21 Ekim 2009 Çarşamba

Akdeniz'de tutulan balığın Las Vegas'taki tabağa yolculuğu


13 Ekim 2009 - Akşam


Farklı restoranları, farklı yemekleri denemekten büyük bir zevk alan yanıma karşılık bir yandan da hayli tutucuyumdur. Farklı ülkelerin farklı mutfaklarını denemekten hiç çekinmem. Buna karşılık yolumun sık düştüğü şehirlerde, her gidişimde mutlaka uğradığım restoranlar vardır. Bunlardan biri de Las Vegas'taki Bartolotta.

Dünyanın en lüks otellerinden Wynn'in içindeki bu restoranın özelliği çölün ortasında taze, günlük balık satması. Üstelik öyle okyanus balığı da değil, İtalya'dan gelen Akdeniz balıkları...

Taze Akdeniz balığını İtalya'da, Fransa'da, hatta Bodrum'da yemek varken Allah'ın çölünde neden yersin ki, diye soruyor olabilirsiniz. Hemen söyleyeyim. Nedeni Şef Paul Bartolotta'nın hünerli ellerinden çıkan lezzetlerin başka yerde bulunamayacak farklılık ve nefasette olması. Buna bir de Nevada Çölü ortasında günlük Akdeniz balığı yemenin egzotikliğini katın, sonra hala inat ediyorsanız yemeyin de yanında yatın.

Bartolotta'nın Las Vegas'ta taze Akdeniz balığı sunabilmesinin sırrı üzerinde fazla kafa yormamıştım. Balıklar her gün uçağa konuyor ve Las Vegas'a gönderiliyordu işte... Bu kadar basit olmalıydı.

Wired dergisinin son sayısını karıştırırken karşıma çıkan haberi görünce, teknolojiye olan yakınlığıma rağmen işin arka planındaki teknolojilere bugüne kadar kafa yormamış olduğum için kendi kendime kızdım.

İtalya'da yakalanan deniz ürünlerinin taze taze Las Vegas'taki otelin restoranındaki müşterinin tabağına ulaştırılabilmesi için aralarında 3G'nin de olduğu pek çok yeni teknolojiden yararlanılıyor.

Yarış İtalya'daki balıkçının, Bartolotta'nın hünerli ellerinde pişmeye layık olduğunu düşündüğü bir balığı tuttuğu andan itibaren başlıyor. Balıkçı, balığın cep telefonuyla çektiği fotoğrafını 3G bağlantı ile Las Vegas'taki Şef Bartolotta'ya gönderiyor. Bartolotta balığı beğenirse İtalya'daki satın alma ajanına kısa mesaj gönderiyor.

Ajan Milan'daki balık pazarını dolaşırken Bartolotta ile 3G ve Skype kullanarak sürekli görüntülü görüşme ile iletişim içinde oluyor. Beşinci saat dolarken o gün satın alınacak balıkların hangileri olduğu belirlenmiş oluyor.

Altıncı saatte yaklaşık 45 farklı tür deniz ürünü, kabuklular ıslak havlulara, balıklar yağlı kağıda sarılarak paketleniyor. Her kutuda en az bir balığa mikroçipli akıllı etiket takılıyor.
Onuncu saatte ajan, önceden yer ayırttığı birkaç uçuştan hangisinin en erken kalkacağını öğrenerek, şoförüne Milan'daki üç havalimanından hangisini gideceklerini söylüyor.
Uçağın kalktığı 11. saatten Las Vegas'a ineceği 25. saat arasında balıklara takılı mikroçipler her 20 dakikada bir ısıyı kontrol edip, belleklerine kaydediyorlar.

31. saatte Las Vegas Wynn otelin içindeki restoranın mutfak personeli balıklardaki mikroçiplerdeki verileri gözden geçirerek, yol boyunca soğuk zincirinin bozulup bozulmadığını kontrol ederlerken, Şef Bartolotta da tazelik testine gözü, burnu ve parmaklarıyla eşlik ediyor.
33. saatte tüm deniz ürünleri bu kez bir marin biyoloğu tarafından tekrar testten geçiyorlar.
Ve sonunda nefis bir Akdeniz levreği, benimle hemen hemen aynı uzun yoldan gelmiş ama benim gibi uçuş sarhoşu olmadan tabakta masama geliyor. Tabii başka yerde bulamayacağım Bartolotta'nın o gün, o balığa özel hazırladığı eşsiz sosuyla.

yurtsan@neobizmedya.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder