19 Şubat 2009 Perşembe

Mandalı bir Loft hikayesi

Murat Sabuncu

O kadar merkezi bir yerdeki burada bir dairede oturmalıyım diye düşünmüştüm. Adımını attın mı şehrin ve hayatın tam içindesin. Hatta şehir ve hayat senin içinde. Levent Loft'tan bahsediyorum. "Adama bak orada yaşam başlayalı ne kadar oldu daha yeni düşmüş jetonu" demeyin.

Orayı keşfetmem yeni değil ama bir süredir sıklıkla gittiğim girişteki Fratelli La Bufala yüzünden bu yazıyı yazıyorum.Öncelikle Loft'un dairelerinden bir kaç not. Sıkı bir güvenlik sistemi var. Katlar ve kartlar diye özetleyeyim. Yani her kata bir kartla geçiş yaptığın sistem. Biraz fazla otel havalı ama olsun. Dairede beni kalbimden vuran iki özellik. Yüksek tavanlar ve kocaman pencereler.

Benim baktığım ev tipi stüdyo idi. Pek çok stüdyo daire gezmiş hatta yaşamış bir kişi olarak buranın stilini sevdim. Salonda açıldığı zaman televizyonunuzun ve kitaplarınızın yerleşeceği pratik aynı zamanda şık bir dolap var. Yatak odasına sürgülü bir kapıyla geçiyorsunuz. Odanın içinde bir hayli eşyayı ortadan kaldıracak sistem bir de giyinme için özel bir bölüm bulunuyor. Aklıma yatmayan tek yer ise tuvaletti. Sadece duş kısmı değil her yeri tamamen camdı. Açıkcası pek romantik gelmedi bana. Bize daireyi gezdiren emlakçı bunun rahatsız edici olmadığını ama eğer istenirse bir jaluzi sistemiyle kapatılabileceğini söyledi. Çıkarken SPA'sına uğradım. Sadece kalanların yararlandığı sistemde havuzu daire sayısına göre küçük bulduğumu söyledim. Orada çalışanların verdiği bilgiye göre zaten burada kalanların neredeyse hiçbiri bu kapalı havuzu kullanmıyormuş.

Loft'tan ayrılırken ana girişin hemen yanındaki o zaman yeni açılmakta olan lokanta dikkatimi çekmişti. Tam girişin yanında ve kesin hatlarla ayrılmamış şekildeki bu mekan başta sempatik de gelmişti. Ama girişteki bu açık mutfaktan benim gittiğim gün dışarı gelen kokular eve ya da burada pek çok örneğine rastlandığı gibi ofise gelenlere ne hissettiriri de açıkcası düşündüm.
Loft yaşayanı olarak değil ama müşteri olarak ziyaret ettiğim Fratelli La Bufala'ya gelince. Ben bir gurme değilim. Türkiye'de ve dünyada çoğu iş icabı pek çok lokantada yiyip içiyorum. Ama tabi bu bana yeme içme uzmanlığı sıfatını kazandırmıyor. O yüzden "çok yerde yiyip içen mi bilir kendini uzmanım diye pazarlayan mı" takdirini okuyana bırakıp içine biraz ekonomi de katacağım lokanta izlenimine başlıyorum.

Bu lokanta Napoli kökenli ve Miami'den Washington'a Rio de Jenerio'dan Londra'ya dünya çapında 90'a yakın restaruantı var. Buranın en önemli özelliği mozerella peyniri. Bu peyniri başta pizzalar olmak üzere pek çok üründe tatmanız mümkün. Bu peynirin hammadesi ise manda sütü. Bize yakın coğrafyada mandaya hakkını veren iki ülkeden biri İtalya. Diğeri Bulgaristan. İşte bu zincir manda sütünden ve etinden öyle başarılı yararlanıyor ki. Lokantanın lezzetinin başrolünde manda var yani. Okuyanlar "ne yani manda sütünden yapılmış ürünleri tatmak için bir sürü para mı vereceğiz bu krizde" diye düşünmesin. Bilerek ya da bilmeyerek içine katıldığı yemeklerin lezzetine lezzet katan mandanın ürünlerinden yiyorsunuz aslında. Mandanın bizim ülkedeki ana mekanı Afyon. Bölgenin meşhur kaymağında ve sucuğunda mandanın katkısı var. Manda sütünden yapılan ürünleri en yoğun kullanan yerli zincir ise Saray Muhallebicileri. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın ailesinin işlettiği tatlıcılar yani. Buradaki muhallebiler manda sütünden imal ediliyor. Ancak Türkiye'de manda sayısı bir hayli az. O yüzden manda çiftliği kurmak için Topbaş ailesi ve Fratelli La Bufalo'nun ihtiyacını karşılamak için mozeralla üreticisi Mandara harekete geçmiş durumda.

Son olarak Fratelli La Buffola'ya gitmek isteyenlere küçük bir öneri. Ortaya 200 gram civarında gelen bir mozerella söyleyin. Bir de margeritha pizza. İsterseniz bir de manda etinden mesela hamburger deneyin. Paylaşarak yemekte fayda var. Porsiyonlar büyük çünkü. Ya da tüm bunları boşverin alın bir afyon sucuğu evinizde sevdiğinizle nefis bir yumurta sucuk partisi yapın. Ya da Saray'a gidin muhallebi yeyin. Muhtemelen siz de ne yediğin değil kimle yediğin önemlidir diyenlerdensiniz. Değil misiniz? Olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder