de ilaç gibi gelmiştir. İsmail Küçükkaya'ya e.posta ile gönderdiğim tavsiye listesindeki restoranlardan birine denk gelmiş olsaydı geçireceği lezzet şokuyla belki de tat alma duyusunda kalıcı hasar oluşabilirdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Serdar Turgut'un ucuza NY deneyimini duyunca, NY'u benden çok daha iyi biliyor olmasına rağmen Twitter aracılığıyla ucuza iyi yemek yenebilecek bir, iki yeni yer tavsiye edeyim dedim. Yemek bütçesinin 4-6 dolar olduğunu öğrenince önce pes ettim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Sonra masamda duran Zagat'ın Dünyanın En İyi Restoranları kitabına takıldı gözüm. Serdar Turgut belki NY'u benden daha iyi biliyor olabilir ama ben de teknolojiyi kullanma konusunda onunla aşık atarım. Reyting meraklısı bu Amerikalılar mutlaka evsizler için de bir rehber yapmışlardır deyip İnternet'te araştırmaya başladım. Ne de olsa Serdar Turgut'un yemek bütçesi ancak "homeless"larla yiyebilmesine olanak verecek kadardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Haklıymışım. Gerçekten de evsizler için yemek yeme rehberi varmış İnternet'te. Şu teknoloji nelere kadir, İstanbul'da oturduğum koltuktan NY'lu evsizler için en lezzetli yemekleri bedavaya veren evsiz sığınaklarının listesini inceleyip, Serdar Turgut için mekan beğenmeye çalışıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;En iyi beleş yemeğin Little Italy civarındaki bir Bowery sığınağında servis edildiğini böylece keşfettim. Serdar Turgut'a Twitter'dan hemen ilettim adresini.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Öte yandan daha önce yapmış olduğum Zabar's tavsiyeme neden itibar etmedi anlamış değilim. Zabar's dünyanın en zengin peynir çeşidini sunan, gurme şarküterisi. 100 gram Raw Milk Morbier peynirini 4 dolara alıp, 50 cent'lik taze ekmeğin arasında, 1 dolarlık 1 litre Japon birasıyla toplam 5.5 dolara, bütçesini zorlamadan bir ziyafet çekebilirdi Central Park'ta kendine.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İşte bunun için Twitter yerine Friendfeed'i tercih ediyorum. Twitter'ın 140 harflik sınırlamasıyla tavsiyenizi bile yeterince anlatamıyorsunuz ki. Oysa Friendfeed'de her şey çok daha kolay.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;friendfeed.com/yurtsan adresinde açtığım "İnternet Gazeteleri Ücretsiz Olabilir mi" başlığının altına yaptığınız katkılar da birikti bu arada. Haftaya sıra yine bu konuda...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-1816089565305128526?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/1816089565305128526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/twitter-ile-new-york-seyahati.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1816089565305128526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1816089565305128526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/twitter-ile-new-york-seyahati.html' title='Twitter ile New York seyahati'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-6591796486987685862</id><published>2009-09-28T23:42:00.001+03:00</published><updated>2009-09-30T21:58:53.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>Ücretli İnternet gazetesi boş bir hayal</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20 Eylül 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Medya patronu Rupert Murdoch, bir yıl içinde tüm gazete ve televizyonlarının İnternet sitelerini paralı yapma hedefini açıklayınca bize de dert oldu, Türk gazetelerinin İnternet versiyonları nasıl paralı olacak tartışmaya başladık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Oysa Türk basınının, Türk medyasının en son derdi herhalde, İnternet versiyonlarının paralı mı parasız mı olacağı. Bir kere İnternet yayıncılığı Türkiye'de henüz emekleme döneminde. İnternet yayıncılığına Türkiye'de ne ciddi bir yatırım yapan var ne de kafa yoran... Türkiye'nin en çok ziyaret edilen, en iddialı haber sitelerinin haline bir bakın. Kısıtlı olanaklarla, iyi niyetle çabalayanları tenzih ederim, hangisinin sunduğu hangi içeriğe erişmek için beş kuruş veren tek bir kişi çıkar?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Alexa'nın kıytırık ölçümleme sisteminde bir sıra yukarı çıkmak için başvurulan hokkabazlıkları mı parayla satmayı düşünüyorlar İnternet kullanıcılarına? Kapağa seksi bir fotoğraf koyup, tıklandığında açılan 50 fotoğraflık Foto-Galeri'nin içine sakladıkları fotoğraf için mi para isteyecekler ziyaretçilerinden? Yoksa manşete koydukları meraklandırıcı sorulara tıklatıp, o sayfadan bu sayfaya dolaştırma kurnazlıklarına mı para vermesini bekliyorlar okurlarının?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Öte yandan İnternet yayıncılığının başarılı rekabetinden bunalan Murdoch'un kaygılarını da anlıyorum. Reklam pastasının her yıl daha büyük bir dilimini İnternet'le paylaşmaktan, okurların her yıl daha büyük bir bölümünü İnternet sitelerine kaptırmaktan bunalmış, çareyi gazetelerinin, televizyonlarının sitelerini paralı yapmakta arıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Gerçi dediği gibi yapmayı başarırsa, beklediği sonucu alamayacak. İnternet yayıncılığının rekabetinden bunalan basılı gazetelerin kurtuluşu paralı İnternet versiyonlarında araması beyhude. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İş ekonomisinin temel kuralıdır. Marjinal maliyeti sıfır olan ürünler ancak çok özel durumlarda parayla satılabilirler. Bir ürünün maliyeti ister bir adet, ister bir milyon adet tüketilse de aynı kalıyorsa, o ürünün marjinal maliyeti sıfır demektir. Basılı gazetenin marjinal maliyeti örneğin sıfır değildir. Satılan her gazetenin kağıt, baskı, mürekkep ve dağıtım maliyeti vardır. Bir gazete ne kadar çok satarsa, bu maliyetleri de o denli artar. Televizyon yayınlarının ise marjinal maliyeti sıfırdır. Bir programın yapım maliyeti sabittir. O programı ister bir kişi ister milyon kişi izlesin maliyeti artmaz ya da azalmaz. Gazetelerin parayla, televizyon kanallarının ise bedava izlenebilmesinin nedeni budur. TV kanalları parayı izleyicilerinden değil, reklamverenlerinden kazanırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İnternet'te de durum aynı. Hatta İnternet'te paralı yayın yapmak, televizonda ücretli yayın yapmaktan çok daha zor. Nedeni İnternet yayıncılığının sabit giderlerinin de çok düşük olması. İsteyen her kişinin kendi İnternet yayınını fazla bir yatırıma gerek duymadan, neredeyse sıfır maliyetle yapabilmesi. Dolayısıyla Murdoch eğer tüm gazetelerinin, tüm televizyonlarının İnternet versiyonlarını paralı yapmaya kalkışacak olursa, başkalarının veremeyeceği kalitede bir içerik sunması gerekecektir. Bu da herkesin içerik üretebildiği İnternet ortamında çok zor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Konuyu okurlarla tartıştığımız friendfeed.com/yurtsan sayfasındaki platforma yazan Ömer Ekinci, "Gazeteleri paralı yapmanın ucuna katma değerli servisler eklenebilirse, bu model çalışabilir diye düşünüyorum", demiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Haklı. Sinema kanallarının, maç yayınlarının paralı yapılabildiği televizyon yayıncılığında olduğu gibi başkasının veremeyeceği içeriği verebilen sitelerin paralı olması İnternet'te de mümkün. Ancak bunlar çok kısıtlı alanlar. İnternet yayınlarının çok büyük bir yüzdesi ücretsiz olmaya mahkum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Medya patronları İnternet çağında ayakta kalmak istiyorlarsa, yayınları paralı yapmayı hedeflemek gibi boş işlerle uğraşacaklarına, reklam gelirlerini artırmanın, İnternet reklamcılığını daha etkili hale getirmenin yollarını arasalar hepimiz için çok daha hayırlı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-6591796486987685862?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/6591796486987685862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/ucretli-internet-gazetesi-bos-bir-hayal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6591796486987685862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/6591796486987685862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/ucretli-internet-gazetesi-bos-bir-hayal.html' title='Ücretli İnternet gazetesi boş bir hayal'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7594074276680600997</id><published>2009-09-28T23:39:00.001+03:00</published><updated>2009-09-30T21:59:40.508+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İstanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><title type='text'>Şamar oğlanı: Küresel Isınma</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;/span&gt;13 Eylül 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Aşırı da olsa alt tarafı bir sağanak yağmurun ardından 40 kişinin ölmesinin kabahati küresel ısınmaya çıkarıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Vali Muammer Güler de, Başbakan Tayyip Erdoğan da Küresel Isınma diyor, başka bir şey demiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İstanbul'un yönetimini üstlenenler iki yıl önce yaşadığımız kuraklığa bağlı susuzluğun sorumluluğunu da küresel ısınmaya bağlıyorlardı. Kuraklığın da sağanağın da nedeni küresel ısınma, bu nasıl iş?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İşin daha da enteresan yanı, yaşanan yağmur felaketinin sorumluluğunu Küresel Isınmaya atanları bugün eleştiren medya, iki yıl önceki dönemsel kuraklık boyunca "Küresel Isınma"yı kendi dilinden düşürmüyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Peki şimdi ne oldu da suçu Küresel Isınma'ya atmak birden tu kaka oluverdi? İki yıl önceki kuraklık sırasında yaşanan susuzluğun sorumluluğu 15 yıl boyunca İstanbul'un su ihtiyacını karşılamaya yönelik tek bir majör projeyi hayata geçirmemiş olanlarda değil Küresel Isınma'daydı da, Ayazma deresi 15 yıl sonra ikinci kez taştığında neden kimse sorumlunun Küresel Isınma olduğuna inanmıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Nedenini söyleyeyim... Acı ama gerçek... Sıradan bir sağanak yağmurun ardından 40 canın feda olmasının ardındaki nedenle aynı. Susuzluğun da, yağmura 40 can vermenin de, hem kuraklığın hem aşırı sağnak yağışın sorumlusunun Küresel Isınma olduğunu iddia etmenin de nedeni aynı. Sorumlu Küresel Isınma filan değil Yöresel Cehalet, bu kadar basit.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İlkel bir kabile için teknoloji sihir gibidir. Otomobil kendi kendine gidiyorsa, demir kuş uçuyorsa içinde cin olmalıdır. Fotoğraf makinesi, fotoğrafı çekilen kişinin ruhunu içine hapsediyordur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Biraz daha eğitimlisi, yarı entelektüeli; ısı olmadan pişiren mikrodalga fırının yemeğin moleküllerini değiştirdiğine, cep telefonu vericilerinin radyasyon yaydığına inanır. Cep telefonlarının otomobillerin, otoüslerin ABS fren sistemlerini kilitlediğine inananlar bile çıkar bunlar arasından.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Kurak geçen bir yazı Küresel Isınma ile bağdaştıran düz mantıkla kışın dondurma yemek zararlıdır düz mantığı aynıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Oysa kuraklık kadar aşırı yağışların nedeni de Küresel Isınma olabilir. Küresel Isınma dünyanın her yerinde, her an kuraklık yaşanacak demek değil. Küresel Isınma iklimlerin dengesinin bozulması, dolayısıyla hava durumunun kararsızlaşması demek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Böyle bakınca kuraklık kadar sellerin sorumluluğunu Küresel Isınma'ya yıkmaya çalışanlar haklı olabilirmiş gibi geliyor değil mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Değil. Küresel Isınma'nın ne iki sene önceki kuraklıkla, ne de bu son yağışlarla ilgisi var.  Tüm bu meteorolojik olayların nedeni Küresel Isınma değil doğal iklimsel döngüler. Küresel Isınma'nın hissedilebilir etkilerini ısınma devam ederse bundan ancak yirmi, otuz yıl sonra hissedebileceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Küresel Isınma da çok önemli tabii ama bizim şu anda acilen savaşmaya başlamamız gereken çok daha acil bir sorunumuz var. O da Yöresel Cehalet.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bu Yöresel Cehalet'ten kurtulabilmenin tek kestirme yolu ise Küresel Isınma'ya takılmak filan değil. Küresel Isınma'nın vebali atmosfere aşırı miktarda karbon salan gelişmiş ülkelerin boynuna. Biz önce Yöresel Cehalet'imizden kurtulabilmek için Evrensel Kültür'den yani teknolojiden nasıl yararlanabiliriz ona bakalım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Uzakdoğu dövüş sanatlarının büyük çoğunluğu rakibin gücünü kendisine karşı kullanmaya dayanır. Teknoloji üretmiyoruz sadece tüketiyoruz diye gocunmanın faydası yok. Önce alemin geliştirdiği teknolojiyi doğru ve verimli kullanmayı bilelim, yeni teknolojiler üretmek ardından otomatik gelecektir. Teknolojiyi doğru kullanamadığımız sürece daha çok sel suları altında boğulmaya devam ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7594074276680600997?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7594074276680600997/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/samar-oglan-kuresel-isnma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7594074276680600997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7594074276680600997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/samar-oglan-kuresel-isnma.html' title='Şamar oğlanı: Küresel Isınma'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8148926926060635417</id><published>2009-09-27T16:00:00.002+03:00</published><updated>2009-09-30T21:58:07.577+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnternet'/><title type='text'>Müşteri Çıldırtma Merkezleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6 Eylül 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okur katkılarıyla yazılan köşe yazıları denemesi iyi gidiyor. Okurlarla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;friendfeed.com/yurtsan&lt;/span&gt; adresinde buluşup, yazı konusu üzerinde fikir ve bilgilerimizi paylaşıp, bu köşeyi birlikte yaratıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köşe yazarlarının yeni oyuncağı Twitter yerine Friendfeed’i seçmemin nedeni mesajlara karakter kısıtlaması getirmemesi. Twitter’ın aksine Friendfeed’de istediğiniz uzunlukta mesaj gönderebiliyorsunuz, üstelik isterseniz mesajınız Twitter’daki sayfanıza da otomatik gidiyor. Bu özelliği nedeniyle de okurlarla birlikte yazma denemesine çok daha uygun bir altyapı sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen haftaki yazımızda, “teknoloji kullanmaya meraklı, yeni teknolojileri hızlı ve verimli bir biçimde kullanmaya yatkın bir toplum olduğumuz yaygın inancının”, ne derecede doğru olduğunu sorgulamıştık. Konu öyle bir, iki yazıda bitirecek bir konu değil. Bu hafta da konunun bir başka boyutunu sorguladık. Hızla benimsediğimiz ve yaygın bir biçimde kullandığımız Çağrı Merkezleri teknolojisini doğru kullanıp kullanmadığımızı tartıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hafta önce Bodrum’a gidecektim. Zamanında kullanmadığım için hep yaktığım THY ödül millerini kullanmaya karar verdim. İnternet sitelerine girip, daha fazla mile mal olan yer garantili ödül bilet almaya çalıştım. THY bu uygulamasında, iki katı mil harcama koşuluyla uçakta yer olduğu sürece bilet vermeyi taahüt ediyor. Gelin görün ki parayla satın almaya kalktığınızda uçakta yer olduğunu gösteren THY İnternet sitesi, bu yerleri mille almaya kalktığınızda yer yok diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşimi İnternet teknolojisini kullanarak halledemeyince, Çağrı Merkezi teknolojisiyle halledeyim dedim. Yok oraya tuşla, yok buraya tuşla aşamalarını başarıyla geçip, telefon faturamı bir hayli kabarttıktan sonra müşteri temsilcisine ulaşmayı başardım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da uçakta yer yok demez mi? Nasıl olur satın almaya çalışınca uçak bomboş görünüyor, diye itiraz edince teslim oldu, yok denilen koltuklar bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun işlemler sonrasında, ödememi alıp biletimi kesebilmek için sesli otomatik yanıt sistemine bağladı. Sesli otomatik yanıt sistemi bir türlü düzgün çalışmadı. Pin pon topu gibi bir sisteme bir temsilciye bağlanıp durdum. Yaklaşık 45 dakika böyle geçtikten sonra, sistem bozuk tekrar arayın deyip işin içinden çıktılar. İki saat sonra tekrar aradığımda, sistem yine çalışmıyordu. Tekrar arayın dediler. İşlemimi o gün tamamlayamazsam rezervasyonumun da yanacağını, tüm işlemleri tekrarlamam gerekeceğini eklemeyi de ihmal etmediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem sistem çalışmıyor, bunun manüel bir yedek sistemi olmalı. Teknoloji bu. Ne kadar ileri olsa da kusursuz çalışmıyor. Bazen iflas ediyor. Bu gibi durumları önceden görüp, önlemini almak gerekiyor. Sistemin çöktüğü zamanlarda devreye sokulmak üzere manüel çalışan bir yedek işleyiş tasarlamak çok mu zor? Değil ama düşünen yok. Teknolojiye yatırım yapmışlar, yeter daha ne istiyorsunuz? İlla çalışacak o sistem ama çalışmıyor işte… O zaman da müşteri memnuniyeti için kurduğun sistemler müşteri çıldırtma merkezlerine dönüşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;friendfeed.com/yurtsan adresine haftaya bu köşede yayınlanmak üzere, diğer teknolojileri (örneğin kredi kartı pos makinesi, İnternet, bilgisayar, alarm sistemleri vs) nasıl kullandığımızla ilgili deneyim, gözlem ve fikirlerinizi bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8148926926060635417?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8148926926060635417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/musteri-cldrtma-merkezleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8148926926060635417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8148926926060635417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/musteri-cldrtma-merkezleri.html' title='Müşteri Çıldırtma Merkezleri'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8052217386762116949</id><published>2009-09-27T15:56:00.001+03:00</published><updated>2009-09-27T16:00:15.425+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MIT'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wired'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aydogan Ozcan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk medyası'/><title type='text'>Türk için iş biliş bilişimden önemli</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;30 Ağustos 2009 - Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;“Türkler yeni teknolojilere meraklıdır ve hemen adapte olur, iyi kullanırlar”. Teknoloji ile ilgili çok sık kullanılan klişelerdendir. Bir diğeri, daha sık kullanılanı ise “Türkiye’de teknoloji üretimine önem verilmiyor, teknolojiyi üretmekten çok tüketmeyi biliyoruz” klişesidir. Peki acaba gerçekten öyle mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Geçen hafta iki Türk, iki saygın ABD dergisinde yayınlanan iki farklı listede dünyanın en iyileri arasında gösterildiler. Güler Sabancı, Forbes dergisinin Dünyanın En Güçlü 100 Kadını listesine 27. Sıradan girmeyi başardı. Prof. Aydoğan Özcan ise MIT Technlogy Review dergisinin Yılın 35 Genç Mucidi listesine girdi. Güler Sabancı’nın başarısı tüm gazetelerimizce kapaktan haber yapılırken, Aydoğan Özcan’ın büyük başarısına yüz veren kimse çıkmadı medyamızdan. Bir tek biz AKŞAM’da, yine bu sayfalarda manşet yaptık Prof. Özcan’ın başarısını. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Medyamızın bir iş kadınının başarısını bu kadar büyütürken, bir bilim adamımızın başarısını görmemezlikten gelmesinin nedenini anlamak, toplum olarak teknolojiyle olan ilişkimizin doğasını tanımlamak için önemli. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Acaba yazının başında değindiğim ilk önermenin aksine Türkler teknolojiye hiç ilgi duymuyorlar da, gazetelerimiz teknoloji haberlerine bu nedenle mi hiç önem vermiyorlar? Yoksa toplum olarak yeni teknolojilere büyük merak duyuyoruz ama medya mı görmekten aciz bu merakı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;15 yıldır günlük gazetelerin teknoloji sayfaları, bölümleri, eklerini yöneten bir gazeteci olarak edindiğim izlenim okurların teknolojiyle ilgili haberlere çok büyük ilgi duyduğu yönünde. Gazetelerimizin genelde teknoloji haberlerinden uzak durmasının nedeni medyadaki yöneticilerin büyük bölümünün teknolojiye uzak duran kişiler olması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Peki acaba toplum olarak teknolojiye olan merakımız, yeni teknolojileri tüketmeye olan bir ilgiden mi ibaret? Teknoloji üretmeye de yakın bir toplum muyuz? Ya da üretmeyi şimdilik bir kenara koyalım, teknolojiyi tüketirken ondan en iyi şekilde yararlanmayı biliyor muyuz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Friendfeed.com/yurtsan adresindeki, köşe yazılarını birlikte yazma atölyemizde bu hafta bunu tartıştık. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Yusuf Güzel: İyi kullanma değil de verimli kullanma konusu tartışılmalı bence. "Elleme bozacaksın"larla büyüdüm ben. Eve ya da akrabalardan birine teknolojik bi alet gelse koşar kurulurdum başına acaba neleri neleri varmış diye. Sonra öğrenir söylerdim şu şu özellikleri varmış falan, hıhı der geçer o özellikleri kullanmazlardı hiç. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Vadi Efe: Teknolojiye erişim çok fakat genele yaydığımızda verimli bir kullanımı olduğunu düşünmüyorum. Daha çok toplumda eksikliği hissedilen konularda tatmin aracı olarak kullanılıyor: Sosyalleşme, kaynaşma… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Harun (nikita): ATM'lerden ve İnternet’ten şubelerde yapabileceğiniz neredeyse her şeyi yapma imkanınız varken basit bir fatura ödemesi ya da havale için şubelerin hâlâ dolup taştığını görüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Handan Aybars: Teknolojiye kolay adapte oluyoruz bu gerçek. Ama maalesef en kısa zamanda bir boşluk noktasını, basit bir tarafını, ahlaksız bir yönünü de buluyoruz. İnternet’i kullanmaktan kasıt facebook ve msn hesabı ile sınırlı. http://friendfeed.com/haybars&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Uğur Özmen: KOBİ'ler ofis programları dışında teknoloji kullanmıyor. Muhasebe yazılımları bile yüzde 100’ü kapsamış değil. Ancak büyük firmaların satıcıları iseler, onların zorlaması ile ERP kullanmak zorunda kalıyorlar. Aksi takdirde, kendi "alan adı" bile olmayanlar çoğunlukta. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Konu çok derin ve daha çok su kaldıracağa benziyor. Bu yazıyla bitirecek gibi değil, daha birkaç yazıyı bu konuya ayırabilirmişiz gibi geliyor bana. Şimdilik birkaç “okur/yazar” katkısından alıntı yapmakla yetindim. Henüz aramıza katılmadıysanız sizi de fikirlerinzle friendfeed.com/yurtsan adresine bekliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8052217386762116949?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8052217386762116949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/turk-icin-is-bilis-bilisimden-onemli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8052217386762116949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8052217386762116949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/turk-icin-is-bilis-bilisimden-onemli.html' title='Türk için iş biliş bilişimden önemli'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-4245368404788854275</id><published>2009-09-27T10:43:00.003+03:00</published><updated>2009-09-27T10:48:14.189+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekrem Dumanlı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fatih Altaylı. Selahattin Duman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serdar Turgut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ertuğrul Özkök'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fehmi Koru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Hakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Altan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Engin Ardıç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oktya Ekşi'/><title type='text'>Medya teknolojiyle nasıl kurtulur</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;&lt;/span&gt;23 Ağustos 2009 - Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Teknolojinin medyaya olan etkisi son günlerin sıcak konusu malumunuz. Kimi teknoloji medyayı vezir, kimi rezil ediyor diyor. Peki acaba basının renkli kalemleri teknolojiyi kullanarak, çizmekte oldukları karakterleri nasıl geliştirirlerdi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ertuğrul Özkök örneğin, teknolojiyi iPod'undan Fatiha okutacak ve bunu yazı konusu yapacak kadar iyi ve etkili kullanıyor, biliyoruz. Peki çok sevdiği iPod’unu yazılarına renk katmak için daha nasıl kullanabilirdi? Belki de yazılarını otomatik Kürtçe'ye çevirip PodCast'e gönderen bir yazılım kullanır ve Kürt açılımına bu şekilde bir katkıda bulunurdu…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Serdar Turgut cep telefonuna çalışacak Java ile geliştirilmiş bir kronometre yüklerdi. Bu kronometre, Beyaz Türk olmayan biri Serdar Turgut'un bir kilometre çapında yakın menziline girdiğinde alarm çalmaya başlardı. Serdar Turgut bu durumda Türkiye'de çok kısıtlı bir alanda yaşayabileceğinden, New York'a temelli yerleşmek için Rana'yı ikna edecek teknolojik ve bu nedenle de itiraz edilemeyecek bir kanıta kavuşmuş olurdu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Engin Ardıç entellektüel birikimini ve üretkenliğini geçmişte kanıtlamış bir yazar ama bazı belli konulara taktığından beri kısırlaştı. Özellikle de başlık konusunda kelime hazinesi sıkıntısı çektiği aşikar. Öyle ki sık sık İngilizce, Fransızca, Almanca başlıklardan medet ummaya bile başladı. DVD ve kitap siparişi için İnternet'i iyi kullandığını da biliyoruz. Ama sanki otomatik çeviri sitesi Zargan.com'u duymamış olduğundan şüpheleniyorum. Öyle olsa İngilizce, Fransızca ve Almanca başlıklarının Türkçe karşılıklarını kolayca kullanır, yazılarına yabancı dilde başlıklar atmak zorunda kalmazdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Oktay Ekşi bıldırcın yumurtalarının içine radyo sinyaliyle çalışan ateşleyiciler koyar, bıldırcın yumurtalarını fotoğrafındaki o keskin bakışına uygun kaş göz hareketleriyle, gözlüğüne monte edeceği hareket algılayıcılı vericiler vasıtasıyla 1000 metreden patlatırdı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Doğan Hızlan, Ertuğrul Özkök'ün bir Hürriyet Sit-Com'u yaratma aşkına eline tutuşturulan bir tüfekle çektirdiği ve köşesinde yayınladığı fotoğraftaki eğreti duran tüfeği Photoshop aracılığıyla Stradivarius bir kemana, olmadı en azından bir saza dönüştürürdü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Fatih Altaylı, Habertürk'ün İnternet sitesinin işini gerçekten bilen teknik ekibine, başka gazetelerdeki yazarların yazılarından rasgele seçtiği cümleleri biraraya getirerek yepyeni köşe yazıları yaratan bir yazılım geliştirterek gazetesinin yazar yelpazesini zenginleştirebilirdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Selahattin Duman yeni bir 3G yazılımı bulur, gittiği restoranlarda sigara yasağına rağmen purosunu yakardı. Şikayete ya da denetime takılıp da ceza yiyecek olursa cep telefonundaki 3G yazılımı yediği her cezayı 3G ile ışık hızında Restorancılar, Kırahathaneler ve Kahvehaneciler Derneği'nin veritabanına gönderirdi. Yediği her cezanın karşılığında yediği cezanın 5 katı miktarda dernek üyesi işyerlerinden bedava yemek, içki ve pişpirik hakkı kazanırdı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ekrem Dumanlı, köşe yazarı tasfiyesini Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) İnternet Başkanlığı'nın erişim engelleme olanaklarını kullanarak İnternet'ten başlatabilirdi. Oluşturduğu tasfiye listesini Başkanlık’a verir, Başkanlık da tıpkı Youtube'a yaptığı gibi bu yazarların yazılarına erişimi sansürlerdi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Ve tabii okurların friendfeed.com/yurtsan adresindeki sayfadan yaptıkları katkıları da unutacak değilim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Onur Almışlar: Ahmet Altan, özel üretilen bir yazılımla; kimin, nerede, hangi tür gizli belge sakladığını tespit ederdi. Koordinatları, Google Earth ile öğrenirdi. Emniyet, Genel Kurmay ve MİT ile online bağlantıda olan bu yazılım; ilgili kurumlara herhangi bir plan, şema, kroki geldiğinde direk Ahmet Altan'a online olarak aktarırdı. Tabi yazılımın en büyük özelliği gerçekleriyle fotokopileri ayırması olurdu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Nahnu: Ahmet Hakan çift Sim kartlı cep telefonu kullanırdı. İkinci kart Ahmet Arsan üzerine olurdu. Aynı şeyi Fehmi Koru da Taha Kıvanç adına bir Sim kartla hallederdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: courier new;"&gt;Clark Kent: Ahmet Hakan Nişantaşı'nda takıldığı mekanların videosunu cep telefonuyla kaydeder. Sonra Ertuğrul Özkök'le birlikte Umre'ye gider, oradaki anılarını da cep telefonuyla ölümsüzleştirirdi. Tüm bu videoları Windows Movie Maker'la birleştirir, muhtelif efektlerle süsler, fon müziği olarak "Sordum sarı çiçeğe" kullanır, videoyu Youtube'a yüklerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-4245368404788854275?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/4245368404788854275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/medya-teknolojiyle-nasl-kurtulur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4245368404788854275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4245368404788854275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/medya-teknolojiyle-nasl-kurtulur.html' title='Medya teknolojiyle nasıl kurtulur'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7289305179962658616</id><published>2009-09-27T10:38:00.003+03:00</published><updated>2009-09-30T21:57:28.201+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mehmet barlas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oray eğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hıncal uluç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haşmet babaoğlu'/><title type='text'>Teknoloji medyayı vezir de eder rezil de</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;16 Ağustos 2009 - &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji yazılarına bir süre ara verdim ya Hıncal Uluç, Oray Eğin, Haşmet Babaoğlu ve Mehmet Barlas ortalığı boş buldular, teknolojik gelişmeler gazeteciliği nasıl etkiliyor hararetle tartışıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Mehmet Barlas’ı bilmiyorum ama Hıncal Uluç’un, Oray Eğin’in, Haşmet Babaoğlu’nun ilk yazımdan bu tartışmaya balıklama dalmama sevineceklerini biliyorum. Fikirlerini destekleyeceğim için değil tartışırken aralarında beni de görmekten mutlu olacaklarını bildiğim için…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Zaten bu tartışmada fikir olarak sevgili dostlarımdan çok sevgili meslek büyüğüm Mehmet Barlas’a daha yakınım. Öte yandan Uluç’un da, Eğin’in de, Babaoğlu’nun da haklı olduğu yanlar var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Örneğin Hıncal Uluç’un İnternet, dizüstü bilgisayar ve 3G gibi iletişim teknolojilerinin medyada kalite düşüşüne yol açtığı savına gönülden katılıyorum. Ancak bu kötüye gidişin nedeni gelişen teknoloji değil, teknolojiyi kullanış biçimimiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Teknoloji bir araç sadece. Bu aracın nasıl kullanılacağını ise yeni teknolojiyi kullanmaya başlayan toplumun ve o toplumu oluşturan bireylerin kültür düzeyi belirliyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Akşam’da yeni başladığım yazılarımda İnternet’in sağladığı okurla etkileşim kurma olanağını sonuna kadar kullanmak niyetindeyim. Bu amaçla Friendfeed.com sitesinde bir sayfa açtım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Friendfeed.com/yurtsan adresinden ulaşabileceğiniz sayfada Akşam’daki ilk yazımda teknoloji-medya ilişkisini yazacağımı duyurdum ve okurlardan katkılarını talep ettim. İşte bazıları…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Aykut Bal: Eğer gazeteciler teknolojiyle beraber vizyonlarını değiştiremezse bu olaydan kötü etkilenirler, ama doğru hamleleri yaparlarsa avantaja da çevirebilirler. Teknoloji sayesinde işlerin kolaylaşması bir çok işi ayağa düşürebiliyor. Teknolojiyle birlikte gazetecilik yapmak artık daha kolay bir meslek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Dr. Hakan Gök: Teknolojinin gazeteciliğe fiziksel olarak etkisi; çok da uzak olmayan bir zamanda kağıt kullanılmayacak olması. Ormanlar kurtulacak. Gazeteciler tahminimce önümüzdeki 10 yıllık perspektifte bunu dikkate alarak açılımlarını gözden geçirmeli derim... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Mobil Adam: “Teknoloji-gazetecilik” ilişkisinin “teknoloji-herhangi bir iş alanı" ilişkisinden çok da farklı olmadığını düşünüyorum. Her iş için artısı olan teknoloji o iş alanındaki bazı noktalarda da tembelliğe itiyor. Bugün ayakkabı üretimi yapan adamların eline deri, çekiç verip hadi yap desen bön bön bakarlar, ama bu onların yanlış bir şey yaptıkları anlamına gelmez. Onların malının alıcısı olduğu gibi elle dikilen ayakkabıların da özel alıcısı vardır. Benzeri gazetecilikte de şu an için geçerli. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bu fikirlerin tümüne katılıyorum ama Hıncal Uluç’un ortaya attığı medyadaki genel kalitesizleşmenin nedeni teknolojidir savının daha bol bol tartışılması gereken bir sav olduğunu düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Türk medyasındaki sorunun, teknolojiden kazanılan zaman ve kaynağın kötü kullanılmasından kaynaklandığı fikrindeyim. Teknoloji maliyetlerin düşürülmesinde kullanılırken, çıkan ürünün kalitesini artırmak için kullanılmıyor. Bu da Aykut Bal'ın ve MobilAdam'ın da dikkat çektiği gibi sadece gazetecilik değil tüm iş alanlarındaki temel bir sorun. Ancak bence evrensel olmaktan çok Türkiye'ye özgü bir sorun. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Türk medyası teknolojinin sağladığı olanakları kötüye kullanıyor. Teknolojinin sağladığı vakit, kaynak ve kolaylığı aynı işi aynı insan kaynağıyla daha kaliteli yapmak için kullanmaya çalışmak yerine, aynı işi daha az ve kalitesiz insan kaynağıyla yapmaya çalışıyor. Sonuçta da kalite kaçınılmaz olarak düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla haklısın Hıncal Abi, teknolojiyle birlikte Türk medyasında hızlı bir kalite düşüşü yaşandı. Ama Mehmet Barlas da haklı. Bu düşüşün nedeni değil, aracı teknoloji. Sorumlu teknolojideki gelişmeler değil, bu gelişmeleri kötü kullanan insanlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;yurtsan@neobizmedya.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7289305179962658616?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7289305179962658616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/teknoloji-medyay-vezir-de-eder-rezil-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7289305179962658616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7289305179962658616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/09/teknoloji-medyay-vezir-de-eder-rezil-de.html' title='Teknoloji medyayı vezir de eder rezil de'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5913259918169411759</id><published>2009-03-02T09:18:00.003+02:00</published><updated>2009-03-02T10:17:40.194+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Kavuşamayan aşıklarda "Anlamazdın" out "ne birleştik ne ayrıldık" in</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MURAT SABUNCU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Issız Adam'la girdi hayatımıza "Anlamazdın". Filmin son sahnesinde seven ve unutamayan iki eski sevgilinin yıllar sonra buluşması hele önce cool takılıp, "sensiz de mutluyum" mesajı verip son anda birbirine deli gibi sarılması pek çoğumuzu ağlattı. Bu sahneyi bu kadar etkili yapan oyunculuk kadar "Anlamazdın" şarkısıydı. Ayla Dikmen'in şarkısı ölümünden yıllar sonra "seven, kavuşamayan, eski sevgilisini unutamayan" pek çok kişinin CD'sinde döndü, dilinde melodi oldu. İstanbul'da pek çok eğlence mekanında çalındı durdu. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şimdi en az bu film kadar konuşulan bir dizi var. ATV'deki Canım Ailem. Orada nişanlı bir kıza aşık olan Ali'nin aşkını konuşuyor herkes. Çektiği acıyı, sevdiği kızla Ada'da geçirdiği bir günü, teknede uyurken onu seyredişini..Ve yine o çarpıcı sahnelere eklenen müthiş bir müziği. Zeki Müren'in sesinden "ne birleştik, ne ayrıldığı".&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sadettin Öktenay'ın hicaz eserini pek çok yerde dinlemeye başladım. Bu şarkıda da hedef yine çok seven ama kavuşamayanlar. "Sevgimizin aşkımızın üstünden sene geçti mevsim geçti ay geçti" diye başlayan ""ne birleştik ne ayrıldık biz senle" diye süren bir şarkı. Sizde sevdiğinizin uğrunda yazlar. kışlar geçirdiyseniz "aşkımızın sevdamızın üstünden hayat geçti, ömür geçti,yaş geçti diyenlerdenseniz" ,"Anlamazdın" kadar çok dinleyeceksiniz bu parçayı.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5913259918169411759?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=4df723d1f73109da&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5913259918169411759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/03/kavusamayan-asklarda-anlamazdn-out-ne.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5913259918169411759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5913259918169411759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/03/kavusamayan-asklarda-anlamazdn-out-ne.html' title='Kavuşamayan aşıklarda &quot;Anlamazdın&quot; out &quot;ne birleştik ne ayrıldık&quot; in'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-7310819037058706654</id><published>2009-02-27T18:27:00.002+02:00</published><updated>2009-02-27T19:02:10.228+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Medyanın ballı yolları</title><content type='html'>MURAT SABUNCU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Veli der ya "Gemliğe doğru denizi göreceksin sakın şaşırma" diye..İşte benimki de böyle bir sakın şaşırma hikayesi. 11 yıl çalıştığım Milliyet Gazetesi'ne uzunca bir aradan sonra bir iş sebebiyle sık gitmeye başladım. Genelde zamanımı geçirdiğim Etiler tarafından Bağcılar'a Milliyet binasının olduğu yere doğru giderken kestirme olsun diye Tekstilkent'in içinden geçmekteyim. Bu arada Tekstilkent'te geç geç bitmiyor. Kocaman bir alana yayılmış boş dükkanların olduğu bir türlü canlanmayan bu alana baktığımda içim acıyor. Neyse konumuz ic acıması değil sakın şaşırma. Yine ona dönelim. Tekstilkent'in içinden geçtikten sonra Milliyet'in ve Radikal, Posta, Fanatik gazetelerinin bulunduğu bina ile Kanal D, Star, CNN Turk'un bulunduğu bölgeye bir kaç dakikada ulaşırsınız. Dünya Gazetesi'nin de bulunduğu medya üssü olan bu alana Tekstilkent yönünden giderken yapmanız gereken son şey bir yokuştan aşağı inmektir. Bu yokuştan inip sola saptığınızda medyanın kalbine sağa saptığınızda Oto Center'a ulaşırsınız. Bu alanın üst kısmından da meyilli bir arazinin ardından otoyol geçer. Son ziyaretimde yokuştan inerken gözüm birden o kısa meyilli alana takıldı. Önce gördüğüme inanamadım. O küçücük alanda:medya-otocenter-otoban üçgeninde küçük tahta kutular yanyana sıralanmıştı. Tahta kutu diyorum eğer bir uzman okuyorsa kusura bakmasın "arıların ballarını yapmaları ve birarada yaşamak için insanlar tarafından kurulan bu mini evlere" ne isim veriliyor bilmediğimden. Bülent Yardımcı hastanede olmasa sorulacak kişi belli ama neyse. Nasıl olsa yakında ayağa kalkacak o zaman sorarım.   Direksiyonu sola kırmak yerine hemen Oto Center tarafına kırıyorum. Amacım ilginç noktadaki bal girişimcisini bulmak. Oto Center'ın girişindeki güvenlik görevlisine soruyorum, kimin bu kovanlar diye. Bu bölgede çalışan bir arkadaşın cevabını alıyorum. Arkadaşı görebilir miyim soruma cevabı ise "yok öyle kolay görünmez" oluyor. Son sorum "burada üretilen balı nerede satıyor?". Cevap "otocenter'da çalışanlara." &lt;br /&gt;Biraz evvel arı belgeseli cahili olduğumu itiraf ettim. Ama benim bildiğim arılar etraftaki çiçeklerden aldıkları özleri kullanırlar ve etraf ne kadar temizse bal o kadar şifalı ve leziz olur. Bu arada hey gidi Karadeniz demek istiyorum.İşin özü "Milliyet'e giderken arıkovanları göreceksin sakın saşırma"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-7310819037058706654?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/7310819037058706654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/medyann-ball-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7310819037058706654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/7310819037058706654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/medyann-ball-yollar.html' title='Medyanın ballı yolları'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-5812894758994504094</id><published>2009-02-27T15:35:00.003+02:00</published><updated>2009-02-27T16:34:52.400+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Aşk arızalıysa aşktır</title><content type='html'>MURAT SABUNCU&lt;br /&gt;Maria Callas'ın hayat hikayesini okuyorum. "Çok gururlu, çok kırılgan" adlı kitap "bir solukta okunuyor" denilen cinsten. Çok zor geçen çocukluğu, o annesinin karnındayken ölen kardeşinin hayaliyle kurduğu ilişki, hayatta onu tek hayal kırıklığına uğratmayan erkeğin, babasının parfümünü her gün mendiline sıkarak ruhunu dinginleştirme çabası, gizli mezarlık ziyaretleri...Kanaryaların çıkardığı sesleri taklit ederek başlayan ses kariyerinde zirveye çıkışında başına gelenler,  inişler, çıkışlar... Ve aşkları,  arızalı aşkları..&lt;br /&gt;Armatör Aristotelis Onasis ile yaşadığı fırtınalı aşk. Uğradığı ihanet. İktidar oyununda daha farklı bir konum almak için Jackie ile evlenmeyi seçip Callas'ı terkeden Aristotelis'in yaptıkları. Evlendiği gün televizyonlar canlı yayınlar ve nasıl olsa Callas seyreder diye sadece ikisinin arasındaki şifrelerle mesela yakadaki beyaz karanfille "kalbim sende hala" mesajını gönderme...Nereden baksanız arızalı bir aşk. Ama zaten arızasız aşk olur mu emin değilim?&lt;br /&gt;Gelin kendi kendinize bir test yapın. Ve deyin ki;&lt;br /&gt;Abidin Dino daha Güzin'i bavulları toplarken onu özlermiş ya Güzin'sin...&lt;br /&gt;Kafka Milena ile sadece bir kaç kez görüşmüş ama en çok onu sevmiş ya Milena'sın.&lt;br /&gt;Evlenirken gerçekten aşık olduğu Callas'a Aristotales mesaj vermiş ya Callas'sın..&lt;br /&gt;Canım Ailemdeki Ali Seyhan'ı ölesiye seviyor ya Seyhan'sın..&lt;br /&gt;Tüm arızalı aşklar aslında sensin dünyanın en arızalı aşığı da ben..&lt;br /&gt;Bunu diyebiliyorsanız gerçekten aşıksınız. Yok hayatı rutine bağlamışsanız, ne yapalım gerçek aşk herkese nasip olmuyor ki...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-5812894758994504094?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/5812894758994504094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/ask-arzalysa-asktr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5812894758994504094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/5812894758994504094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/ask-arzalysa-asktr.html' title='Aşk arızalıysa aşktır'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-9082766182425572086</id><published>2009-02-26T13:47:00.004+02:00</published><updated>2009-02-26T14:12:10.314+02:00</updated><title type='text'>Habertürk reklamından Posta'yı attı, Yavuz Semerci de postasını attı</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Yurtsan Atakan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habertürk Gazetesi'nin reklamları geçtiğimiz günlerde tartışma yaratmıştı. Reklamın piyasadaki diğer gazetelerin isimlerine gönderme yapan teması, Gazeteport haber "portal"inin iki yıl kadar önceki lansman kampanyasında kullanılan temayla (ki bu temanın yaratıcılarından biri NeoNebu'daki yazar arkadaşım Murat Sabuncu'dur) benzerlik gösterdiğinden, Gazeteport'un kurucusu, sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Semerci Habertürk lansman reklamının yaratıcı ajansına büyük tepki göstermiş ve fikir hırsızlığıyla suçlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habertürk'ün diğer gazetelerin ismine atıfta bulunan reklamındaki bir ayrıntı pek kimsenin dikkatini çekmedi.  Reklamda Hürriyet, Sabah, Milliyet, Tercüman, Taraf, Radikal, Zaman vs gibi piyasadaki belli başlı gazetelerden hepsinin ismine atıftı bulunulmasına rağmen piyasadaki en önemli gazetelerden biri olan Posta gazetesinin adı geçmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası Habertürk Posta'yı reklam kampanyasından attı. Gazeteport'un Yayın Yönetmeni Yavuz Semerci de Habertürk'e posta attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak tüm bunlar aylar öncesinden anlaşan Yavuz Semerci ile Habertürk'ün arasına giremedi ve Yavuz Semerci'nin pazar günü çıkacak Habertürk'ün yazarlarından olacağı bugün duyuruldu.  Habertürk'ü ve Yavuz Semerci'nin yazılarını ilgiyle bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-9082766182425572086?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/9082766182425572086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/haberturk-reklamndan-postay-att-yavuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/9082766182425572086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/9082766182425572086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/haberturk-reklamndan-postay-att-yavuz.html' title='Habertürk reklamından Posta&apos;yı attı, Yavuz Semerci de postasını attı'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-2617002850504172586</id><published>2009-02-26T10:17:00.012+02:00</published><updated>2009-03-09T12:22:20.503+02:00</updated><title type='text'>Fehmi Koru  taytla arya söyleyen gazeteciyi görseydi</title><content type='html'>MURAT SABUNCU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda ilk kez üniversitede gittim operaya. Bizet'in Carmen'nine. Altı arkadaş bir kız arkadaşımızın önderliğinde AKM'nin yolunu tutmuştuk. Hepimiz aşıktık ve eserin içinde büyük bir aşk var diye ikna edilerek götürülmüştük. İçimizden sadece bir kişi daha önce operaya gitmişti. Bugün aralarında ünlü televizyon sunucularının, modacıların olduğu ekibimizin tamamı için o gece bir ilkti. Giderken hepimiz birbirimizi gülmeme, uyumama konusunda uyarmıştık. Ama yaklaşık 3.5 saat süren temsilde ne güldük ne uyuduk. Sahnedeki renk cümbüşü, sesler, konu hepimizi etkilemişti.&lt;br /&gt;Edebiyat Fakültesi'nin "Hergele Meydanı"nda devrimci türküler söyleyen, şehir dışına yapılan amatör gezilerde Türkçe sözlü müziğin her türlüsünü icra etmeye çalışan bizler için yeni keşfimiz heyecan vericiydi. Operanın, klasik müziğin "kulağımıza hoş gelen. dinledikçe bizi içine çeken pek çok eserini" önce birey olarak zevkini çıkarmayı sonra diğer arkadaşlarımızla da paylaşmayı adet haline getirmiştik. Hatta sınıf arkadaşım Mesut Yar bu etkiyle ve o muhteşem sesiyle Devlet Opera Balesi'nin genç yetenekleri arasına girdi. 4. mehmet ve Bir Uzay Masalı'nda sahneye çıktı. Sahneye taytla çıkma kısmını saymazsak sesiyle takdirlerimizi toplamıştı. Ekip olarak bir konuda hassastık. Anlamadığımız zaman "anlıyor"muş gibi yapmıyor, bizi içine çekmeyen parçaları "seviyor"muş gibi dinlemiyorduk. Bizim için kulağımıza hoş gelen her ses başımızın üstündeydi.&lt;br /&gt;Üniversiteden bu yana 20 yıl geçti. Bu süreçte çoğu Türkçe sözlü pek çok parçayı dinledim, sevdim. Eskileri, yenileri, eski ama habersiz olduklarımı...Babylon'da ya da Cahide'de Nevizade'de ya da AKM'de pek çok müzik dinletisine katıldım. Aklıma insanların dinledikleri müzikle hayatlarının ya da inançlarının halka yakın ya da uzak oluşlarını bir gün ölçülebileceği hiç gelmemişti. Ta ki meşhur fasılların ev sahibi Fehmi Koru'nun yazısına kadar.&lt;br /&gt;Koru'nun ölçüsü ilginç: Aydın Doğan'ın gazeteleri halk için çıkıyor ama gazeteyi çıkaranların zevki halkla örtüşmüyor. Türk musikisinde besteci ve icracıların çoğu dini musikiden geliyor aryalar ise farklı bir dinin müziğinden besleniyor.&lt;br /&gt;Hayatımıza her geçen gün katılan "ötekilerin" arasına müziğin de girmesi-sokulması canımı sıktı. Eminim insanlar klasik müziğin insanları halktan koparmayacağını bildiği gibi fasıllara katılmanın da kimseyi "halka daha çok yaklaştırmayacağını" bilecekler, görecekler. Klasik müzik salonlarına beyaz görünmek için zevk "alıyor" muş gibi gidenlerle fasıla "işte müziğin iktidarı daha doğrusu iktidarın müziği" diye eklemlenenler arasına sıkışmak istemiyorum. Hem "Tuti-i Mucize Guyem" hem "Suor Angelica" dinlemek istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-2617002850504172586?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/2617002850504172586/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/ne-klasigin-beyaz-ne-iktidarn-fasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/2617002850504172586'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/2617002850504172586'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/ne-klasigin-beyaz-ne-iktidarn-fasl.html' title='Fehmi Koru  taytla arya söyleyen gazeteciyi görseydi'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-8196985177770618300</id><published>2009-02-24T16:26:00.003+02:00</published><updated>2009-02-24T17:04:07.748+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Parası olmayana Set'te balık yaz tahtaya al haftaya</title><content type='html'>Murat Sabuncu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir grup arkadaş balığa gidiyoruz. Tutmaya değil yemeye. Gerçi aynı grupla arada bir pancar motor bir tekne ile denemelerimiz oluyor ama itiraf edeyim pek başarılı değiliz. Neyse hedef Garipçe Köyü Balıkçı Kahraman. Fakat trafik o kadar sıkışık ki. Bebek'ten başladık dur kalk sahilden gidiyoruz. Olacak gibi değil. Pes ediyoruz. Önümüze çıkan ilk balıkçı olsun kararı alıyoruz. Sonra şansa bırakmayalım hedef belirleyelim diye konuşuyoruz. Ve kısa bir tartışmadan sonra Kireçburnu'nda duruyoruz. Set Balık'tayız. Ne zamandan beri gelmemiştim. Tüm masalar dolu. Amacımız az meze değişik balık.&lt;br /&gt;Ama tepsiyi görünce dayanamıyoruz. Azar azar tattığım bademli levrek, tahinli közde patlıcan, maydonozlu uskumru, susamlı orkinosu beğeniyorum.&lt;br /&gt;Ana yemek olarak güveçte patlıcanlı levrek yiyorum. İtiraf edeyim harika. Tek başlarına sempati duymadığım patlıcan ve levrek bir araya geldiklerinde lezzet bayramı yaptırıyor bana.&lt;br /&gt;Hesap da hayli makul geliyor. Kredi kartımı veriyorum hemen. Masamıza bakan garson nazikçe kulağıma yaklaşıp "burada kart geçmiyor" diyor. Yanımda hesabı ödemeye yetecek kadar nakit yok. Garson yeniden kulağıma eğiliyor ve "lütfen sıkılmayın bir dahaki gelişinize ödersiniz ya da hesap numaramızı veririz oraya yatırırsınız" diyor.&lt;br /&gt;"Nerede yaşıyoruz nasıl kart geçmez?" demeye hazırlanırken bu insanı tavır beni etkiliyor. İçimden iyi ki ters bir şey söylemedim diye geçiriyorum. Çıkarken lokantanın camına bakıyorum. Kredi kartı geçmez diye bir uyarı yok. Ama kredi kartının geçtiğine dair bir işaret de. Hemen yakındaki bir bankadan para çekip hesabı ödüyorum. Ayrılırken Set'e tabi nakitle daha sık gelme kararı alıyoruz. Bir daha trafiğin sıkışmasını beklemeden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-8196985177770618300?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/8196985177770618300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/paras-olmayana-sette-balk-yaz-tahtaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8196985177770618300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/8196985177770618300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/paras-olmayana-sette-balk-yaz-tahtaya.html' title='Parası olmayana Set&apos;te balık yaz tahtaya al haftaya'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-3892374149170444320</id><published>2009-02-23T09:49:00.003+02:00</published><updated>2009-02-23T16:11:44.544+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><title type='text'>Bebek Kahve'nin CHP'li Mehmet'i kritik adamdı</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: arial; font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Murat Sabuncu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları Bebek Kahve'de bir bardak çay içip gazeteleri okuyup güne başlayanlardanım. Buranın müdavimlerini saymaya gerek yok. Bilen biliyor . Arkadaşlarımla özellikle hafta sonları oturmaya gittiğimizde neredeyse sürekli rastladığım isim CHP'li Mehmet Sevigen'di. Sosyal demokrat kankalarım "işte bizim solcuların kahvede siyaset anlayışı bu, Bebek'ten ileri gidemiyorlar" diye homurdanılar ama bir türlü gidip yüzüne bir şey söylemezlerdi. Ne fenadır sessizce tepkiyi mırıldanıp bir türlü cesurca dile getirememek. Ve hep arkadan çalışmak. Neyse özü kaybetmeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevigen "az etik, çok etik" kavramını da hayatımıza katarak ve fazlasıyla batarak CHP genel sekreter yardımcılığından istifa etti. Bence de doğru olan istifasıydı ancak Sevigen'in parti içindeki misyonunu bilenler yerel seçimlere bile kalmadan parti içinde önemli dalgalanmalar bekliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neydi Sevigen'in misyonu? Kısaca söyleyeyim. CHP uzunca bir dönem "hemşehrilik, etnisite ve mezheplerin" yönlendirdiği bir parti halindeydi. Türkiye'nin partisi değil grupların partisi görünümündeydi. Partinin Genel Başkanı Deniz Baykal bu sürece son verip her kesime açılan yapı için mücadele ederken hemen yanındaki dayanıştığı isim Sevigen'di. Sevigen hemen istifa etsin diye parti içinden yükselen seslere baktığınızda bir dönem bu isimlerin hemşehri siyasetinin başrol oyuncularından olduğunu görürsünüz. Şimdi onlar parti içinde yeniden eskiye dönülecek bir yapı için harekete geçtiler. Partinin yeni hali çok mu iyi diye aklınızdan geçtiğinize eminim. Baykal'ın umut vermediğini heyecan yaratmadığını görecek kadar gözüm açık. Kemal Kılıçdaroğlu-Gürsel Tekin ikilisinin şimdilik İstanbul'da yarattığı heyecanı yakında partinin ana yönetimi için göstereceklerini düşünüyorum. Ve alternatif yok diyenlere bu ikilinin CHP'nin içinden umut saçacaklarını görebiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevigen'den sonra Baykal'ın dayanacağı yeni ismi ise merakla bekliyorum. Çünkü bu aynı zamanda partinin "yarın"ı açısından sinyaller verecek. Son olarak hatırlatayım: Tayyip Erdoğan'a yasakları kaldıran Başbakanlığın yolunu açan Erdoğan Baykal buluşması da Sevigen'in evinde gerçekleşmişti. Özetle Sevigen'in istifası yalnızca seçim yolundaki CHP'ye yara aldırmadı. Partinin geleceği açısından da önemli bir kırılma noktası oldu. Bu kadar kırığı yapıştırmak bakalım kime nasip olacak?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-3892374149170444320?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/3892374149170444320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/bebek-kahvenin-chpli-mehmeti-kritik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3892374149170444320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/3892374149170444320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/bebek-kahvenin-chpli-mehmeti-kritik.html' title='Bebek Kahve&apos;nin CHP&apos;li Mehmet&apos;i kritik adamdı'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-1221166439332413799</id><published>2009-02-22T21:14:00.005+02:00</published><updated>2009-02-23T16:16:16.387+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><title type='text'>Avucunu kaşıyan adam: Bekir Coşkun</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);font-family:arial;" &gt;Yurtsan Atakan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekir Coşkun, HaberTürk gazetesinden teklif alır almaz Hürriyet'e koşup, gitmemek için masaya oturmuş. Vatan Gazetesi'nden Sanem Altan'a verdiği söyleşide o bu koşusunu tam tersine yorumluyor;  Ertuğrul Özkök'e söz verdiğim için koştum yetiştirdim diyor ama etik bunu gerektirmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{62F7D225-D6D3-40DA-96F2-729DCA58CF43}"  style="font-family:courier new;"&gt;Başka bir gazeteden alınan transfer teklifinin karşısında takınılması gereken ahlaklı tutum alınan teklifi çalıştığı gazetenin yönetimine yetiştirmek değildir kuşkusuz.  Profesyonel çalışanların başka şirketlerden teklif alması ve bu teklifi değerlendirmek üzere teklifi getiren şirketle görüşmesi doğal bir şey. Bekir Coşkun gibi değerli bir kalemi, başka bir gazeteden teklif aldığı ve bu teklifi değerlendirmek üzere gazeteyle konuştuğu için kimsenin suçlayacak hali yok. Ancak profesyonel meslek ahlakı, alınan teklifi değerlendirip bunu çalıştığı yerle pazarlık konusu yapmamayı gerektirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Çalıştığı şirketi tekliften haberdar edip, sonra da aramızdaki güven ilişkisinden, samimiyetten dolayı böyle yaptım demek pazarlığa kılıf uydurmaktan başka bir şey olamaz. Bekin Coşkun'un yaptığı tam da budur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;&lt;span style=";font-family:Arial,Helvetica;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{6F-A497-4CE8-9351-98244C9EE8E4}"  style="font-family:courier new;"&gt;"Artık kararımı vermiştim, Ciner Grubu’yla anlaşacaktım", diyor Bekir Coşkun, Sanem Altan'a; "Ertuğrul’a haber vermek için İstanbul’a gittim. Çünkü daha önceden ona sözüm vardı, 'Sana kazık atmayacağım' diye". İyi de kazık atmak zaten aslında tam da böyle olur. Kazık atmak istemiyorsan, aldığın teklifi değerlendirir, kararını verirsin. Ya gider, ya kalırsın. Gidip aldığın teklifi çalıştığın şirketin yöneticisine söylüyorsan şövalyelikten filan bahsetmeye hakkın yoktur. Yaptığın düpedüz pazarlıktır çünkü. Hele sonunda gitme yönündeki kararını kalma yönünde değiştiriyorsan. Madem gitmeye karar vermiştin ve aldığın teklifi çalıştığın yere söyleme kararın sadece şövalye ruhundan kaynaklanan bir incelikti o halde kararının değişmesine ne neden oldu? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{48F2F955-A904-409C-AB3E-3770771877C9}"  style="font-family:courier new;"&gt;Ama tabii şaşırmamak gerekir. Ben de şaşırmış değilim zaten. Ecevit'i hastalığını konu ederek bile sırtından vurmaktan çekinmeyen, iktidardan düşmesi için elinden geleni yapan, yazılarıyla erken seçimin zeminini hazırlayan ve AKP iktidarının yolunu açan Bekir Coşkun'dan kendi transferiyle ilgili tutumuna getireceği açıklamanın mantıklı olmasını bekleyecek değildim ya.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Göbeğini kaşıyan adamı diline dolayan Bekir Coşkun keşke aldığı transfer teklifini de avucunu kaşıyarak değil kafasını kaşıyarak vermiş olsaydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#000000; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-1221166439332413799?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/1221166439332413799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/avucunu-kasyan-adam-bekir-coskun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1221166439332413799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1221166439332413799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/avucunu-kasyan-adam-bekir-coskun.html' title='Avucunu kaşıyan adam: Bekir Coşkun'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-4338025944567225439</id><published>2009-02-19T12:31:00.004+02:00</published><updated>2009-02-19T16:03:04.558+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Mandalı bir Loft hikayesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Murat Sabuncu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar merkezi bir yerdeki burada bir dairede oturmalıyım diye düşünmüştüm. Adımını attın mı şehrin ve hayatın tam içindesin. Hatta şehir ve hayat senin içinde. Levent Loft'tan bahsediyorum. "Adama bak orada yaşam başlayalı ne kadar oldu daha yeni düşmüş jetonu" demeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orayı keşfetmem yeni değil ama bir süredir sıklıkla gittiğim girişteki Fratelli La Bufala yüzünden bu yazıyı yazıyorum.Öncelikle Loft'un dairelerinden bir kaç not. Sıkı bir güvenlik sistemi var. Katlar ve kartlar diye özetleyeyim. Yani her kata bir kartla geçiş yaptığın sistem. Biraz fazla otel havalı ama olsun. Dairede beni kalbimden vuran iki özellik. Yüksek tavanlar ve kocaman pencereler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim baktığım ev tipi stüdyo idi. Pek çok stüdyo daire gezmiş hatta yaşamış bir kişi olarak buranın stilini sevdim. Salonda açıldığı zaman televizyonunuzun ve kitaplarınızın yerleşeceği pratik aynı zamanda şık bir dolap var. Yatak odasına sürgülü bir kapıyla geçiyorsunuz. Odanın içinde bir hayli eşyayı ortadan kaldıracak  sistem  bir de giyinme için özel bir bölüm bulunuyor. Aklıma yatmayan tek yer ise tuvaletti. Sadece duş kısmı değil her yeri tamamen camdı. Açıkcası pek romantik gelmedi bana. Bize daireyi gezdiren emlakçı bunun rahatsız edici olmadığını ama eğer istenirse bir jaluzi sistemiyle kapatılabileceğini söyledi. Çıkarken SPA'sına uğradım. Sadece kalanların yararlandığı sistemde havuzu daire sayısına göre küçük bulduğumu söyledim. Orada çalışanların verdiği bilgiye göre zaten burada kalanların neredeyse hiçbiri bu kapalı havuzu kullanmıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Loft'tan ayrılırken ana girişin hemen yanındaki o zaman yeni açılmakta olan lokanta dikkatimi çekmişti. Tam girişin yanında ve kesin hatlarla ayrılmamış şekildeki bu mekan başta sempatik de gelmişti. Ama girişteki bu açık mutfaktan benim gittiğim gün dışarı gelen kokular eve ya da burada pek çok örneğine rastlandığı gibi ofise gelenlere ne hissettiriri de açıkcası düşündüm.&lt;br /&gt;Loft yaşayanı olarak değil ama müşteri olarak ziyaret ettiğim Fratelli La Bufala'ya gelince. Ben bir gurme değilim. Türkiye'de ve dünyada çoğu iş icabı pek çok lokantada yiyip içiyorum. Ama tabi bu bana yeme içme uzmanlığı sıfatını kazandırmıyor. O yüzden "çok yerde yiyip içen mi bilir kendini uzmanım diye pazarlayan mı" takdirini okuyana bırakıp içine biraz ekonomi de katacağım lokanta izlenimine başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu lokanta Napoli kökenli ve Miami'den Washington'a Rio de Jenerio'dan Londra'ya dünya çapında 90'a yakın restaruantı var. Buranın en önemli özelliği mozerella peyniri. Bu peyniri başta pizzalar olmak üzere pek çok üründe tatmanız mümkün. Bu peynirin hammadesi ise manda sütü.  Bize yakın coğrafyada mandaya hakkını veren iki ülkeden biri İtalya. Diğeri Bulgaristan. İşte bu zincir manda sütünden ve etinden öyle başarılı yararlanıyor ki. Lokantanın lezzetinin başrolünde manda var yani. Okuyanlar "ne yani manda sütünden yapılmış ürünleri tatmak için bir sürü para mı vereceğiz bu krizde" diye düşünmesin. Bilerek ya da bilmeyerek içine katıldığı yemeklerin lezzetine lezzet katan mandanın ürünlerinden yiyorsunuz aslında. Mandanın bizim ülkedeki ana mekanı Afyon. Bölgenin meşhur kaymağında ve sucuğunda mandanın katkısı var. Manda sütünden yapılan ürünleri en yoğun kullanan yerli zincir ise Saray Muhallebicileri. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın ailesinin işlettiği tatlıcılar yani. Buradaki muhallebiler manda sütünden imal ediliyor. Ancak Türkiye'de manda sayısı bir hayli az. O yüzden manda çiftliği kurmak için Topbaş ailesi ve Fratelli La Bufalo'nun ihtiyacını karşılamak için mozeralla üreticisi Mandara harekete geçmiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Fratelli La Buffola'ya gitmek isteyenlere küçük bir öneri. Ortaya 200 gram civarında gelen bir mozerella söyleyin. Bir de margeritha pizza. İsterseniz bir de manda etinden mesela hamburger deneyin. Paylaşarak yemekte fayda var. Porsiyonlar büyük çünkü. Ya da tüm bunları boşverin alın bir afyon sucuğu evinizde sevdiğinizle nefis bir yumurta sucuk partisi yapın. Ya da Saray'a gidin muhallebi yeyin. Muhtemelen siz de ne yediğin değil kimle yediğin önemlidir diyenlerdensiniz. Değil misiniz? Olsun...&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#000000; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-4338025944567225439?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/4338025944567225439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/mandal-bir-loft-hikayesi-o-kadar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4338025944567225439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/4338025944567225439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/mandal-bir-loft-hikayesi-o-kadar.html' title='Mandalı bir Loft hikayesi'/><author><name>murat sabuncu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01997624074833337274</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5973881186604534865.post-1515634943323234271</id><published>2009-02-18T10:42:00.011+02:00</published><updated>2009-03-07T09:55:35.466+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Dubaili'nin altın anten zevksizliği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KpkqQo62TPY/SZx8WcTlIoI/AAAAAAAAAAU/kCGpKpNCTPA/s1600-h/burgu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 231px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KpkqQo62TPY/SZx8WcTlIoI/AAAAAAAAAAU/kCGpKpNCTPA/s320/burgu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span id="{B45D1FD1-9633-4B42-BF79-382FF50CBC5B}" style="font-weight: bold; color: rgb(0, 153, 0);"&gt;Yurtsan Atakan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dubaili'lerin İstanbul'un göbeğine dikmeyi planladıkları &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Burgu Kule&lt;/span&gt; iyi ki yargıya takılmış. Hürriyet'te &lt;span id="{580153C6-8418-447C-B6FA-D9CD002E9FE7}" style="font-weight: bold;"&gt;Mustafa Kutlay&lt;/span&gt;'ın haberinden öğrendiğimize göre Dubai'nin ünlü sonradan görmüşlük abidesi &lt;span id="{3128337B--9C87-6A0EE50F8F60}" style="font-weight: bold;"&gt;Burj El Arab&lt;/span&gt;'ta GSM sinyallerini güçlendiren tekrarlayıcıların (repeater) antenleri altın renginde boyalıymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mimarisindeki hata nedeniyle cep telefonu sinyallerini iyi alamayan otelin teknolojik altyapısındaki tasarım hatasının düzeltilmesi için &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Araplar işi bir Türk firmasına ihale etmişler&lt;/span&gt;.  Türk şirketi AVS'ye önemli bir de şart koşmuşlar. Otel içinde kullanılacak &lt;span id="{CA3931BC-5CD3-4C33-B285-CEEC60A5E155}"&gt;antenlerin tümü altın sarısına boyanmalıymış&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{A9DEB22D-7E-A368-9B}"&gt;Anten bu.&lt;/span&gt;  Hepsi sinyalleri en iyi şekilde almak ve vermek üzere özel olarak geliştiriliyorlar. Boyandıklarında sinyal güçlerini yitiriyorlar. &lt;span id="{-41AB-8865-983957433D4A}" style="font-weight: bold;"&gt;Teknolojiyi üretenlerin aklına Arab'ın zevkini düş&lt;/span&gt;&lt;span id="{-41AB-8865-983957433D4A}" style="font-weight: bold;"&gt;ünmek gelmemiş ki, altın renginde anten üretsinler&lt;/span&gt;. Türk şirketi AVS araştırmış, soruşturmuş özel bir boya bulmuş da, Dubaili Arab'ın zevkini tatmin etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bulunan çözüm, sinyal gücünü gerçekten hiç azaltmıyor mu, yoksa sinyal gücü bir miktar azaldığından olması gerekenden daha fazla mı tekrarlayıcı kullanılması gerekmiş, orası meçhul. Parayı basan Dubaili Arap olduğuna göre, derdi de bize düşmez zaten.  Ancak Burgu Kulelerin inşasının yargıya takılmasıyla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dubaili zevkinden mahrum kalmamıza&lt;/span&gt; ister sevinin, ister üzülün. Orası sizin bileceğiniz iş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span id="{B37B94B7-E-80B1-EAD6A1FBE562}" style="font-weight: bold;"&gt;YAZARIN KONUYLA İLGİLİ DİĞER YAZILARI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3472758&amp;amp;yazarid=52"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span id="{38050F29-4FAB-493C-B1E2-9F310218B15E}" style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Burgu Kuleler'i kediler mi temizleyecek&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{02507055-958D-4B94-B5C9-0EA9BCFF9F9D}" style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Yurtsan Atakan 2 Kasım 2005/Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Dubai'deki meşhur Burj El Arap otelinin kuş pislikleriyle kirlenmesinin, tepesinde kuş uçurtmayan kadrolu şahinlerle önlendiğini duymuş muydunuz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Peki bu oteli diken firma tarafından tasarlanan &lt;b&gt;İstanbul Dubai Kuleleri&lt;/b&gt;'nin temizliğinin nasıl yapılacağı düşünülmüş müdür sizce?&lt;br /&gt;(...)&lt;br /&gt;Burj El Arap &lt;b&gt;dev bir yelkenli &lt;/b&gt;silüeti vermek üzere tasarlanmış.  İzlenimin gerçekçi olması için de, bir cephesinin tamamına dev bir yelken bezi gerilmiş.  Ancak otel bittikten sonra görülmüş ki, otelin tepesinde uçan kuşların pislemesi bezin hızla kirlenmesine yol açıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine otel kadrosuna dahil edilen şahin terbiyecileri, avcı şahinlerini her sabah otelin üstüne salmaya başlamış. Ve otelin cephesine gerili &lt;b&gt;dev yelken bezi&lt;/b&gt;nin temizliği etrafta uçan kuşları avlayan, kaçıran şahinlerle sağlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'daki kulelerin &lt;b&gt;burgu şeklindeki bir kaydırağı &lt;/b&gt;andıran cam dış cephesini temizlemek için ne gibi yöntemler düşünüyorlar merak ediyorum doğrusu...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3365309&amp;amp;tarih=2005-10-12"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{7CA74120-4E69-494C-A070-85FA8055D5C1}" style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;İstanbul'a tüy dikmek&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{02507055-958D-4B94-B5C9-0EA9BCFF9F9D}" style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Yurtsan Atakan 12 Ekim 2005/Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Eskiden, büyükbaş hayvanların saray bahçelerinde cirit attığı yıllarda, pratik bir temizleme yöntemi olarak bu hayvanların pisliklerinin üzerine tüy dikerlermiş. Pislik kuruyunca da kolayca toplarlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Tarihinden gelen zarafeti algılayamayan belediye başkanlarının öncülüğünde, hep beraber kir içinde bıraktığımız İstanbul'a &lt;b&gt;650 metrelik gökdelen dikme &lt;/b&gt;projesi, bana hemen bunu çağrıştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikáyeyi biliyorsunuz... Dubai velihat prensi olan şeyhe verilen &lt;b&gt;avanta arsalar &lt;/b&gt;üzerinde gerçekleştirilecek projelerden birinin 650 metrelik gökdelen olduğu iddia ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Dikey yapılanma modası &lt;/b&gt;batıda çoktan geride kaldı. Artık sadece Malezya, Tayvan, Çin gibi kompleksli ülkeler birbirinden yüksek gökdelen projeleriyle &lt;b&gt;amonyak yarıştırıyorlar&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama İstanbul öyle değil. Kokonalara hitap edecek şatafatlara ihtiyacı yok. Binlerce yıllık bir tarihi ve kültürü var. Doğal güzelliklerinden artık pek eser kalmamış olsa da, köklü tarihinden kalmış sayısız eser barındırıyor. Bu eserler de pislik ve kaos içinde can çekişiyor ama çoğu hálá yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un tek eksiği, bu pisliğin üzerine tüy dikme işini Dubai şeyhine ihale edecek değil, şehri pislik ve düzensizlik içinden çıkartacak bir yönetim...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=&amp;amp;yazarid=52"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3380116&amp;amp;yazarid=52"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span id="{AF0F749D-2ADE-43F6-954A-980183D404DB}" style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Olsam da bir lord kuramam bir Ford&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{02507055-958D-4B94-B5C9-0EA9BCFF9F9D}" style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Yurtsan Atakan 13 Ekim 2005/Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dubai turizmi &lt;b&gt;birkaç şatafatlı otel &lt;/b&gt;ve bu otellerin teorik olarak gayrımüslümler için açık tutulan barlarına takılan Asya ülkelerinden gelmiş kadınlardan ibaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilişimdeki uzmanlıkları ise akıllıca davranıp sağladıkları vergi avantajları sayesinde, yabancı bilişim devlerini bölge ofislerini Dubai'de kurmaya ikna etmekten ileri gitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de işin ağrıma giden bir yanı daha var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir tam sayfa gazete ilanı düşünün. Tepesinde &lt;b&gt;‘Yaşam kültürünüzü değiştirmek için geliyoruz', &lt;/b&gt;diye yazsın. Alt köşesinde de &lt;b&gt;‘USA International Properties'&lt;/b&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nice köşe yazarımız bu kuruluşa haddini bildirmeye girişirdi değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir gazetelerde buna benzer bir ilan yayınlanıyor. Tepesinde &lt;b&gt;‘Alışveriş kültürünüzü değiştirmek için geliyoruz'&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;‘Misafirperverlik anlayışınızı değiştirmeye geliyoruz' &lt;/b&gt;gibi patavatsız laflar ediliyor. Alt köşesinde &lt;b&gt;‘Dubai International Properties' &lt;/b&gt;imzasıyla yayınlanıyor. İstanbul'a 5 milyar dolar yatırım yapacak şeyhin şirketinin imzası bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suni cennetlerin zevksiz bir örneği olan Dubai'nin mimarının, İstanbul gibi bir tarih ve kültür merkezine, sırf para getiriyorum diye bu şekilde dalması uygunsuz kaçıyor.x&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span id="{B37B94B7-E-80B1-EAD6A1FBE562}" style="font-weight: bold;"&gt;KONUYLA İLGİLİ DİĞER KAYNAKLARDAN YAZILAR&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.aksam.com.tr/2009/03/07/yazar/11899/nihal_kemaloglu/tapinak_kent_dubai_nin_faniligi.html"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span id="{38050F29-4FAB-493C-B1E2-9F310218B15E}" style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Tapınak kent Dubai'nin faniliği&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="{E2AB1E4A-EDE3-4CED-9ECB-318E98B01FD9}" style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;&lt;br /&gt;Nihal Kemaloğlu - 7 Mart 2009/Akşam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tapınak kent Dubai'den kaçış hızlanıyor.&lt;br /&gt;Tanrı'nın gazabına uğrayan Dubai gittikçe ıssızlaşıyor.&lt;br /&gt;Göğü delmeye hevesli  fiyakalı gökdelenleri artık hüzün abideleri gibiler.&lt;br /&gt;İnsanın çölde tasarladığı cennettin ömrü uzun olamadı.&lt;br /&gt;Postglobal  21. yüzyılın merkezlerinden biri olmak isteyen Dubai hırsına yenildi.&lt;br /&gt;40 yıllık geçmişiyle her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği Dubai yeni paganizmin beşiğiydi.&lt;br /&gt;Tüketmenin ihtirasıyla azgınlaşan insanlık, dünyanın bütün noktalarından Dubai'ye taşınıyordu.&lt;br /&gt;Mabedimsi alışveriş merkezlerine methiyeler  her geçen gün yerkürede yayılıyordu.&lt;br /&gt;Dünyanın en yüksek binaları orada inşa ediliyor, en kitch otelleri orada açılıyordu.&lt;br /&gt;(...)&lt;br /&gt;Her gün bin 500 yabancı Dubai'yi terk ediyor.&lt;br /&gt;Emirlik ekonomik çöküşle ilgili haberlere sansür uyguluyor.&lt;br /&gt;Dubai'nin şatafatlı, abartılı, talana çağıran kuleleri sallanıyor.&lt;br /&gt;Açgözlülük ve abartılı iştahın bedeli ağır oluyor.&lt;br /&gt;Dubai faniliği iliklerine dek yaşıyor olmalı. &lt;br /&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;style id="jajah"&gt;span.jajahWrapper { font-size:1em; color:#B11196; text-decoration:underline; } a.jajahLink { color:#000000; text-decoration:none; } span.jajahInLink:hover { background-color:#B11196; }&lt;/style&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5973881186604534865-1515634943323234271?l=yurtsan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yurtsan.blogspot.com/feeds/1515634943323234271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/dubailinin-altn-anten-zevksizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1515634943323234271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5973881186604534865/posts/default/1515634943323234271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yurtsan.blogspot.com/2009/02/dubailinin-altn-anten-zevksizligi.html' title='Dubaili&apos;nin altın anten zevksizliği'/><author><name>Yurtsan Atakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09242989951465592820</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KpkqQo62TPY/SZx8WcTlIoI/AAAAAAAAAAU/kCGpKpNCTPA/s72-c/burgu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
