18 Şubat 2009 Çarşamba

Dubaili'nin altın anten zevksizliği

Yurtsan Atakan

Dubaili'lerin İstanbul'un göbeğine dikmeyi planladıkları Burgu Kule iyi ki yargıya takılmış. Hürriyet'te Mustafa Kutlay'ın haberinden öğrendiğimize göre Dubai'nin ünlü sonradan görmüşlük abidesi Burj El Arab'ta GSM sinyallerini güçlendiren tekrarlayıcıların (repeater) antenleri altın renginde boyalıymış.

Mimarisindeki hata nedeniyle cep telefonu sinyallerini iyi alamayan otelin teknolojik altyapısındaki tasarım hatasının düzeltilmesi için Araplar işi bir Türk firmasına ihale etmişler. Türk şirketi AVS'ye önemli bir de şart koşmuşlar. Otel içinde kullanılacak antenlerin tümü altın sarısına boyanmalıymış.

Anten bu. Hepsi sinyalleri en iyi şekilde almak ve vermek üzere özel olarak geliştiriliyorlar. Boyandıklarında sinyal güçlerini yitiriyorlar. Teknolojiyi üretenlerin aklına Arab'ın zevkini düşünmek gelmemiş ki, altın renginde anten üretsinler. Türk şirketi AVS araştırmış, soruşturmuş özel bir boya bulmuş da, Dubaili Arab'ın zevkini tatmin etmiş.

Artık bulunan çözüm, sinyal gücünü gerçekten hiç azaltmıyor mu, yoksa sinyal gücü bir miktar azaldığından olması gerekenden daha fazla mı tekrarlayıcı kullanılması gerekmiş, orası meçhul. Parayı basan Dubaili Arap olduğuna göre, derdi de bize düşmez zaten. Ancak Burgu Kulelerin inşasının yargıya takılmasıyla Dubaili zevkinden mahrum kalmamıza ister sevinin, ister üzülün. Orası sizin bileceğiniz iş...

YAZARIN KONUYLA İLGİLİ DİĞER YAZILARI

Burgu Kuleler'i kediler mi temizleyecek

Yurtsan Atakan 2 Kasım 2005/Hürriyet

Dubai'deki meşhur Burj El Arap otelinin kuş pislikleriyle kirlenmesinin, tepesinde kuş uçurtmayan kadrolu şahinlerle önlendiğini duymuş muydunuz?
Peki bu oteli diken firma tarafından tasarlanan İstanbul Dubai Kuleleri'nin temizliğinin nasıl yapılacağı düşünülmüş müdür sizce?
(...)
Burj El Arap dev bir yelkenli silüeti vermek üzere tasarlanmış. İzlenimin gerçekçi olması için de, bir cephesinin tamamına dev bir yelken bezi gerilmiş. Ancak otel bittikten sonra görülmüş ki, otelin tepesinde uçan kuşların pislemesi bezin hızla kirlenmesine yol açıyor...

Bunun üzerine otel kadrosuna dahil edilen şahin terbiyecileri, avcı şahinlerini her sabah otelin üstüne salmaya başlamış. Ve otelin cephesine gerili dev yelken bezinin temizliği etrafta uçan kuşları avlayan, kaçıran şahinlerle sağlanmış.

İstanbul'daki kulelerin burgu şeklindeki bir kaydırağı andıran cam dış cephesini temizlemek için ne gibi yöntemler düşünüyorlar merak ediyorum doğrusu...

İstanbul'a tüy dikmek


Yurtsan Atakan 12 Ekim 2005/Hürriyet

Eskiden, büyükbaş hayvanların saray bahçelerinde cirit attığı yıllarda, pratik bir temizleme yöntemi olarak bu hayvanların pisliklerinin üzerine tüy dikerlermiş. Pislik kuruyunca da kolayca toplarlarmış.

Tarihinden gelen zarafeti algılayamayan belediye başkanlarının öncülüğünde, hep beraber kir içinde bıraktığımız İstanbul'a 650 metrelik gökdelen dikme projesi, bana hemen bunu çağrıştırdı.

Hikáyeyi biliyorsunuz... Dubai velihat prensi olan şeyhe verilen avanta arsalar üzerinde gerçekleştirilecek projelerden birinin 650 metrelik gökdelen olduğu iddia ediliyor.

Dikey yapılanma modası batıda çoktan geride kaldı. Artık sadece Malezya, Tayvan, Çin gibi kompleksli ülkeler birbirinden yüksek gökdelen projeleriyle amonyak yarıştırıyorlar.

(...)

Ama İstanbul öyle değil. Kokonalara hitap edecek şatafatlara ihtiyacı yok. Binlerce yıllık bir tarihi ve kültürü var. Doğal güzelliklerinden artık pek eser kalmamış olsa da, köklü tarihinden kalmış sayısız eser barındırıyor. Bu eserler de pislik ve kaos içinde can çekişiyor ama çoğu hálá yaşıyor.

İstanbul'un tek eksiği, bu pisliğin üzerine tüy dikme işini Dubai şeyhine ihale edecek değil, şehri pislik ve düzensizlik içinden çıkartacak bir yönetim...

Olsam da bir lord kuramam bir Ford

Yurtsan Atakan 13 Ekim 2005/Hürriyet

Dubai turizmi birkaç şatafatlı otel ve bu otellerin teorik olarak gayrımüslümler için açık tutulan barlarına takılan Asya ülkelerinden gelmiş kadınlardan ibaret.

Bilişimdeki uzmanlıkları ise akıllıca davranıp sağladıkları vergi avantajları sayesinde, yabancı bilişim devlerini bölge ofislerini Dubai'de kurmaya ikna etmekten ileri gitmiyor.

Bir de işin ağrıma giden bir yanı daha var.

Şöyle bir tam sayfa gazete ilanı düşünün. Tepesinde ‘Yaşam kültürünüzü değiştirmek için geliyoruz', diye yazsın. Alt köşesinde de ‘USA International Properties'...

Nice köşe yazarımız bu kuruluşa haddini bildirmeye girişirdi değil mi?

Günlerdir gazetelerde buna benzer bir ilan yayınlanıyor. Tepesinde ‘Alışveriş kültürünüzü değiştirmek için geliyoruz', ‘Misafirperverlik anlayışınızı değiştirmeye geliyoruz' gibi patavatsız laflar ediliyor. Alt köşesinde ‘Dubai International Properties' imzasıyla yayınlanıyor. İstanbul'a 5 milyar dolar yatırım yapacak şeyhin şirketinin imzası bu.

Suni cennetlerin zevksiz bir örneği olan Dubai'nin mimarının, İstanbul gibi bir tarih ve kültür merkezine, sırf para getiriyorum diye bu şekilde dalması uygunsuz kaçıyor.x

KONUYLA İLGİLİ DİĞER KAYNAKLARDAN YAZILAR

Tapınak kent Dubai'nin faniliği

Nihal Kemaloğlu - 7 Mart 2009/Akşam


Tapınak kent Dubai'den kaçış hızlanıyor.
Tanrı'nın gazabına uğrayan Dubai gittikçe ıssızlaşıyor.
Göğü delmeye hevesli fiyakalı gökdelenleri artık hüzün abideleri gibiler.
İnsanın çölde tasarladığı cennettin ömrü uzun olamadı.
Postglobal 21. yüzyılın merkezlerinden biri olmak isteyen Dubai hırsına yenildi.
40 yıllık geçmişiyle her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği Dubai yeni paganizmin beşiğiydi.
Tüketmenin ihtirasıyla azgınlaşan insanlık, dünyanın bütün noktalarından Dubai'ye taşınıyordu.
Mabedimsi alışveriş merkezlerine methiyeler her geçen gün yerkürede yayılıyordu.
Dünyanın en yüksek binaları orada inşa ediliyor, en kitch otelleri orada açılıyordu.
(...)
Her gün bin 500 yabancı Dubai'yi terk ediyor.
Emirlik ekonomik çöküşle ilgili haberlere sansür uyguluyor.
Dubai'nin şatafatlı, abartılı, talana çağıran kuleleri sallanıyor.
Açgözlülük ve abartılı iştahın bedeli ağır oluyor.
Dubai faniliği iliklerine dek yaşıyor olmalı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder